Okur Postası

Av. Bayraktar’dan açıklama

Deniz Çakır tarafından tahkir edilen başörtülü bayanların avukatı Enes Bayraktar tarafından gazetemize gönderilen bu yazıyı siz okurlarımızla paylaşıyoruz.

Av. Bayraktar’dan açıklama
-

12.01.2019 tarihli Yeniakit gazetesi ile gazetenin www.yeniakit.com.tr nüshasında Ali Karahasanoğlu’nun köşesinde yayınlanan yazıdaki, “başörtülü bayanlara, ‘İçki servisi yapılan bir kafede ne işiniz var’ ikazımızı yapalım. ‘Kendinize gelin, hem tesettür, hem de içkili kafe ne demek oluyor’ diyelim.” şeklinde geçen ibareler doğrudan müvekkilleri hedef aldığından aşağıdaki metni gazete köşenizde ve gazetenin internet nüshasında yayınlamanızı talep ederiz:

Müvekkiller 30 Aralık 2018 tarihinde ayakta dinledikleri  konser çıkışı, konseri dinledikleri AVM’nin o saatte açık ve oturmalarına en uygun, ailelerin de gittiği bir kafesine gitmişler, başörtüleri sebebi ile, oyuncu Deniz Çakır tarafından bütün müşterilerin ve kafe çalışanlarının gözü önünde tahkir edilmişlerdir.

Sponsorlu

Köşe yazısında Deniz Çakır’ın kızlarımıza başörtüleri sebebi ile  yaptığı aşağılama ve sözlü saldırı, anlattıklarınızdan çok daha vahim bir şekilde cereyan etmiştir. Tüm gerçekler yargılama sürecinde ortaya çıkacaktır. Ancak yazınızda müvekkillere yönelik olarak “içki servisi yapılan bir kafede ne işiniz var ” şeklinde yönelttiğiniz soru doğru değildir.  Müvekkiller kültürlü, yabancı dil bilen, pek çok çevreden ve dünya görüşünden arkadaşları olan, başka tüm görüş ve düşüncelere saygılı aynı zamanda kendi dünya görüşlerinden emin üniversite öğrencileridir.

Kendinize gelin, hem tesettür, hem de içkili kafe ne demek oluyor” şeklindeki sorunuz da dünyayı gezen, diğer din ve kültürlerden insanlara ülkemizi, bizi anlatmaya çalışan müvekkiller açısından pek karşılık bulmamaktadır. Müvekkillerin yaşadığı kabul edilemez saldırı sonrasında başörtülülerin hangi mekana  girip giremeyeceği tartışmaları müvekkiller üzerinden yapılmaya çalışılmaktadır. Bu sebeple müvekkillerin özgür birer birey olduklarını ve ne zaman nerede olacaklarına karar vermenin kendi insiyatiflerinde olduğunu hatırlatma gereği doğmuştur.

Bir kısım yayınların tüm toplum tarafından kınanacak bir eylem gerçekleştiren oyuncu Deniz Çakır’ın yanında görünme pahasına tartışmayı başörtülüler içkiden rahatsız oluyor şeklinde bir algı operasyonuna dönüştürme çabaları beyhudedir. Yurtdışı ve yurtiçi pek çok toplantıda bulunmuş müvekkillerin içki içen insanlara gözünü dikmesi veya sataşması kadar abes bir iddia olamayacağı gibi müvekkillere  adap öğretmeye kalkmak da en basit ifadesi ile şık olmamıştır. Kamuda da verilmiş olan başörtü mücadelesinin sosyal hayattaki yansımalarını gördüğümüz bu olayda, bir kısım yayın organı, “hem bara, meyhaneye gideceksin hem de orda içilen içkiden rahatsız olacaksın” şeklindeki argümanla henüz hayatının başında olan müvekkilleri kamuoyunun önüne atarak mahkum etmeye çalışmaktadır. Yargıya intikal etmiş olayla ilgili zamanla tüm gerçekler açıklığa kavuşacağından Hakikat ile ilgilenmeyen; tek amaçları kendi zihniyetleri dışında kimseye hayat  hakkı tanımamak olan bu tavır müvekkilleri çok fazla ilgilendirmemektedir.

Ancak Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi ;

Şu ellerin taşı hiç bana değmez.

İlle dostun bir tek gülü yaralar beni.

Müvekkilleri adına

Av. M. Enes BAYRAKTAR

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.