Seçim

2023’ün önü açıldı

Seçim sonuçlarını Akit’e değerlendiren uzmanlar; parlamenter sistemin hantal yapısından kurtulan Türkiye’nin savunma sanayiindeki hamleler, dev projeler, atılım, kalkınma, yeni neslin inşası, terörle mücadele, proaktif dış politika başta olmak üzere birçok alanda dünyaya damga vuracak hamleleri gerçekleştirmek için vaktin geldiğini söyledi.

2023’ün önü açıldı
-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın zaferle çıktığı 24 Haziran seçimleri ile Türkiye istikrarı seçti. Parlamenter sistemin hantal yapısından kurtulan Türkiye’nin; savunma sanayiindeki yerli hamleler, dev projeler, ekonomik atılım, sosyal kalkınma, dindar neslin inşası, terörle mücadele, proaktif dış politika başta olmak üzere birçok alanda dünyaya damga vuracak hamleleri gerçekleştirmek için “iş vakti” geldi.

ARTIK BATI’NIN AVUCUNDA DEĞİLİZ

Konuyu Akit’e değerlendiren uzmanlardan ASSAM Stratejik Araştırmalar Merkezi Uzmanı emekli Albay Nejat Özden, yerli savunma sanayi hamlelerinin hız kazanarak devam edeceğini kaydetti. Özden, şunları dile getirdi: "Seçim sonuçlarının memleket için çok faydalı sonuçlar doğuracağını önümüzdeki 5 yıllık süreç içerisinde göreceğizdir. Dışarıdan özellikle savunma sanayii ile ilgili gelecek baskıları Türkiye elinin tersiyle itecek ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hareket edecektir. F-35 ve S-400 alımlarında da süreç hızlanacak, Türkiye daha güçlü hale gelecektir. Türkiye, Batı’nın avuçları arasında değil artık. Gerektiği zaman her konuda bu kararlılığı bu dönemde daha güçlü bir şekilde alacaktır. Savunma sanayii ile ilgili olarak yurtdışından gelebilecek baskıları Türkiye’nin kabul etmesini beklemek yanlış olacaktır. Türkiye hem kendi siyasi erkini oluşturma noktasında hem de kendi iç dinamiklerine yönelik olarak politika üretme konusunda son derece özgün bir siyaset izlemektedir. Bu siyaseti bundan sonra daha kuvvetli bir şekilde takip edeceğini düşünüyoruz. Başkanlık sistemi de bunu sağlayacaktır."

EKONOMİK MÜDAHALELER ÇÖKECEK

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Adnan Kasman da, Türkiye’nin ekonomik olarak şahlanma dönemine girildiğini söyledi. Kasman, şöyle devam etti: “Kredi kuruluşlarının oyunları, dolar-euro manipülasyonları ve ekonomiye dışarıdan tüm müdahale girişimleri artık Türkiye’ye hiç zarar veremeyecektir. Türkiye’nin dört nala koşu dönemi başlamıştır. Artık Türkiye daha güçlü bir sistem ve güçlü bir liderle yola devam edecek. Dolar, euro gibi konularda manipülasyonlar son bulacaktır. Türk Lirası, dolar ve euro karşısında tekrar ciddi bir güç kazanacaktır. Dış piyasalara güven verecektir bu durum. Türkiye’nin kaynak ihtiyacı da bu güven sonucunda giderilecektir. Özellikle kabinenin açıklanmasının ardından Türkiye ekonomide gaza basacaktır. Körfez ülkelerinden ciddi yatırımlar gelebilir. Cumhurbaşkanımızın seçilmesinden sonra o bölgeye ayrı bir önem verilecektir. Avrupa’daki finans çevrelerinden de yavaş yavaş Türkiye’ye para akışı başlayacaktır.

KOŞU DÖNEMİ BAŞLAMIŞTIR

Dev projeler de Türkiye’ye hem psikolojik üstünlük sağlıyor hem de maddi gelir ve istihdam sağlıyor. Yine sermaye grupları yapılmış olan, inşası süren ve yapılacak olan dev projelere dahil olmak isteyeceklerdir. Kredi kuruluşlarının oyunları, dolar-euro manipülasyonları ve ekonomiye dışarıdan tüm müdahale girişimleri artık bize hiç zarar veremeyecektir. Türkiye’nin dört nala koşu dönemi başlamıştır.

KÖKLERDEN GÖKLERE

Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Genel Başkanı Ecevit Öksüz ise, seçim sonuçlarının, milletin adalet, hakkaniyet ve değerleri ekseninde yeni bir Türkiye hedeflediğini gösterdiğini söyleyerek, şu değerlendirmede bulundu: “Artık vakit köklerden alınan ilham ile şahlanış vaktidir. Türkiye’den beklenen ve yeni Türkiye’ye yakışan da budur. İktisadi ve siyasi atılımların yanında sivil ve sosyal kalkınmanın bundan sonraki süreçte daha fazla odağımızda olması gerektiğini değerlendiriyorum. Eğitimde, gençlik politikalarında, kültürde, sanatta, ailede ve sosyal politikalar bağlamında daha fazla bilgi, düşünce ve stratejiler üretip hızla hayata geçirmemiz gerektiğine inanıyorum. Devletin tüm kademelerinin yanında sivil toplum kuruluşlarına önemli sorumluluklar düşüyor. Sosyal dokunun içerisinde artık uzmanlaşma, hizmet alanlarında derinlik kazanma, nitelikli proje ve uygulamaları devreye alma, gençliğimizin ve milletimizin tamamının ilgi, beklenti ve ihtiyaçlarını doğru analiz ederek çözümler sunmak gerekiyor.

FARUK ARSLAN/ İSTANBUL

Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.