Tarih

1700’lü yıllarda yaşanan bir okçuluk öyküsü! İşte İngilizleri hayran bırakan Türk

18. yüzyılda İngiltere'de bir Osmanlı memurunun hikayesi; tarih, kültür ve Osmanlı okçuluğu açısından bulunduğu dönem içinde Türk kültürünün ne kadar gelişmiş, zengin olduğunu gözler önüne serdi. Doğadaki İnsan programı sunucusu, doğa bilimci Serdar Kılıç, 1700’lerin sonunda Londra’da sefarette çalışan Mahmut Efendi’nin ilginç okçuluk öyküsünü paylaştı.

1700’lü yıllarda yaşanan bir okçuluk öyküsü! İşte İngilizleri hayran bırakan Türk
-

 Bilgehan Sarı  yeniakit.com.tr 

Doğa Bilimci Serdar Kılıç, Osmanlı’nın okçuluk ve savaş sporlarındaki gelişmişliğini anlatan bir hikayeyi sosyal medya hesabından paylaştı. Kılıç’ın anlattığı ilginç hikaye, 1700’lerin sonunda Londra sefaretinde çalışan Mahmut Efendi’nin gördüğü bir ilan sonrası katıldığı okçuluk yarışmasında İngilizleri kendisine hayran bırakan başarısını anlatıyor.

“Kendine güvenen İngiliz erkeği” ilanı

Kılıç o hikayeyi şu sözlerle anlattı:

“Kendisi sefarette sekreter olarak çalışan bir Osmanlı. Mahmut Efendi, Padişah 3. Selim döneminde İngiltere'ye giderken dede yadigarı yayını da atmış çantasına. Bir zaman sonra bir ilan ile karşılaşmış. İlanda “Kendisine güvenen İngiliz erkeği, yayını (longbow) alsın gelsin.” yazıyormuş. O zamanın şartlarında futbol, basketbol, voleybol, tenis gibi oyunlar henüz yok. Bizdeki cirit örneği gibi savaş silahlarının kullanıldığı oyunlar var.

İlanı gördükten sonra Mahmut Efendi heyecanla dede yadigarı yayını alıp yarışmak maksadıyla ilanda yazılan yere gidiyor, İngilizler bakıyorlar ufak tefek bir adam, elindeki yay ise İngiliz yayının yarısı kadar. İngilizler ‘Sen kimsin’ diyorlar, Mahmut Efendi de ‘Ben Türküm’ diyor ve yarışmaya katılmak istediğini söylüyor. İngilizler ise ‘Kusura bakmayın, bu bizim kendi kültürümüze has bir şey olduğu için sizi alamayız’ diyorlar. Mahmud Efendi bunun üzerine ‘peki’ diyerek alandan ayrılmak üzere iken İngilizlerden birisi ‘Siz zaten o küçücük yay ile rezil olursunuz’ diyor. Tabii Mahmut Efendi bu olay karşısında çok üzülüyor, içleniyor ve meseleyi üstlerine intikal ettirerek yaylarına laf edildiğini ve bunun karşılığında bir cevap vermeleri gerektiğini belirtiyor. Konu 3. Selim'e kadar gidiyor ve sonrasında padişah Mahmud Efendi’nin müsabakalara alınmasını sağlıyor. Bir şekilde müsabakalara giren Mahmut Efendi ilk etapta menzil (mesafe) atışına giriyor. Sonuncu sırada atışını gerçekleştirecek olan Mahmut Efendi'den önce İngilizler tribünde 100 bin civarında insanın olduğu anlatılan meydanda atışlarını gerçekleştiriyorlar.

Bir yıl önceki rekoru geçen bir İngiliz'in atışı kayıtlara geçiyor, rekor mesafe 217 metre.”

İngilizler küçümser şekilde bakarken...

Kılıç, müsabakaya katılan Mahmut Efendi’nin kendisine küçümser tavırlarla bakan İngilizleri şaşırtan ok atışını şu sözlerle anlattı:

“Herkesin sırayla atışını yaptığı esnada insanlar tribünleri yavaş yavaş terkediyorlarken sıra Mahmut Efendi'ye geliyor. Sıra kendisine geldiğinde Mahmut Efendi önce yayını hazır hale getirmek için geleneksel yayını ters şekilde diz yardımıyla büküp çile dediğimiz oku firlatmak amacıyla gereceği ipi yayın uç kısımlarına takarak yayını hazırlıyor. İngilizlerin o küçümsediği yay bir anda güzel bir şekil alıyor.”

Okunu İngiliz okçuların mesafesinin iki katına atıyor

Osmanlı okçuluğu hakkında bilgiler de veren Doğa Bilimci Serdar Kılıç, Mahmut Efendi’nin hikayesini şu sözlerle tamamladı:

“Burada okçuluk ile ilgili bizim tarihimizde teknik olarak farklı noktalar vardır. İngilizler oklarını sol taraftan gezleyip üç parmak çekerek atışlarını yaparlar. Bizde ise ok sağ tarafa yerleştirilir ve başparmak ile çekilir ve atış gerçekleştirilir. Bu teknik ise başparmağı güçlendirmek adına birçoğumuzun oynadığı misket oyununda başparmağın kullanılışına benzer. Başparmağı sakatlamamak adına da parmağa zihgir adı verilen yüzük takılır.

Atışını yapacak olan Mahmud Efendi bu şekilde atışını yapıyor. Atışı 430 metreyi buluyor. Tabii kendi rekorlarının yaklaşık iki katı mesafede atış yapan Mahmut Efendi karşısında çok şaşıran İngilizler ‘Efendim herhalde siz Osmanlı'nın en iyi okçususunuz, buraya da bizi rezil etmek için geldiniz’ diyerek şaşkınlıklarını dile getiriyorlar. Mahmud Efendi ise ‘Olur mu, beni bu mesafeyle okmeydanına okçu diye almazlar’ yanıtını veriyor.”

Okçulukta dünya rekoru Osmanlı okçusu Tozkoparan İskender’de

Mahmud Efendi’nin bu yanıtının delili ve Osmanlı okçuluğunun ne kadar gelişmiş olduğunun kanıtı ise Tozkoparan İskender'dir.

Yaklaşık 846 metre mesafeye ulaşan atışı ile Tozkoparan İskender tarafından kırılan ok atma rekoru halen kırılabilmiş değil, kırılabilecekmiş gibi de görünmüyor.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.