Okur Postası

ABD’nin Barış Pınarı Harekâtından duyduğu acının tasarıya yansıması

Gazetemiz okurlarından Ali Lale, "ABD’nin Barış Pınarı Harekâtından duyduğu acının tasarıya yansıması" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

ABD’nin Barış Pınarı Harekâtından duyduğu acının tasarıya yansıması
-

Ali Lale

Türkiye; Barış Pınarı Harekâtıyla ABD ve diğer emperyalist ülkelerin asırlık kirli planlarını yerleyeksan etti. Türkiye üzerindeki kirli emellerine Kurtuluş savaşının ardından kaldığı yerden devam eden, gençlerimize farklı kültürlerini empoze ederek, birbirine düşüren, ülkenin enerjisini içerde harcamasını sağlayan, ülkemizin her yönde kendisine muhtaç olması için her türlü aracı kullanmaktan çekinmeyen, bu canavar ne zaman insanlığa terfi ederek 104 yıl önce olan bir kavganın hesabını soruyorlar. O kavgayı da bugün olduğu gibi dün de Ermeni vatandaşlarımızı; Kürtlere, Türklere ve Araplara karşı kışkırtan ABD ve işbirlikçileri değil midir? Osmanlı İmparatorluğunu fitne ateşiyle yakan, onunla da kalmadan, küllerinden meydana gelen Türkiye’nin başına getirmediğiniz bela fitne kalmadı, bunun hesabını kim verecektir. O gün Türkiye Hükümetleri her bakımdan zayıftı. ABD bu zayıf hükümetlerden yararlanmak için değişik araçlardan faydalanıyordu. Bu araçlar genelde; terör, ekonomi ve savunmaydı. Bunlarla geçmiş hükümetlerde sürekli tavizler kopartılmıştı. Bizi bizden daha iyi öğrenmeye çalışan ajanlarıyla istediği zaman Türkiye’yi dize getirebiliyor, istediği tavizi kopartabiliyordu. O günlerde yapılan bu işlerin mevcut hükümetlerden kaynaklandığını veya onların beceriksizliğinden oluştuğunu düşünürdük.

Aslında operasyonlarıyla hükümetlerin ellerini bağlamışlardı; Nasıl? Algı operasyonlarıyla, ajanlarıyla istediği grupları kendi tarafına çekebiliyorlarsa, böyle bir ortamda güçlü hükümetleri bırak da ayakta durabilen hükümet bile başarılıydı. Bu nedenle; ABD’nin istediği istikametle hareket eden hükümetler halkın nazarında yok hükmündeydi. Çünkü halktan ziyade ABD’ye yaranması gerekiyordu. Bu olmadığı zaman ise ya darbe yapılıyordu, ya da hükümeti erken seçime zorluyorlardı.  Bugün Türkiye’ye aynı dayatmaları gizli değil de açıktan yapmaya çalışıyorlar. Hür dünyanın gözü önünde; utanmadan, hayâ etmeden kendisi; Ortadoğu’da İsrail ve petrol için milyonlarca insanın ölümüne sebebiyet veren kimdir? ABD ve işbirlikçileri değil midir? Mısır’da Libya’da, Irak’ta Suriye’de tüm bu savaş ortamını oyunlarıyla, algı operasyonlarıyla bu akan kana sebep olan kimdir. İşte tasarı konusu bu: Bir terör grubunu kurup başka bir terör grubuyla ona saldırması, diğerini yapılan sonucunda onu kahraman ilan edilmesi; bu tablo mahalle çocuklarının oyunlarını aratmıyor. Dünya Ülkelerinin göz önünde bu oyunu oynarken hiç kimse ağzını açıp, Türkiye haricinde onlara bir şeyler diyemiyorlar, ona üzülüyorum.   

Müslüman Ülkeleri ne zaman bu şeytanların oyunlarını fark edebilecekler? Ben şahsen onu umutla ve heyecanla bekliyorum, inşallah daha fazla sürünmeden, malları daha fazla talan edilmeden, daha fazla namusları kirletilmeden bu derin gaflet uykusunda uyanırlar. Bunun tek kurtuluş yolu; Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaktır. Tüm Müslümanlar kardeşlik şuurunu kazanarak, birlik ve dirliğini sağlamak suretiyle, düşmanların bu oyunlarına daha fazla alet olmadan son verilebilir. Bugün üzülerek bir gerçeği söylemeden yazıma son veremeyeceğim. Kedinin fareyle oynadığı gibi, bugün emperyalistler kendi çıkarları için Müslümanlarla oyun oynamaktadırlar. Bu keferelerin oyunlarının inşallah bir gün farkına varacaklardır.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.