Okur Postası

2023 hedeflerine doğru Türkiye!

Gazetemiz okurlarından Güngör Ulusoy, "2023 hedeflerine doğru Türkiye!" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

2023 hedeflerine doğru Türkiye!
-

Güngör Ulusoy/İzmir

Erdoğan düşmanlığı üzerinden, homojen bir yapıya sahip olmayan seçmen kitlelerini, olgulardan ziyade algılarla konsolide etmeyi başarabilen gayrimilli üst aklın yerel seçimlerde marka şehirleri AK Partinin elinden alıp psikolojik üstünlüğü ele geçirerek 2023 seçimlerine daha büyük algılarla gideceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Algı yönetimi ilk kez Amerika Savunma Departmanı tarafından tanımlanmıştır. Tanımlama şu şekilde yapılmıştır: İstihbarat sistemlerinin ve liderlerin resmi tahminleri, dış ilişkileri ve resmi eylemlerini etkilemenin yanında, toplumların duygularını, motivasyonlarını etkilemek amacıyla yapılan yayınlar ya da seçilen bilgileri göstergeleri inkar etme eylemidir.

Yani başka bir deyişle yalancıların biraraya gelip akı kara, karayıda ak gösterme sahtekarlığının adıdır algı yönetimi. Esasında biz bu algı yönetimlerinin binbir çeşidinden birini, 28 Şubat öncesi çıkarlarına ters düştüğü için, Refah-Yol hükümetini devirmek isteyen dönemin gayri milli derin devletinin (İstanbul sermayesi - kartel medya - ordu içindeki kriptolar) sahnelediği; baş rollerde,

Aczmendilerin lideri Müslüm Gündüz, Fadime Şahin ile sahte şeyh Ali Kalkancı’nın oynadığı tiyatrodan hatırlıyoruz.

Bugün ise yapılmak istenen şey aynı milletin kazancına göz dikmiş, yattıkları yerden, milletin parasını çalmayı alışkanlık haline getirmiş eski düzenin hokkabazlarına ve kemirgenlerine kuyruk acısı yaşatan Recep Tayyip Erdoğan’ı siyaset sahnesinden silmek ve onu siyasi bir mevta haline getirerek 2023 seçimlerine doğru son darbeyi vurup, özledikleri eski düzene kavuşmak ve bu sayede Ak Parti döneminde millet adına yapılmış her türlü icraatın izlerini silmek olacaktır.

Yine algılarla yönetilecek bu sürecin sonunda iktidarı ele geçirmeleri durumunda yapacakları ilk iş, Amerika’nın marifetiyle ülkemizi işgal etmek isteyen ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları almış olan FETÖ ajanlarını dışarı salmak ve onların yerine milletine hizmet etmekten başka düşüncesi olmayan vatanseverleri içeri atmak olacaktır.

Bu sayede, bu ülkede bir dönem genelkurmay başkanlığı yapmış D.G. paşanın “biz göbeğimizden Amerika’ya bağlıyız” şeklindeki talihsiz sözü yeniden tecelli edecek ve müstemleke çocukları tekrar sahnede yerini alacaktır.

Düşmanını hafife almak, bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Eskiden yiğit insanların mert düşmanları olurmuş, oysa bugün yiğide gücü yetmeyince; kadınına, çocuklarına, yaşlılarına ilişen alçaklar, sapkınlar güruhuyla karşı karşıyayız.

Bunun için müslümanım diyen, vatanını seven herkesin parti gözetmeksizin bu mücadelenin içinde yer alması gerekmektedir. Siyasi otorite de üzerine düşeni eksiksiz yapmalıdır.

İnsanımızı, yalanları üzerinden kurguladıkları algılara kurban etmek isteyenlere fırsat verilmemeli. Özellikle hayat standardı yükseltilmiş orta sınıfa sunulan konforun artarak devam ettirilmesi yani bireyin satın alma gücünün artırılması önemli olacaktır. Çünkü Cumhur İttifakının  güçlü olduğu İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde seçimin kaybedilmesinde rol alan bu tefecilerin, ekonomik parametrelerin ayarlarıyla oynaması etkili olmuştur. Işık hızıyla yayılan ekonomi çöküyor yalanı algıdan olguya dönüşmüş ve tüketici enflasyonu tavan yapmıştır. Bu da beraberinde beklemediğimiz ve hak etmediğimiz sonucu doğurmuştur.

Makro ekonomiyle mikro ekonominin arasındaki bu parazitler temizlenmediği sürece ekonomide uygulamaya sokulacak yapısal reformların vatandaşa yansıması olumlu olmayacaktır. Kurtların sevdiği bu puslu havayı dağıtmak için hükümetin kısa vade, uzun vade demeden acilen yapacağı en önemli şey mutfaktaki yangını söndürmektir. 

Bu bağlamda işçinin, memurun, emeklinin ve tüm çalışan kesimlerin maaşlarına hatırı sayılır iyileştirmeler yapılarak bu türbülansdan kurtulup, yeni bir sinerjiyle 2023 hedeflerine sağlam adımlarla yürünmesi stratejik bir hamle olarak görülecektir.

Başka bir ifadeyle eğer bu nedenden dolayı kaybedersek zaten iş başına gelenler vatandaşa vereceğiniz zamların totaline tekabül eden rakamların çok fazlasını kendi aralarında paylaşacaktır. Vatandaşa da tencerenin dibini sıyırmak kalacaktır.

Unutmayalım ki AK Partiye oy verenlerin kaçta kaçı AK Partinin doktrinlerini dâvâ olarak özümsemiş ya da benimsemiş... Seçmeni, dâvâyla midesi arasında tercihe zorlamamak lâzım. Vesselâm.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.