İSLAM

“Adam İslam’ı gayrı menkul işi zannediyor!” Uçar’ın ibret dolu namaz anısı

10-15 kişiyle bir mobilya mağazasında oturup aralarında sohbet ettiklerini anlatan Merhum Timurtaş Uçar, mekana gelen polislerin namaza başlamasına nasıl vesile olduğunu anlatmıştı.

-

Sohbetlerinde özellikle cihadın ve ibadetin önemini vurgulayan merhum Timurtaş Uçar hocaefendi, bir sohbetinde polislerin namaza başlamasına vesile oluşunu anlatmıştı.

10-15 kişilik arkadaş grubuyla bir mobilya mağazasında oturduklarını ve içeriye taksit ödemek için iki tane polisin geldiğini anlatan Uçar, şunları söylemişti:

Gelin kardeşler” dedim. Müslüman oldukları takdirde polis de benim kardeşimdir, subay da, astsubay da, amir de, memur da, zabıta da... Hepsi kardeşimiz değil mi? Üniformalı olsun, üniformasız olsun... Hepsi kardeşimizdir. Böyle azar-azar yaklaştılar, çekine-çekine girdiler.

Dini konuları konuşuyoruz. Bir süre dinlediler. Biz istedik ki, onlar da konuşmaya, sohbete katılsınlar. 3-5 kelime de onların ağzından alalım.

Konuyu açmak için bir soru sordum, dedim ki, Memur kardeşler... Allah razı olsun geldiniz, sohbete de katıldınız, bir şey sorsam, acaba münasip olur mu olmaz mı? Olur, buyrun, dediler. Dedim ki, “Allah ile münasebetiniz nasıl? Allah ile aranız iyi mi, kötü mü?

İnsanın Allah’la münasebeti ne demek?” dediler. Dedim ki, “Bak, insanlarla münasebetimiz var, patronlarla, amirlerle, devletle, hükümetle, çocuklarımızla, ailemizle münasebetimiz var. Bizi yaradan Allah ile münasebetlerimiz olmaz mı?

Olur” dediler.

Allah ile münasebetiniz nasıldır?” sualinden maksadım, günde 5 vakit namaz kılıyor musunuz, kılmıyor musunuz?

Mayın tarlasına bastık sanki... Adamlar patladılar.

Dediler, “Biz namaz kılmıyoruz, devlet memuruyuz. Nöbetimiz var, vaktimiz belli değil, güvenlik görevlisiyiz, akşamın ne zamanında geleceğimiz belli değil...

Dedim ki, “Kardeşler, günde 5 vakit namaz kılmak için, İslami kaynaklarda hiçbir özür kabul edilmemiştir. Namaz kılmamanın, çok mühim 5 meseleden gayri mazereti yoktur.” (Namaz kılmamak için ya ergenliğe girmemiş olmak, ya deli olmak, ya ölü olmak, ya komaya girmiş bir hasta olmak, ya da kafir olmak mazeret kabul edilmiştir.)

Neden kılmıyorsunuz” deyince, patladı herifleri. Dediler ki, “Efendim, biz devlet memuruyuz, aldığımız belli verdiğimiz belli, aldığımız dört tane koltuğun parasını bile iki senede ödeyemiyoruz. Arsamız yok, kasamız yok, kesemiz yok, mağazamız yok, altımızda arabamız yok, Mercedes’imiz yok. Biz niçin namaz kılalım, Allah kime mağaza vermişse o kılsın, kime Mercedes vermişse o kılsın, namazdan bize ne? Allah’tan bize ne!

Korkunç... “Ben ne namaz kılacağım, Allah bana ne vermiş!” diyor.

Dedim ki, “Memur kardeşler, yanlış düşünüyorsunuz. Allah bana ne vermiş ki, diyorsunuz. Ne vermemiş ki ulan!” Dedi ki, Arsam yok evim yok... Gayri menkul zannediyor bu işleri!

Bir soru daha soracağım kusura bakmayın” dedim. “Cumhurbaşkanlığı’ndan bir yazı gelse size, ey benim devletimin memuru, İstanbul boğazındaki kaç tane yalı, kaç tane villa varsa hepsini sana vereceğiz, sen de iki tane gözünü çıkartıp devlete vereceksin, diye bir yazı gelse... Bunu kabul eder misin, etmez misin?” dedim.

Vallahi etmem” dedi... “Gözümün görmediği yalıyı ben ne yapacağım?

Kardeşim hani demin, “Allah bana ne vermiş ki!” diyordun, bak İstanbul’u veriyorlar, iki tane gözünü vermiyorsun. Bu gözünü ana rahminde sana baban mı taktı ulan! Kim verdi bu gözü?

Bir hafta sonra mağazadan telefon geldiğini ve kendisini aynı mekana çağırdıklarını belirten Uçar, polislerin namaz kılmaya başladığını, dinini öğrenmek için kendisinden yardım istediklerini anlattı.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.