Dünya

ABD’deki ırkçı saldırıları değerlendiren uzmanlar: Saldırıların nedeni siyonistlerin tetiklediği İslamofobi

“En az ırkçı kişi benim!” diyen Trump’ın başkanlığını yaptığı ABD’de bir hafta içerisinde ateşli silahlarla işlenen üç katliamı ve ülkede yükselen ırkçılığı değerlendiren uzmanlar, “Amerika’da saldırıların artmasında, Siyonistlerce dillendirilen terör söylemlerinin tetiklediği İslamofobinin de etkili olduğu görülmelidir. Irkçılık, ABD tarihinin en büyük kara lekelerinden biridir.” yorumunda bulunuyor.

ABD’deki ırkçı saldırıları değerlendiren uzmanlar: Saldırıların nedeni siyonistlerin tetiklediği İslamofobi
-

 Murathan Seyitoğlu  yeniakit.com.tr 

ABD’nin Teksas ve Ohio eyaletinde gerçekleştirilen son silahlı saldırılar, ülkede artan ırkçılığı ve bireysel silahlanma sorununu bir kez daha tartışmaya açtı. Özellikle ABD Başkanı Trump’ın ırkçı söylemlerinin saldırıları tetiklediği ve bireysel silahlanmayı artırdığı ifade ediliyor. Uzmanlar, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne (ANKASAM) ABD’de ırkçılığın yükselişini ve bireysel silahlanma sorununu analiz etti.

“Saldırılar genellikle radikal düşüncelere yatkın kişiler tarafından yapılıyor”

ABD’de 24 saat içinde 3 ayrı saldırının yaşanmasını ve 31 kişinin ise öldürülmesini değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İlter Turan, “Söz konusu saldırılar, bir örgüt tarafından planlanmış olmaktan ziyade, akli dengesi pek de yerinde olmayan ve radikal siyasi düşüncelere yatkın olan kişiler tarafından işlenen suçlardır. Bu kişilerin suç işlemesini kolaylaştıran faktör ise rahatlıkla silah sahibi olabilmeleridir. ABD Anayasası, vatandaşlara silah edinme hakkı vermektedir. Bu konu, ülke içerisinde de tartışılmaktadır. Çünkü yasanın her isteyenin silah edinebilmesi anlamında mı; yoksa çeşitli saldırılara direnebilmek için mi varlığını koruduğu sorusunun net bir yanıtı bulunmamaktadır. Ancak yasanın uygulaması, silah satışının serbestisi şeklindedir.” diye konuştu.

“ABD’deki saldırıların toplumsal psikolojiyle ilgili boyutları da var”

Amerika’da bireysel silahlanmanın geldiği tehlikeli boyuta dikkat çeken Prof. Dr. İlter Turan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Böylesine karmaşık bir ortamda, dengesiz insanların birtakım katliamlar yapması kolaylaşmaktadır. Silahlanma konusunda gayet sıkı davranan ülkeler de bile, neredeyse her gün ruhsatsız veya ruhsatlı silahlarla çeşitli suçlar işlenmektedir. Bu çerçeveden bakıldığında, olayın toplumsal psikolojiyle ilgili bir boyutunun da olduğu görülmektedir. Gerçekleşen saldırıların boyutu değerlendirildiğinde, faillerin nefsi müdafaayı aşan, vurucu güçteki silahlara sahip olduğu ifade edilebilir.

“Tüm tartışmalar bireysel silahlanma konusunda yapılıyor”

Trump’ın başkanlığını yaptığı ABD’de gerçekleştirilen ırkçı saldırılarla ilgili değerlendirmelerde bulunan ANKASAM Balkanlar ve AB Danışmanı Doç. Dr. Nuri Korkmaz ise, “İstatistikler, ABD’de bu tarz saldırıların çok fazla yaşandığını gösteriyor. Dolayısıyla bahse konu ülkede bir bireysel silahlanma problemi vardır. Ülkede Cumhuriyetçi Parti’nin iktidara gelmesinden sonra bireysel silahlanmanın önü açılmıştır. Bu durum, hala tartışılmaktadır. El Paso’daki saldırının düzenlendiği alışveriş merkezi, daha çok düşük ve orta gelirli Amerikan vatandaşlarının alışveriş yaptığı bir yerdir. Kamuoyunda lanse edildiği gibi sadece göçmenler hedef alınsaydı, saldırı yeri olarak burası seçilmezdi. Çünkü ABD’nin Teksas ve New Mexico gibi eyaletlerinde zaten yoğun olarak Latin Amerikalı nüfus yaşıyor. Bu nedenle de tüm tartışmalar bireysel silahlanma konusunda yapılıyor.” şeklinde konuştu.

“Saldırıların arka planında kimler ya da hangi örgüt bulunuyor?”

Emekli Albay Coşkun Başbuğ, son zamanlarda ABD’de gerçekleştirilen saldırıların benzerlerinin daha önce de yaşandığını hatırlatarak “ABD’de, bu tarz olaylardan sonra elde edilen deliller kamuoyuyla paylaşılmamaktadır. Bu nedenle de olaylar tam olarak aydınlanmamaktadır. Bu zamana kadar yaşanan saldırılar, örgütsel değil; bireysel olarak nitelendirilmiştir. Ancak asıl cevaplanması gereken soru, saldırıların arka planda kimlerin ya da hangi örgütün bulunduğudur. ABD’de özel güvenlik şirketi adı altında kurulan, terörist yetiştiren ve hatta ülkenin tüm kirli işlerini yürüten yapılar bulunmaktadır. Bu kurumların içerisinde bulunanlar ise eski askerlerdir. Bu kişiler, kimlikleri değiştirilerek çok farklı amaçlar doğrultusunda kullanılmaktadır. Bunların büyük çoğunluğunu psikolojik rahatsızlığı bulunan insanlar oluşturmaktadır. Teksas’taki kiliseye düzenlenen saldırı da bireysel bir suç olarak nitelendirilmiştir. Lakin kamuoyunda dillendirilmese de saldırının asıl failinin eski bir Amerikan askeri olduğu bilinmektedir. Son yaşanan saldırılar da böyle bir senaryoya sahip olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Saldırıların artmasında, İslamofobinin de etkili olduğu görülmelidir.”

Özgürlük adı altında bu tarz silahları alıp satmak, Amerika ve Avrupa coğrafyasında çok sık karşılaşılan bir durum olduğunu söyleyen Emekli Albay Coşkun Başbuğ, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ancak böylesi saldırılara çok fazla rastlanılmıyordu. Saldırıların artmasının temel nedeni Afganistan ve Irak başta olmak üzere birçok ülkede görev yapan ve psikolojik rahatsızlığı bulunan askerlerin ülkelerine dönmeleri ve içlerinde taşıdıkları savaş ruhunu tekrar yaşamak istemeleridir. Saldırıların artmasında, Siyonistlerce dillendirilen terör söylemlerinin tetiklediği İslamofobinin de etkili olduğu görülmelidir. Çünkü ABD, terör örgütü Devletü’l Irak ve’ş Şam’ın (DEAŞ) yenildiğini açıkladığında, Evanjelistler ayaklanmış ve ABD’nin Ortadoğu’daki varlığını sürdürmesi gerektiğini savunmuştu. Zaman geçtikçe ABD, DEAŞ’ı erken öldürdüğünün farkına vararak tekrar canlandırmaya başladı. Zira hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde DEAŞ’ın yenilgiye uğramasına rağmen; ABD’nin neden hala bölgede olduğunu soran bir kitle ortaya çıktı. Elbette Amerikalı yetkililer bunun hesabını veremedi. Bu saldırıların İslamofobiyi yaymak ve terör tehdidinin sürdürdüğünü Amerikan halkına kabul ettirmek amacıyla ‘Derin ABD’ tarafından organize edildiğini düşünmekteyim.”

“Irkçılık, ABD tarihinin en büyük kara lekelerinden biridir”

CNN Türk Haber Koordinatörü İrfan Sapmaz ise, ABD’de artan ırkçı saldırıları şu şekilde yorumladı:

Irkçılık, ABD tarihinin en büyük kara lekelerinden biridir. Söz konusu saldırıların, Meksika ve Güney Amerika’dan gelen insanları hedef aldığı da bilinmektedir. Mevzubahis nefret suçunun tırmanmasında, sert söylemleriyle dikkat çeken Trump’ın da payı vardır. Her saldırıdan sonra konuşulduğu gibi, geçtiğimiz günlerde yaşanan silahlı saldırıların ardından da bireysel silahlanma meselesi gündeme geldi. Ancak ABD kamuoyunda sıkça sorulan sorulardan biri olan bireysel silahlanma yasalarının değişmesi konusunda herhangi bir öneri sunulmuyor. ABD, gerek ülke içerisinde gerekse de tüm dünyada silah ticaretinden ciddi gelirler elde ediyor. Silah lobilerinin ülkenin politik zemininde de etkili olduğu biliniyor. Tüm bunlar değerlendirildiğinde, gelecek dönemde de benzer olayların yaşanabileceği öngörülebilir.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.