Gündem

2 vekil bugünü 30 yıl önceden görmüş! Süresiz nafaka felaketimiz olur

Nafaka süresini müebbete çeviren kanun tasarısına 1988 yılında karşı çıkan 18. Dönem Milletvekilleri Abdullah Ulutürk ve Ali Şahin’in, bugünü adeta 30 yıl öncesinde görerek, “aile düzeni yıkılır”, “boşanmalar artar”, “evlilikler azalır”, “gayrımeşru ilişkiler çoğalır”, “Bu yasa felaketimiz olacaktır” şeklinde ikazlarda bulunduğu ortaya çıktı.

-

 FARUK ARSLAN / İSTANBUL 

Aileleri parçalayan, kadınları gayrımeşru ilişkiye ve kayıtdışı istihdama iten, boşandıktan sonra erkeklere ikinci kez evlenebilmeyi zorlaştıran süresiz nafaka uygulamasının yasalaştığı 1988 yılında TBMM çatısı altında tarihi nitelikte itirazların yükseldiği belirlendi. Kutsal aile birliğine vurulan 30 yıllık pranga olan müebbet nafaka uygulamasının yasalaştığı dönemde milletvekilleri Abdullah Ulutürk ile Ali Şahin’in günümüzde yaşananları anlatırcasına; “aile düzeni yıkılır”, “boşanmalar artar”, “evlilikler azalır”, “gayrımeşru ilişkiler çoğalır” şeklinde ikazlarda bulunduğu öğrenildi.

‘Papatyalar’ istedi nafaka zulme dönüştü

30 yıl öncesine kadar 743 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 134’üncü maddesi gereği en fazla 1 yıl olarak uygulanan nafakayı süresiz hale getiren, boşanan kadının aldatması durumu da dahil, kusurlu taraf olunca bile nafaka alabilmesini sağlayan kanun değişikliği, iktidardaki Anavatan Partisi (ANAP) tarafından TBMM’ne getirildi. Dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın eşi Semra Özal’ın “Papatyalar” adlı feminist oluşumunun diktesi sonucu, 4.5.1988 tarihinde Meclis gündemine alınan süresiz nafaka uygulamasına karşı parlamentoda zayıf ama tarihi ikazlar yöneltildi.

"Boşanmalar artar, nafaka kötüye kullanılır"

TBMM’nin 18. Dönem 1. Yasama Yılı 64’üncü Birleşimi’nde söz alan Doğru Yol Partisi (DYP) Afyonkarahisar Milletvekili Abdullah Ulutürk, süresiz nafaka kanunun boşanmaları artıracağı ve kötü niyetli davranışlara zemin hazırlayacağı yönünde ikazlarda bulunuyor. ‘Hukukçu vekil’ olarak 1980’li yılların aile atmosferine vurgu yapan Abdullah Ulutürk’ün 4.5.1988 tarihli konuşmasında, “Tasarıda, boşanma konusunda da değişiklik getirilmektedir. Öncelikle, ülkemizdeki boşanma endeksleri üzerinde durmak istiyoruz. Türkiye’de boşanmalar, Batı ülkelerinden de, komşu ülkelerden de azdır. Bunun en önemli nedeni de, Türkiye’de dinî ve ailevî bağlar sağlamdır, halkımız geleneklerine bağlıdır. Ülkemizde boşanmaların fazla olmadığı, genel nüfus içinde onbinde 1’e dahi ulaşmadığı bir vakıadır” sözlerini kullandığı kaydedildi.

Ulutürk’ün, “Ömür boyu nafakanın kadınlar lehine bir denge sağlaması amacı ile gündeme getirildiği anlaşılsa da, bu uygulama zaman içinde sırf çıkar sağlayıcı ve geleceği güvence altına alma amacı taşıyan bir kurum haline dönüştürülecektir. Bu tasarı hükmüne neresinden bakarsanız bakınız, kanun maddesi, kötü niyete prim vermektedir. Onun için, Medenî Kanunun 134’üncü maddesi muhafaza edilmelidir” dediği bildirildi.

Yasa tasarısına en dikkat çeken tepkiyi, manidar şekilde CHP’den 18. Dönem Kahramanmaraş Milletvekilliği yapan Ali Şahin veriyor. 1988 yılına ait TBMM tutanaklarına göre, eski ağır ceza hakimi olan Milletvekili Ali Şahin, “ne demişse olmuş” şeklinde yorumlanacak eleştiriler getiriyor ve şunları söylüyor: “Bu kanun tasarısıyla nafakayla ilgili getirilen hükümlere bendeniz katılmıyorum. Burada kusurlu ve kusursuz aranmaksızın süresiz bir nafaka sistemi getiriliyor. Bu süresiz nafaka sistemi, esasta aile düzenini yıkacak niteliktedir; çünkü, süresiz nafaka almak için boşanmak isteyenler olacaktır. Zengin bir eşle evlenmişse, arasında da ufak tefek geçimsizlik varsa, ‘bundan sürekli nafaka alayım’ diye boşanma yolunu tercih edecektir. Geçimsizlik çıkaracaktır; çünkü, geçimsizlik çıkardığı zaman, kusur kendinde olsa dahi, dava açma hakkını bu tasarı veriyor. Eskiden bu yoktu. Sürekli imtizaçsızlık (düzensizlik) çıkaracak ve boşanma davası açacaktır; çünkü, bu hak elindedir ve boşanmayı temin ederse de, ölünceye kadar (kaydıhayat şartıyla) nafaka alacaktır.

Süresiz nafakanın sona ermesini sağlayacak “evlenme”, “çalışma”, “iffetsiz hayat sürme” gibi yöntemlerin yetersiz olduğuna değinen Ali Şahin, “Gerçi bu nafakayı düşüren bazı yöntemler getirilmiş. 'Yeniden evlenmesi' deniyor. Yeniden evlenmeyecektir, yani boşanmadan sonra da yeni bir aile düzeninin kurulmasını bu tasarı engelleyecektir; çünkü, aldığı nafakadan olmamak için evlenmeyecektir, gayrimeşru yaşayacaktır. Burada, 'Gayrimeşru yaşaması hallinde nafaka kesilecektir' deniyor; ama, gayrimeşru yaşadığının tespiti son derece zordur, gizli bir olaydır, mümkün değildir. Bu nedenle, bu maddedeki, süresiz nafaka olayına bir sınırlama getirilmesinde yarar görüyorum.”

Maraş vekili Şahin, ikazlarını şu şok edici cümleyle bitiriyor: “Süresiz nafaka, aile düzenini yıkacaktır.

İtirazlar fayda vermedi

Feminist tezgahın sonucunda uygulamaya konulan süresiz nafaka hakkında milletvekilleri Abdullah Ulutürk ile Ali Şahin’in itirazları sonuç vermezken, müebbet nafaka uygulaması günümüzde Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesi gereği hâlâ uygulanıyor.

Zulmü AK Parti bitirecek

Kutsal aile kurumunu maddi kazanç kapısı haline getiren ve yıllardır birçok mağduriyete neden olan süresiz nafaka uygulamasına adil çözüm getirmek için Adalet Bakanlığı’nın çalışmaları devam ediyor. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, 30 yıllık pranga olan müebbet nafaka uygulamasının sona erdirileceği çalışmanın bizzat başında yer alıyor.

3 aydan sonra nafaka haram

Süresiz nafaka hakkında ilahiyatçılar ‘caiz değil’ uyarısı yapıyor. İlahiyatçılar, ayrılık durumunda kadının yoksulluk nafakasının 3 aydan sonra almasının caiz olmadığını, çocuk olması durumunda ise babanın kız çocuğunun giderlerini evlenene kadar, erkek çocuğunun giderlerini buluğ çağına kadar karşılamakla mükellef olduğuna vurgu yapıyor.

 

Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.