Sağlık

Acil servislerde sistem sil baştan

Hızlı hizmet almak ve katılım payı ödememek için acil olmadığı halde hastanelerde acile yönelen hastaların sayısını azaltmak için Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Acil tanımı yeniden yapılacak ve acil olmayan hasta triyaj içinde olmayacak. Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin yoğun kullanımı sağlanacak.

Acil servislerde sistem sil baştan

Sağlık Bakanlığı, acillerde radikal değişime hazırlanıyor. 6 yıldır uygulanan “yeşil, sarı, kırmızı” (triyaj) alan uygulamasında hizmet tanımları değişecek. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, TBMM’deki sohbetinde alınan tüm önlemlere rağmen acil servislerdeki yığılmanın giderilememesi nedeniyle sistemi yeni baştan ele aldıklarını dile getirdi. Koca, şu mesajları verdi:

Yüzde 16’sı acil değil

Acildeki yığılmaları önlemek istiyoruz. Toplamda yüzde 26-27 olan acil oranı içinde yüzde 16’sının acil olmayan hasta olduğunu biliyoruz. Yani yüzde 16’sının fazla olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla amaç acil olmayan hastanın acil olmadığını tespit edip, normal polikliniklere yönlenmesini sağlamak.

İki neden

Acil değilse acile gelen hasta niye geliyor? Bir, katılım payını vermemek için. İki, acilde randevu almadan gelip hızla hizmet almak istiyor.

Randevu sistemi kolaylaşacak

Temelde öncelikle Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) dediğimiz sistemde daha yoğun randevunun şekillendiği bir uygulama arzuluyoruz. Yüzde 28 oranında MHRS üzerinden randevu alınarak polikliniğe geliniyor. Bunu her geçen gün artırmayı istiyoruz. Ayrıca acil olmayan hastanın da tespit edilip normal poliklinik ortamında takibi önemli.

Acil tanımı değişiyor

Bir diğer önemli sorun, biliyorsunuz sarı, yeşil, kırmızı (triyaj) tanımlamalar var. Bu tanımlamaların içeriğini, dediğim çerçevede şekillendirerek, anlamlandırarak yeni bir yaklaşım getirmek istiyoruz. Biz ne kadar poliklinik ilave edersek, ne kadar ortamı genişletiyor olsak bile yüzde 27-28 oranındaki acil hastayı her geçen gün artıran, bütün hastalara acil muamelesi yapan ve toplamda her geçen gün acil hastanesine dönen bir yapıya dönmüş oluruz. Bunu çözmenin yolları da dediğim iki önemli yöntem. Katılım payını artırarak değil var olan sistemi düzelterek sonuç alabiliriz.

Aile hekimlerinin yükü

(Hastaların aile hekimlerine yönlendirilmesi) Bugün aile hekimlerinin halen ciddi oranda baktıkları hasta sayısı 3 bin 300 gibi. Aile hekimliğini her geçen gün baktığı, sorumlu olduğu kişi sayısını 2 binlere doğru indirebilirsek yeni yöntemleri her dönem uygulayabiliriz. Ama şimdi kaosa sebep olur.

Yaşlı hekimlerin yönlendirilmesi

(Yaşı ileri doktorlar var, emekli olmayı düşünüyor. İşlerini azaltmak için aile hekimliğine kaydırmak söz konusu olabilir mi?) Olabilir niye olmasın.

İlaçlar şubatta fiyatlanıyor

(Dövizdeki artış ilaçta çarpan etkisi yarattı. İlaç fiyatlarına ilişkin şikayetleri nasıl değerlendiriyorsunuz?) İlaçla ilgili şu an bir sorun yok. Özellikle ithal ilaçlar konusu önemli. İthal ilaçlarla ilgili biz, her yılın şubat ayında bir önceki yılın ortalamasını euro veya dövizdeki artış ortalamasının belli yüzdesini vererek yol alıyoruz. Önümüzdeki şubatta 2019’da gündeme gelebilecek. Yıldan yıla her yılın şubat ayında fiyatlar belirleniyor. Yeni dönemde şubatta biz bir önceki yılın yani 2018 yılının dövizdeki artış ortalamasının bir çarpanı var. Yüzde 70. Biz çarpanı ile değerlendiriyoruz. Şimdilik sorun yok.

(Milliyet)

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.