Gündem

Adnan Oktar örgütünün şifreleri çözüldü!

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü iddianamesinde, örgütün kendi arasında şifreli konuşma geliştirdikleri ortaya çıktı. Şüphelilerin Kızlar birlikte olmak’ yerine ‘Katalog’, ‘Nöbet tutmak’ yerine ‘Maç’ ve ‘Para’ya ise ‘Poğaca’ ya da ‘Light kola’ dedikleri tespit edildi.

Adnan Oktar örgütünün şifreleri çözüldü!
-

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü'ne yönelik İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri üç yıl önce fiziki takip dışında teknik takipte yapmıştı. Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü iddianamesinde, örgüt mensuplarının Emniyet dinlemesine karşı tedbir aldıkları ve örgüt içi gizliliği koruma adına farklı bir dil geliştirdikleri belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede yer alan itirafçı ifadelerinde şifreli konuşmalarda hangi şifreli cümlelerin kullanıldığına da kaydedildi.

Kızla birlikte olmak yerine 'Katalog'

Sabah'ın haberine göre; iddianamede yer alan itirafçı S.D. ifadesinde, örgüt üyelerinin polis dinlemelerine karşı birbirleriyle konuşurken "Yemek yiyelim, tatlıyı aldım, geliyorum" veya "Tatlım var, gel ikram edeyim" gibi ifadeler kullandığında "Yanımda kız var, gelip birlikte olabiliriz' anlamına gelen şifreli cümleler olduğunu beyan etti.

"Senin şu kitabı okuyabiliyor muyuz?", "Senin katalogları inceleyebilir miyim?" cümlelerinin şifreli cümleler olduğunu ve örgüt üyelerinin "Elindeki kızla birlikte olabilir miyim?" anlamında kullandıklarını belirtti.

Nöbete 'Maç' dediler

Örgüt mensuplarının elebaşı Adnan Oktar için nöbet tutmaya 'maç' dedikleri ve telefon konuşmalarında "Maça gidelim mi?" şeklinde görüşmeler yaptıkları da iddianameye yansıdı. Şikâyetçi R.M. konuyla ilgili, "2009 yılı ortalarında Kandilli'deki villada haftada bir nöbet tutmaya giderdim. Nöbet tutmanın diğer adı 'maç'tır. Örneğin 'Nöbetin kaçta?' yerine 'Senin maç saat kaçta?' denirdi" dedi.

Paranın şifresi '1 poğaça getir'

İtirafçı A.P. ise, "Risk oluşturabilecek veya suç olabilecek konular polis dinlemesine karşı telefonda konuşulmaz. Çok mecbur olursa şifreli konuşulur. Örneğin örgütün mali imamı olan Alev Babuna'dan para isteneceği zaman ya ikinci telefonu ya da yanındaki Nurşah Aksoy veya bir başka kişi aranır ve 'Gelirken 10 sade poğaça getir', '10 light kola getir, '10 peynirli poğaça getir' gibi cümleler kullanılırdı" şeklinde beyanda bulundu.

Silah yerine bilgisayar

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü'nde erkek kardeşler grubundaki kişilerin silahlı olup olmamasını anlamak için telefonda konuşurken ya da mesajlaşırken "Bilgisayar bilen", "Bilgisayarlı arkadaş" kodlamasını kullandıkları tespit edildi.

Üsküdar'daki adrese 'Dragos adı verildi

İddianamede, örgütün Üsküdar İlçesi'ndeki adrese 'Drogas' adını verdikleri, örgüt mensuplarının Kartal İlçesi'ndeki gerçek Dragos semtine gidecekleri zaman ise "Gerçek Dragos" dediklerinin tespit edildiği belirtildi. İddianamede, İmam Kardeşler Grubu'nda yer alan itirafçı şüpheli A.R.E.'nin ses kaydında 'Gerçek Dragos'a geçeceğim' ifadesinin de bu bilgiyle paralellik gösterdiği ifade edildi.

Oktar için 'Yazar dayı, teyzem, eniştem'

S.D. isimli şahıs, Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü'nün telefon konuşmalarında polis dinlemelerine karşı örgüt lideri Adnan Oktar için örgüt üyelerinin "Yazar, dayı, teyzem, eniştem" diyerek şifrelendirme yaptığını itiraf etti.

Örgüt liderine soru için 'Bir düşünelim'

Bir başka şifrelendirme yöntemi ise Adnan Oktar'a sorulacak bir konu olduğunda telefonda örgüt üyesi kişiye bu konuyu anlatıp "Sen bu konuyu bir düşünür müsün?" denmesiydi.

İtirafçı S. D., bu cümlenin konuşma esnasında geçtiğinde "Bu konuyu Adnan Oktar'a sorar mısın?" anlamını taşıdığını ve karşı taraf tekrar aradığında "Yap" veya "Yapma" dendiğinde örgüt elebaşı Oktar'ın cevapladığı anlamına geldiği ifade etti.

Örgüt şüphelisi Sinem Tezyapar'ın 11 Şubat 2017 tarihli WhatsApp görüşmelerinde "Akşam 23'te eski İngiliz bakan yazarla görüşmeye geliyor" cümlesinde 'Yazar' kelimesi örgüt elebaşı Adnan Oktar için kullanıldığı iddianamede belirtildi.

"Akşam bana mutlaka uğrar mısın?'

Örgütten ayrılma ihtimali olan kişiler arandığında şifreli olarak "Akşam bana mutlaka uğrar mısın?" dendiği de ifadelere yansıdı. Bir diğer itirafçı B.B. ise şifreli konuşmalarla ilgili şunları söyledi: "Tülin Marangozoğlu, Adnan Oktar'ın emriyle nöbete gelecek kişileri belirler ve haftalık olarak listelerdi. İlk dönemlerde tek tek evlerden gelenlere bu listeler verilirdi. Daha sonra bu liste WhatsApp üzerinden kişilere geleceği günleri 'Pazartesi, Çarşamba, Cuma akşam görüşürüz seninle' şeklinde mesajlar atarak bildirirdi. Eğer gelemeyecek biri olursa onun yerine çağıracağı kişiyi arar ve 'Teyzemler seni bekliyor akşam, Ebru hastaymış gidemiyormuş' gibi şifreli konuşmalar ile bildirirdi."

.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.