Gündem

Atatürk’ün imzası mı, Fatih’in vasiyeti mi?

Gazetemiz okurlarından Tahsin Han, "Atatürk’ün imzası mı, Fatih’in vasiyeti mi?" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Atatürk’ün imzası mı, Fatih’in vasiyeti mi?
-

Bizim sol cenahın muhakemeden yoksun olduğu hatta akıl tutulması yaşadığı gerçeği Ayasofya’nın açılmasıyla bir defa daha ortaya çıktı… Ayasofya’nın açılması sonrası sosyal medyadan bir Yunanlı gibi hüzünlerini dile getirip Başkan Erdoğan’a kin kusanlar, “Atatürk’ün Ayasofya’yı müzeye çeviren imzalı kararını” paylaşıp, Erdoğan’ın  Atatürk’ün aldığı kararı yok saydığını belirtip, tepki gösterdiler.  Dedim ya onlarınki akıl tutulması ya da muhakeme yetersizliği… Ama yine de onların o saçma sapan söylemini kale alıp düşündüm ama yine içinden çıkamadım. Mesela “Atatürk’ün kararı ve imzası yok sayıldı. Bu kabul edilemez” diyenler İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in vasiyetini hiç düşündü mü? Fatih de “Ayasofya’nın cami dışında bir amaçla kullanılmasına karşı” olduğunu bir vasiyetle beyan edip, “beddua” etmiştir. Şimdi Erdoğan’ın “Ayasofya Camii”ni açmasını “Atatürk’ün imzası ve kararını hiç saydı” diyerek yorumlayanlar; Atatürk’ün 1934’teki kararını nasıl yorumluyor acaba? Öyle ya kenti fethetmiş, yani kentin sahibi Fatih Sultan Mehmet’in vasiyeti var.

Bizim içimizdeki Bizanslılar, “Atatürk, Fatih’in sahibi olduğu bir yapı için karar alabilir” diyor ama Erdoğan’ın böyle bir karar almasını hazmedemiyor.  Atatürk nasıl, Fatih’in mirasının geçici yöneticisi olmuşsa Erdoğan da aynı durumdadır.

Bir geçici yöneticinin aldığı kararı diğer geçici yönetici bozabilir. Bu şuna benzer bir firmada önceki müdürün aldığı kararı yeni gelen bir müdürün değiştirmesi gibi bir şey.  Ama bunu idrak etmek yerine olayı “Atatürk’ün imzası hiçe sayıldı” söylemleriyle Erdoğan’a kin kusuyorlar.. Kusara bakmayın ama Atatürk’ün imzasının Fatih’in vasiyetinin yanında hükmü bile olmaz. Çünkü biri İstanbul’un ve Ayasofya’nın fethedeni yani sahibi, diğeri yaklaşık 467 yıl sonra gelip orayı idare eden bir yönetici.Aslında belki de bütün bu muhakeme boşuna, bizim Bizanslıların derdi cami... Eğer Ayasofya kilise yapılsaydı, Allah biliyor ya bugün çemkirenler, ne “Atatürk’ün imzası”nı ne de “Atatürk’ün kararı”nı düşünecekti.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.