Gündem

Amerika, Simon Bolivar’la savaşıyor!

Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro Moros’u alaşağı etmek için gayrimeşru tüm yolları deneyen Amerika’dan peş peşe “askerî müdahale” tehdidi geliyor. 15 Temmuz görüntülerini andıran darbe girişimine direnen ve meşru hükümetin yanında duran Venezuelalılar, Trump’ın “Önümüzdeki hafta Venezuela’da birçok şey olacak” tehdidine de pabuç bırakmayacak gibi görünüyor. Uluslararası kamuoyu, Simon Bolivar’ın ruhuyla savaşan Amerika’nın önümüzdeki hafta ne yapacağını merak ediyor.

Amerika, Simon Bolivar’la savaşıyor!
-

 ANKARA /  yeniakit.com.tr 

Önceki gün ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Venezuela’ya askerî müdahale tehdidinde bulundu, dün ise ABD Başkanı Donald Trump, “Önümüzdeki hafta Venezuela’da birçok şey olacak” ifadelerini kullandı. Maduro’ya destek vermesi hâlinde Küba’yı da yaptırım ile tehdit eden Trump, Rusya’nın Venezuela’daki rolünü ve Maduro’ya olan yardımını reddediyor.

Venezuela’daki darbe girişimi ve Amerika’nın Venezuela’nın meşru hükümetine yönelik hamlelerini izleyen uluslararası kamuoyu ise Amerika’nın önümüzdeki hafta Venezuela ile ilgili hangi kartı ortaya koyacağını merak ediyor.

Petrol rezervinde Venezuela birinci

yeniakit.com.tr’ye konuşan Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tayyar Arı, Venezuela’nın 400 milyar varile yakın kaynağı ile dünyanın en çok petrol rezervine sahip ülkesi olduğunu hatırlatarak, “İkinci sırada gelen Suudi Arabistan’ın bile 266 milyar varil petrol rezervinin olduğunu düşünülürse Amerika’nın Venezuela’nın derdinin ne olduğunu anlaşılacaktır. Ancak Venezuela petrol üretemiyor. Üretim için yatırım gerekiyor. Amerikan ambargosu dolayısıyla Venezuela’da yatırım yapılamıyor. Venezuela da bu kaynakları değerlendiremiyor.” dedi.

ABD, Amerika kıtasını arka bahçesi gibi görüyor

Petrol dışındaki diğer sebebi de açıklayan Prof. Dr. Tayyar Arı, "Bir başka sebep ise Amerika, kıtada yabancı güçlerin alan kazanmasını istemiyor. Amerika’nın bir etki alanı iddiası var. 1820’lere dayanan bir politika. Amerika bu bölgeyi kendi arka bahçesi gibi görüyor. Ve buraya herhangi bir kıta dışındaki gücün müdahale etmesini istemiyor. Şimdiye kadar ettirmedi. Kıtadaki devletleri de kafasına göre dövüyor. Dövme işini de askerî unsarlar yapıyor. Kıta Amerikasındaki tüm asker unsurları Amerika’ya bağlıdır. Amerika kıtasındaki tüm ülkelerde darbe korkusu vardır. Eğer Amerika’nın dediğini yapmazlarsa bugün Maduro’nun durumuna düşerler." ifadesini kullandı.

Sözlerini örnekler vererek sürdüren Prof. Dr. Arı, "Geçmişte bunun bir yığın örnekleri vardır. 1950’li yıllarda Guetamala’nın, Şili’nin, Nekaragua’nın başına gelenler gibi. Nekaragua 10 yıldan fazla kontrgerilla üzerinden terbiye edilmeye çalışıldı. Dolayısıyla Chavez döneminden bu yana Venezuela’ya baskı devam ediyor. Brezilya biraz boyun eğerek Amerika’ya yanaştığı için ABD nazarında tehdit unsuru olmaktan biraz çıktı. Eski Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva Amerikan politikalarına muhalefet etmekteydi, ABD ondan da kurtuldu." dedi.

Prof. Dr. Tayyar Arı, örneklerini şu şekilde sürdürdü:

"Karayipler ülkeleri olan Antigua ve Barbuda, Bahamalar, Barbados, Belize, Dominika, Grenada, Guyana, Haiti, Jamaika, Montserrat, St. Kitts ve Nevis, St. Lucia, St. Vincent ve Grenadines, Surinam, Trinidad ve Tobago’nun Amerika ile olan ilişkilerine de bakmak gerekiyor bu noktada. Haiti, Jamaika ve Küba gibi ülkelerle olan ilişkileri de incelemek lazım. Küba, Amerika’ya göre çıban başı, alerjik bir durum var. On yıllardır Küba ile uğraşıyorlar çünkü aralarında direnen tek ülke. Meksika, Kanada, Kıta Amerikası’nda, Karayipler dâhil tümünde muhalif bir iktidarın iş başına gelmesine ABD tahammül edemez, etmiyor da. Her türlü gayrimeşru yolu da kullanıyor. Amerika için her muhalif iktidar ya Komünisttir ya teröristtir ya da diktatördür. Amerika’nın hoşuna gitmeyen ülkeler o günün konjonktürüne göre bu etiketlerden birine maruz kalır. Bu etiketlemeleri yaptıktan sonra her türlü gayrimeşru, kural dışı, hukuk dışı müdahalede bulunur. Bu kanun dışı müdahaleleri yapma hakkı konusunda Amerikan kamuoyu ikna edilmiştir. Hatta dünya kamuoyu da."

Simon Bolivar ruhu!

Amerika’nın hamlesinin sırasıyla “kamuoyunu operasyonun haklılığına hazırlanması, etiketleme ve operasyon yapma” olacağını söyleyen Tayyar Arı, “Şu anda bir Kıta Amerikasında yaşadığımız şey budur. Venezuela’nın yaşadığı da budur. 2009 Temmuz’un da Honduras’ın yaşadığı da budur. Venezuela direniş geleneğinin çok güçlü olduğu bir ülkedir. Çünkü, eski Kolombiya Devlet Başkanı Simon Bolivar, Kıta Amerikasının bağımsızlık mücadelesinde önderlik yapmış bir Venezuelalıdır. Simon Bolivar ruhuyla Venezuela daha bağımsız hareket etmeye çalışıyor. Venezuela halkı da bu zor zamanda meşru hükümetin yanında yer almaya devam ediyor. Meşru hükümeti desteklemeleri ise hayatlarından çok memnun olduklarından değil, milliyetçilik duygusuyla bunu yapıyorlar. Venezuela halkının elektrik kesintileri, yüksek enflasyon ve ağır ambargolar gibi çok ağır testlere rağmen pes etmemiş olması meşruiyete ve özgürlüğe olan bağlılıklarından geliyor. Son zamanlarda yaşadıkları normal bir ülkenin kaldırabileceği şeyler değil.” ifadelerini kullandı.

Amerika başarılı olabilir mi?

"Amerika başarılı olabilir mi?" sorumuza ise Prof. Dr. Tayyar Arı, şu cevabı verdi:

"Amerika, Türkiye’de tüm araçları kullanmasına rağmen başarılı olamadı. Amerika, Erdoğan’ı düşürmek için ne kadar meşru-gayrimeşru araç varsa -iktisadi-askerî- hepsini kullandı. Biri bitmeden diğeri başlıyor. Türkiye’ye nefes aldırmıyor. Venezuela halkı da bu ağır baskılara rağmen Türk halkı gibi meşru hükümetinin ve meşru liderinin yanında durdu, sonuna kadar da durmaya devam edecektir. Hükümet başarılı olmuş olmamış, bu ikinci plandadır. Bağımsızlık mücadelesi verdiklerini düşünüyorlar. Venezuela’dan gelen görüntülere bakarsanız, 15 Temmuz ile aynı olduğunu görürsünüz. Venezuela ordusunun gayrimeşru kırıntılarının güç kullanışına karşı vermiş oldukları direniş, 15 Temmuz’u hatırlatıyor. Bu direnişi alkışlıyorum."

ABD’nin Kıta Amerikası ile savaşı

Amerika Birleşik Devletlerinin asırlardır baskı uyguladığı Kıta Amerikası için 1810 yılının büyük önemi bulunuyor. Simon Bolivar’ın 1810 yılında sömürge yanlısı güçlerle Caracas’ta savaşması ve akabinde Venezuela’nın bağımsızlığını ilan etmesi, Kıta Amerikası’na hep ilmah vermiş, ABD karşısında direnişin kodları bu savaş ile birlikte yazılıyor.

Kıta Amerikası nedir?

Kıta Amerikası, kuzeyde Kanada ve ABD gibi Kuzey Amerika ülkelerinin; ortada Meksika, Guatemala, Nikaragua, Kosta Rika, El Salvador, Honduras ve Panama gibi Orta Amerika ülkelerinin; güneyde Kolombiya, Arjantin, Brezilya, Venezüella, Şili, Bolivya, Peru, Paraguay ve Uruguay gibi Güney Amerika ülkelerinin; ayrıca Karayipler’de Küba, Jamaika, Dominik Cumhuriyeti ve Haiti gibi ülkelerin yer aldığı oldukça büyük bir coğrafyayı ifade ediyor. Bu bölgedeki sorunların önemli bir kısmının, uzun süre ABD’ye bağımlı olmaktan dolayı siyasal ve ekonomik anlamda geri kalmaları ve bunun yol açtığı istikrarsızlıklar olarak görülüyor.

yeniakit.com.tr

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.