Okur Postası

Ağustos ayını irtica masallarının üretildiği aya çevirmişlerdi!

Gazetemiz okurlarından Nevzat Özpelitoğlu, "Ağustos ayını irtica masallarının üretildiği aya çevirmişlerdi!" başlıklı yazısını bizlerle paylaştı.

Ağustos ayını irtica masallarının üretildiği aya çevirmişlerdi!
-

 Nevzat Özpelitoğlu  Balıkesir 

Zaferler ayı olan Ağustos ayı, aynı zamanda yıllarca inançlı subay ve astsubaylarımızın irtica masalıyla FETÖ emelleri doğrultusunda TSK’dan atıldıkları ay olarak da hafızalarımıza kazınmış bir aydır. Pensilvanya’nın has misafiri FETÖ’nün adamlarını, yıllarca TSK’nın içersinde barındıran ve ayrık otu gibi TSK’nın her kademesine yerleşmelerini sağlayanlar, hep ABD ve FETÖ emellerine hizmet etmediler mi? FETÖ’cü subayların kıdem yazılarını özellikle imzalayan paşalara ak sütten çıkmış, ak kaşık diyebilir miyiz? Genelkurmay karargâhını yolgeçen hanına çeviren ve FETÖ’nün has talebelerine başarı(!) nişaneleri veren paşalar unutuldu mu? Her yıl YAŞ (Yüksek Askeri Şura) toplantılarında ABD emellerine aykırı davranan veya davranma eğilimi gösteren vatanseverleri irtica masalıyla TSK’dan ihraç edenleri milletimiz unutmadı. Vatansever subay ve astsubaylarımızı namazlarından veya hanımlarının başörtülerinden dolayı TSK’dan atıp, daha sonra herhangi bir kamu hizmetinde görev almasınlar diye takip ettirerek ölüme mahkûm eden İttihat ve Terakki artığı vicdan yoksunu paşalar hiç unutulur mu? NATO, FETÖ ve ABD’nin içimizdeki ajanları görüntüsündeki bu adamlar adeta milletimizle devletimiz arasında bir kara kedi görevini yıllarca sürdürdüler. Ta ki, Ak Parti ve dolayısıyla Tayyip Bey işbaşına gelinceye ve Tayyip Bey, FETÖ ve ABD hegemonyasına son verip tekraren izzetli ve onurlu bir TSK vücuda getirinceye kadar.
Yaklaşık 110 yıl öncesinin Maliye uzmanı Mithat Paşa, Sadrazam Mahmud Şevket Paşa, Enver Paşa, Genelkurmay Başkanı Hüseyin Avni Paşa, Mütercim Rüştü Paşa ve Süleyman Paşalara, askeri darbe tarihimizin öncüleri diyebiliriz.

Sultan Abdülaziz’i tahttan indiren İttihatçı sergerde paşalar, 4 gün sonra da sultanın bilek damarlarını keserek canice hayatına kıydılar. Tıpkı ülkemiz insanını çarıktan kurtarıp muasır milletler seviyesinin üzerine çıkma çalışmalarına imza atan Başbakan Adnan Menderes, Hariciye Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’a 1960 Paşalarının vicdansızca kıydıkları gibi.

Sultan Abdülaziz’in canice katledilmesi, Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilip Alâtini Köşküne hapsedilmesi ve tahta zemin üzerinde mahkûm hayatı yaşatılarak ölmesinin sağlanması, Turgut Özal’ın zehirlenerek aniden ölmesi, Başbakan Erbakan’a şarapçı ve gizli FETÖ’cü paşaların zulmü, Tayyip Bey ve ailesine yapılan insanlık dışı hareket ve hakaretler hep dış güçlerin gönüllü uşağı, sözde paşalar marifetiyle yapılmadı mı? Batılı emperyalist devletler 110 yıl önce olduğu gibi, Tayyip Bey gelinceye kadar bunlarla iftihar ediyor ve bunlara "bizim çocuklar" gözüyle bakıyorlardı.. İşin en can alıcı noktası ise; bu milletin değer verip onurlandırdığı paşaların ne hikmetse(!) dış güçlerin emrine girip siyasi cinayetlerde ve darbelerde hep ön plânda olmalarıdır. Elin gâvuru her darbe sonrasında "Bizim çocuklar yine başardılar’’ diye boşuna dememiş(!) Fakat ne gariptir ki, "ABD’nin ve FETÖ’nün çocukları 15 Temmuz’da başaramadılar" ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Onların çocuklarını bu defa FETÖ de kurtaramadı, ABD de. Çünkü 15 Temmuz’da Türk Milletinin çocukları kazandı.

1960’lı yıllara dayanan FETÖ’nün orduya sızma hareketine Tayyip Erdoğan mı müsamaha gösterdi? FETÖ’cü subay ve paşaların kıdemlerini Tayyip Bey mi imzaladı? Cumhurbaşkanı Demirel’le Fethullah Gülen yan yana konferanslarda boy gösterirlerken, onları alabildiğince şişiren Demirel yalakası Nazlı Ilıcak ve onları çılgınlar gibi alkışlayan sözde seçkinleri(!) bu millet unuttu mu zannediliyor? 1960 darbesinde, 28 Şubat darbesinde, muhtıralarda ve diğer olaylarda rol alan İttihatçı zihniyetli paşalar için bunlar masumdur diyebilir miyiz? Mümkün değil…
Ak Parti ve dolayısıyla Tayyip Bey, ülke idaresinde söz sahibi oluncaya kadar maalesef askeriyemiz hep milletimizle çatıştı.

İmam Hatip Okullarımızın önünde başörtülü evlatlarımıza düşmanca davranan emir kulu(!) albayları bu millet henüz unutmadı. Rahmetli Erbakan’a küfreden General Osman’ı koruyan ve aynı zamanda tüm FETÖ’cü paşaların da hamisi olan Cumhurbaşkanı Demirel de hafızalarımızdadır. Nihayet Tayyip Bey ve Ak Parti iktidarıyla TSK da yeniden şahsiyet kazanarak tekrar milletimizin gönlünde olan yerine oturdu. ABD’nin "Bizim çocuklarımız’’ dediği İttihat ve Terakki zihniyetli darbeci paşalar TSK’nın içerisinden birer birer ayıklanıp tarihin tozlu sayfalarına gömülürken, bu defa Tayyip Bey’in Başkumandanlığında, Hulusi Akar paşamızın yönetiminde kahraman ordumuz; Fırat kalkanı, Zeytindalı, Afrin harekatı, El-Bab, Mare, Azez, Cerablus, Çobanbey ve Dabuk bölgelerinde ezici üstünlükle zaferden zafere koşturuyor. Paşalarımız, subaylarımız hasılı tüm ordumuz aynı zamanda ABD’nin değil, kahraman milletimizin çocukları olduklarını da tüm dünyaya ilân ettiler. FETÖ’nün uşaklarından arındırılarak tarihe yeniden şanlı sayfalar açan ordumuz göğsümüzü kabartmaya devam ediyor. Hülâsa edecek olursak "at sahibine göre kişniyor"
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.