Okur Postası

Adaletin tecelli etmesini istiyoruz

Bizler çeyrek asrı aşkındır eşleri, babaları, kardeşleri, oğulları dört duvar arasında olan mağdurlarız. Yakınlarımız adil bir yargılamayla suçlu bulunarak cezaevine atılmadılar. Kimisi 28 Şubat darbe sürecinin o meş’um döneminde Müslümanlara karşı yürütülen cadı avıyla gözaltına alındılar, haftalarca işkence gördüler, basın medyada afişe edildiler, düzmece ifadeler kendilerine zorla imzalattırıldı ve dönemin DGM’lerinde yargılanarak uzun süreli cezalar verildi.

Adaletin tecelli etmesini istiyoruz

 Sabahattin Ugar  Okur Postası  Bizler çeyrek asrı aşkındır eşleri, babaları, kardeşleri, oğulları dört duvar arasında olan mağdurlarız. Yakınlarımız adil bir yargılamayla suçlu bulunarak cezaevine atılmadılar. Kimisi 28 Şubat darbe sürecinin o meş’um döneminde Müslümanlara karşı yürütülen cadı avıyla gözaltına alındılar, haftalarca işkence gördüler, basın medyada afişe edildiler, düzmece ifadeler kendilerine zorla imzalattırıldı ve dönemin DGM’lerinde yargılanarak uzun süreli cezalar verildi.

Kimisi, fetönün kirli kumpas ve oyunlarıyla gözaltına alındılar. Fetocu oldukları için şu anda ya cezaevinde ya da firari olan hakim ve savcıların mahkemelerinde yargılanarak ağır cezalara çarptırıldılar. Hepsinin tek suçu vardı, inançlı olmak, camiye gitmek, Kur’an dersi vermek ve İslam’a hizmet etmek.

Dünya tarihinde eşi ve benzeri olmayan bir çelişkiyle, kendilerine ceza veren polis, hâkim ve savcılarla aynı cezaevinde olmak. Adil ve yargısız karar vermediklerinden dolayı kapattırılan DGM ve Özel Yetkili Mahkemelerin vermiş olduğu kararların halen yürürlükte olması. Bu büyük bir çelişki ve zulümdür. Kimse bunu izah edemez.

Yakalandıklarında 18’inde bıyıkları henüz terlememiş gençlerimiz içerde saçları sakalları ağardı. İçerde baba olanlar dede oldu. Sağlam ve dinç olanlar kansere, hepatit B ve değişik hastalıklara düçar oldular.  Maalesef sağ ve canlı girenler cenazeleri çıkmaya başladı. Bizler dışarda kendi başımıza orta yerde kaldık. Bu cezaevi senin bu cezaevi benim diyerek kar kış demeden cezaevleri yolunda ve önlerinde bir ömür tükettik. Oğullarına hasret anneler-babalar ciğerparelerinin ismini sayıklayarak bu dünyadan göçtüler. Babasız büyüyen yavrular, büyüdü, anne, baba oldular.

Yetmez mi?

Bu cezaevlerinde kimler bu kadar uzun süreli ve bu kadar sahipsiz kaldı?

Darbeciler mi, katiller mi, 28 Şubatçılar mı, ajanlar mı, Rahip Brunson mu…

Hiç biri… Hiç kimse bu kadar uzun süre kalmadı. Eşlerimiz, oğullarımız, babalarımız ne suç işledi ki bu zulümler onlara ve ailelerine reva görülüyor?

Kandıra Cezaevi Yerleşkesi önünde başta cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere -Ki kendisi Mısır zindanlarında Muhammet Mursi’nin çıkması için açıklama yapıyor. Elbette ki bunu önemsiyoruz. Fakat kendi ülkesinde dönemin Sisileri tarafından zindana doldurulan Mursileri de görmeli, duymalıdır- Adalet Bakanına, tüm siyasi partilere ve kamuouyu vicdanına sesleniyoruz?

Biz kimseden af istemiyoruz. Biz adaletin tecelli etmesini ve hakkın yerini bulmasını istiyoruz. Ayrım yapmadan içerde olan yusufiler dışarı çıkarılmalıdır.

Yakınlarımızın çıkması için elinden bir şeyler gelip de yapmayanlar, onları içeri atanlarla aynı vebali taşıyacaklardır. Bu vebalin altından kimse kalkamayacaktır. 

28 Şubat ve Fetö Mağdurları İnisiyatifi
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.