Okur Postası

6284 nolu kanun ve önlenemeyen kadın cinayetleri

Gazetemiz okurlarından Aydemir Hüdai, "6284 nolu kanun ve önlenemeyen kadın cinayetleri" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

6284 nolu kanun ve önlenemeyen kadın cinayetleri
-

Aydemir Hüdai/ İstanbul

Ülkemize Avrupa’dan ithal edilen ve Hollanda’nın finansörlüğünde destek gören ve bu ucûbe 6284 nolu yıkıcı kanun; bizdeki inançsız, maddeci kanun yapıcı profesörler tarafından Anayasamıza sokulmuştur. Gerçekten aile için kayda değer olmayan tartışmaları, karakolluk, mahkemelik bile durumuna getirmiştir. Yargıda hukuk korunması kılıfı ile aileden erkeği evden uzaklaştırma gibi ucûbe bir madde ile ailenin parçalanmasına, yuvaların dağılmasına, karı kocanın birbirine düşman olmasına sebep olmaktadır. Bu 6284 nolu ilkel kabile kanununu bir maddesinde de ‘kadının beyanı esastır’ diye bir hükümle ailenin yıkılmasını tamamlayan ikinci bir yapı taşı oluşturulmuştur. Çünkü erkeğe hiçbir savunma hakkı bırakmamıştır. Erkeği toplum nazarında da bir cani görünümüne sokmuştur. Bu şekilde ailenin koruyucusu olan ve reisi olan baba, ailesinden  ve çocuklarından koparılmıştır. Bu ucûbe kanun; yuvaları yıkmakta, aileleri dağıtmakla kalmamış, aynı zamanda kadın cinayetlerinin, intiharların da tetikleyicisi olmuştur. Yuvasına, evine düşkün olan Türk erkeği, bu ithal kanunla evinden kopunca kendini dağıtıyor ve cinayet işlemeye hatta çocuklarını bile öldürmeye, akabinde canına kıyarak intihara kadar sürükleniyor. İşte aileyi koruma, kadın haklarını koruma maskesi ile süslenen bu ucûbe kanun incelenmezse, iptal edilmezse ülkemizde çok acı olayların çoğalmasına, sevgililerin katledilmesine, çocukların annelerinin öldürülmesine, akabinde cinayeti işleyen kişinin kendi canına kıymasını da birlikte getirecektir. Bu nice canları yakan berbat kanun, yürürlükte iken devletimizin sorumlu üç kurum, cinayeti işleyen, sevgilisini katleden, kendi canına kıyan ve intihar eden kişilerin evlerine gönderip ailelerle görüşme yaparak o ailenin çocuğundan tutun evin dedesine kadar bütün fertleriyle dışarıdan bilinmeyen bütün tartışmaları, münasebetleri en ince detayına kadar öğrenerek bu acı olayların meydana gelmesine sebep olan aile içi problemleri çözebilir. Ülkemizin en önemli kurumu olan bünyesinde 600 milletvekili bulunduran Meclis, kendi içinden birkaç tane müfettiş görevlendirerek sadece seyretmekle hiçbir mesuliyet hissi duymamakta. Bu duyarsızlık ihmalden mi yoksa nemelazımcılıktan mı yoksa bu kurumlardaki kişilerin cehaletinden mi bilinmemektedir.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.