Okur Postası

Andımız kararı iyi niyetle açıklanamaz

Gazetemiz okurlarından Alaettin Köksal, halk arasında konuşulan ve halkın moralini bozan devlet kurumlarında yaşadıkları bazı olumsuzluklar olarak nitelendirdiği bazı düşüncelerini bizimle paylaştı.

Andımız kararı iyi niyetle açıklanamaz

Alaettin Köksal

Bugün, halk arasında konuşulan ve halkın moralini bozan devlet kurumlarında yaşadıkları bazı olumsuzlukları, birbirinden farklı üç başlık altında yazmaya çalışacağım. Anlatmaya çalışacağım hususları yazmadan önce şu hususu özelikle belirtmek istiyorum. Devlet kurumlarında çalışan hiçbir memur, amir sivil vatandaşlara tepeden bakamaz, hakaret edemez, sorunlarına karşı ilgisiz kalamaz, bugün git yarın gel anlayışıyla hareket edemez, adaletten ayrılamaz, imtiyazlılara farklı, imtiyazı olmayanları farklı muamelede bulunamaz.

Devlet kurumlarından hizmet alan vatandaşlarımız da devletin kurumlarında çalışan personele hakaret edemez, haksız olarak almak istediği hizmeti alamadığından devlet memurlarını darp edemez, aşağılayamaz. Siviller, işçiler, memurlar, patronlar, sivil toplum örgütleri hülasa yediden yetmişe herkes şunu çok iyi bilmelidir “Milleti yaşat ki devlet yaşasın” ilkesiyle hareket etmeli, devlet kurumları millet için var olduğunu bilmelidir.

Hastane ve adliyelere dikkat edilmeli

Hastaneye ayakta gelen sedye ile çıkıyor, adliyelere suçlu gelen suçsuz çıkıyor. Öncelikle şunu söyleyelim, toplum olarak insan sağlığı ve emniyetiyle ilgilenen, sağlık kurumları, adliyeler ve emniyet teşkilatları halka karşı şeffaf ve adil olmalıdırlar. Aynı şekilde vatandaşlar da devlet kurumlarında çalışan personele saygıda kusur etmemelidirler. 

Doktorlar, hâkimler, emniyet mensupları ve diğer devlet kurumlarında çalışan memur ve amirler, zengine, imtiyazlıya ayrı, fakire ayrı muamele yapmak suretiyle, yüreği yanan insanların sinir uçlarına dokunacak hareketlerden sakınmalıdırlar.

Adliyede, emniyette, belediyelerde ve diğer kurumlarda çalışan personel, halka hizmet verirlerken adil davranmalıdırlar. Doğru ve adil bir şekilde hizmet alan halk da, memur ve amirlere saygı göstermelidir.

Danıştay’dan andımız kararı

Anayasamızın 10. Maddesinde yer alan eşitlik ilkesi gereği, 08-Ekim-2013 tarihinde ilköğretim okullardan kaldırılan andımızın tekrar okutulması için,19-10-2018 tarihinde Danıştay 8. Dairesi oy çokluğuyla karar aldı. Meselenin hukuki boyutunu yazacak değilim, bu işi hukukçular konuşmalı, siyasiler yasal düzenlemeyi yapmalıdırlar. Milletin maddi ve manevi değerlerinin korunması, düzenlenmesi yönetmeliklerle, yönergelerle ve genelgelerle değil, kalıcı yasalarla düzenlenmelidir. Bu işler, yazboz tahtasını çevrilip, halkın sosyal yapısı zayıflatılmamalıdır.

Hiçbir insan ırkını inkâr etmez, ırkını inkâr eden soysuzdur. Hiçbir ırk birlikte kurdukları devletine ihanet etmez, vatanın bölünmesi için çalışmaz. Güçlü ve kalıcı devletler ırk bilinciyle değil, ümmet bilinciyle hareket ederler. Ümmet aynı dine inanan değişik ırkların bir araya geldiği topluluğun adıdır.

Türkiye cumhuriyeti devletini kuranların %99’u İslam dinine inanan, çoğunluğu Türk olan, birlikte tarih yazan aynı toprakları vatan edinen değişik ırkların bir araya gelerek, hep birlikte kurdukları devletin adını Türkiye koymuşlardır. Türkiye Osmanlı’nın bakiyesi olduğu için aynı zamanda Osmanlı demektir. Balkanlarda Türk’üm demek, müslümanım demektir. Bütün bu açıklamalara rağmen ilköğretim okullarında okutulan andımız istismar edilerek, ırkı bir çağrışıma dolayısıyla sosyal gerilimlere vesile olur düşüncesiyle kaldırılmıştır.

Bu düşüncelerle 08-Ekim-2013 tarihinde kaldırılan andımızın tekrar okullarda okutulmasını hiç kimse iyi niyetle açıklayamaz. Bir siyasi partinin genel başkanı AK partisine muhalefet olsun diye halkın karşısına çıkarak andımızı okuması tutarlı olmamıştır.

Bir başka parti, Danıştay 8. Dairesinin kararına balıklama atlayarak, AK partisini eleştirmeye kalkışması inandırıcı olmamıştır. Adama sorarlar, andımıza bu kadar âşık idiysen neden beş sene bekledin. Bundan böyle ittifak yok diyerek kime neyi anlatmaya çalıyorsun. AK partisi cumhur ittifakına evet diyerek barajın altında kalma ihtimali olan partiyi kurtarması yeni sisteme geçişin bir planı olduğuna inanırım. Sözünü ettiğimiz parti cumhur ittifakından ayrılması AK partilileri üzmemelidir.

Bundan böyle AK partisinin görevi, halkımızı 2023 hedefine kilitlemenin çalışmasını yapmalıdır. Herkes bilmeli ki, tuzak kuranlar, tuzağa çekilenler kurulan tuzaklarda boğulacaklardır. Andımızın okullarda okunmasını isteyenler, yürekleri yetiyorsa, andımızın başına “Müslümanım doğruyum çalışkanım” cümlesini koysunlar ve tartışmayı bitirsinler.

 Her bir insanın az çok toplumda karşılığı vardır. Bazı insanlar öyle veya böyle toplumun önüne çıkarılmışlar ve toplumda karşılık bulmuşlar veya bulamamışlardır. Bazı insanlar altın gibidir. Ne zaman toplumun karşısında çıkarılırlarsa halktan karşılık bulurlar. Altın gibi değerli insanları bulup ortaya çıkarmak, siyasi partilerin genel başkanlarına dolayısıyla il teşkilatlarına düşmektedir.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.