Gündem

"Adam Asma" oyununa tepkiler artıyor!

Haber Müdürümüz Murat Alan’ın darbecilere tepkisini, “kesme, biçme, kırpma” yöntemleriyle bütün generallere teşmil ederek “alçaklık” yapan Karanlık Oda zihniyetine ve bu alçakların oyununa gelenlere tepkiler gittikçe artıyor.

-

 Hasan Üstün  yeniakit.com.tr 

Gazetemiz yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu’nun tepkisini “Bekir Küfreder, düşünce olur, Murat söyler satış başlar!”, “Karanlık Odadaki Zeka Sorunu!” başlıklı yazılarıyla dile getirmesinin ardından Sabah’tan Hasan Basri Yalçın da “Adam Asmaca” başlıklı yazısında tezgâhı kuranlara ve tezgâha gelenlere tepkisini şöyle ifade etmişti:

Hükümete yakın bir gazeteci cesur bir açıklama yaptığında…

“Söylediği veya yazdığı şeyler kıyısından köşesinden kırpılıp sosyal medyanın gerçekliği küçümseyen kollarına terk ediliyor. Hükümete yakın bir gazeteci cesur bir açıklama yapmaya kalktığında o gün hemen tt listesine alınıyor. Bu baskı öylesine bir hal alıyor ki, Ak Parti çevrelerinden kimseler sinip köşelerine çekiliyor. Fakat en acısı bu ezberler Ak Partililerin kendine bile yutturuluyor.

Gün gelir, boynunuza!..

Hasan Basri Yalçın, Sabah Gazetesi’ndeki yazısında, Karanlık Oda zihniyetinin oyununa gelerek hükümete destek veren gazetecileri hedef alanları da şu ifadelerle uyarıyordu:

"AK Partili kimseler bu çevrelerde üretilmiş ezber kavramlarla kendi insanlarını ve kendi kurumlarını eleştirmeye başlıyor. Kendi adamlarınızı asarak karşı tarafa yaranamazsınız. Gün gelir ilmeği sizin boynunuza geçirirler."

Bu tavırlar FETÖ-PKK İşbirlikçisi CHP’ye Yarar!..

Gazetemiz Yazarı Vehbi Kara da Murat Alan ve diğer vatansever gazetecileri hedef alan Karanlık Oda zihniyetine ve bu zihniyetin “tezgâhına” gelen kimi “AK Partililere” sert tepki gösterdi: “ Fethullahçı generallerin Silivri’de ve Sincan'da yargılanmasını dile getiren Murat Alan hakkında ‘ordumuza hakaret edildi’ yakıştırması doğru olmadığı gibi saptırma ve haksız suçlamadan başka bir şey değildir. Faşist generalleri ve bunların borazanı medya yazarları gibi konuşmak; İstanbul seçimleri öncesinde hükümete hiçbir şey kazandırmaz. Bilakis FETÖ-PKK ve işbirlikçisi CHP’ye çok şey kazandırır.” 

Vehbi Kara’dan anlamlı tepki

Yeni Akit’teki “Dolmuşa Binen, Dolduruşa Gelen Hükümet Üyeleri” başlıklı yazısına,"Türkiye’yi yeniden ‘Generaller Devleti’" yapmak isteyen darbeciler, tekrar azdı. 15 Temmuz 2016 hain darbesi üzerinden daha üç yıl geçmeden darbe özentisi generaller ve bunların medya uzantıları yeniden faşist yönetim kurmak için kolları sıvamış görünüyor.” diyerek giren Kara şöyle devam etti:

“Milli Savunma Bakanı Akar; sert ve ağır bir şekilde basınımızın kahraman kalemlerinden Murat Alan’ı hedef alması, hiç de hayra alamet değildir. Ordumuzda 150 tane FETÖ mensubu General ve Amiral’in bu noktaya yükselmesinde en az diğer generaller kadar sorumluluğu bulunan Akar, hükümetin MSB gibi önemli bir bakanlığını işgal ettiğini unutmuş görünüyor. Bu bakanın ve diğer vatanperver generallerin; içinde bulunduğumuz coğrafyanın kritik gelişmelerine şahit olduğumuz böylesine önemli bir zamanda sağduyu ve mantıkla hareket etmesi zaruridir.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un sözleri tam bir skandal olup hiç kabul edilecek cinsten değildir. ‘Fethullahçı generallerin Silivri’de ve Sincan'da yargılanmasını dile getiren Murat Alan hakkında ‘ordumuza hakaret edildi’ yakıştırması doğru olmadığı gibi saptırma ve haksız suçlamadan başka bir şey değildir. Faşist generalleri ve bunların borazanı medya yazarları gibi konuşmak; İstanbul seçimleri öncesinde hükümete hiçbir şey kazandırmaz. Bilakis FETÖ-PKK ve işbirlikçisi CHP’ye çok şey kazandırır.

Küfürbaz Osman Özbek terfi ettirildi

Kara, yazısına yakın tarihten bir “küfürbaz general” misaliyle devam etti:

“Öncelikle dünyada emsali görünmeyen bir küfürbaz generalden bahsedelim ki meselenin ne kadar derin olduğu ve Türk halkının özgürlüklerini ayaklar altına almaya çalışan darbeci generallerin seviyesi ve durumları ortaya çıksın…

28 Şubat sürecinde dönemin Başbakanı merhum Necmettin Erbakan'a ağza alınmayacak ve yazımı kirletmeyecek derecede çirkin ifadelerde bulunarak küfreden General Osman Özbek’ten bahsediyorum. Bu saygısız ve terbiyesiz kişi ayrıca yabancı bir devletin kralına da küfrederek ülkemizi zor bir duruma düşürmüştü.

Gelin görün ki; bu kadar yediği halta karşın askeri mahkemeler tarafından aklanan zat, mükafat olarak Tümgeneral rütbesine terfi ettirilmiştir. Giydiği üniformayı bu derece sakil bir şekilde kirleten şahıs; hala gururlu bir şekilde dolaşabilmektedir. Faşist generalleri övüp övüp yere göğe sığdıramayan medyadan bu skandalın üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen hala ses çıkmaması ayıp değil de nedir?

Türkiye tarihindeki en büyük lekelerden biri olan 28 Şubat'la hala hesaplaşamadık. Müebbet hapis yiyen darbeci generaller, orduevlerinde korumaları ile beraber günlerini gün ediyorlar. “Çalsın sazlar, oynasın kızlar” misali rakılarını yudumlarken benim gibi bu dönemde mağdur edilen on binlerce asker, hala haklarını alabilmiş değil.

Post-modern darbenin mimarlarına yönelik başlatılan soruşturmada ‘toplumu fişleme merkezi’ olarak kullanılan Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) isim babası ve dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir'in de aralarında bulunduğu,Özbek benzeri bu generaller “paşa paşa” yaşamaya devam ediyorlar.

12 Eylül 1980 Darbecisi Kenan Evren, eceli geldiği için ağır ceza aldıkları halde hapse girmeden ve hükmü infaz edilmeden öldü gitti. Darbeciler eskiden olduğu gibi yine bayram ettiler.  Büyük bir fırsatı yargı infaz mensuplarının beceriksizliği ve “zaman aşımı” kuralı yüzünden kaçırmış olduk.

Şimdi de benzer bir süreci yaşıyoruz. Adalet Bakanı ve hükümet üyeleri; müebbet hüküm yemiş generalleri boş boş seyrediyor ve kılını dahi kıpırdatmıyorlar. Belli ki bu duyarsızlık yüzünden 12 Eylül yargılamasında kaçırdığımız fırsatı yine kaçırmış olacağız.

28 Şubat 1997 darbe davasının diğer eleştirilecek yönü ise asker, sivil toplum kuruluşları ve medyayla eliyle ortaklaşa yürütülen darbe sürecinde aktif şekilde yer alan sivillere ve MGK kararlarında imzası bulunanlardan dönemin genelkurmay başkanlarına hiç dokunulmamış olmasıdır. En azından dönemin Başbakan'ı Erbakan'a, küfreden emekli Tümgeneral Osman Özbek’i hapse tıkmak gerekirdi.

Dönemin Erzurum Jandarma Bölge Komutanlığı yaptığı sırada katıldığı bir konferansta Başbakana küfür eden Özbek hakkında Refah Partisi şikayetçi olmuş ve dava açmıştı. Ancak askeri vesayetin hüküm sürdüğü bu dönemde yargılanan Özbek; “Başbakan'a küfür etmekten” dolayı akıllara durgunluk verecek bir şekilde suçsuz bulunmuştu.

Dikkat çeken sorular…

Kara, yazısını dikkat çekici sorularla tamamladı:

“Hadi diyelim ki o zaman öyle idi. Peki, bugün yani 2019 yılında; 150 den fazla general ve amiralin yargılandığı “15 Temmuz 2016” davasının karar aşamasına gelindiği bu günlerde hala soruşturma açılmaması, neden Akar ve Altun’u hiç rahatsız etmiyor. Yoksa benim gibi 28 Şubat darbecilerini mahkemeye verip müebbet giydirenlere mi; haddini bildirmek istiyor?”

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.