Sağlık

Ayağınızdaki yaraları hafife almayın, ayağınızdan olmayın!

Ülkemiz nüfusunun yüzde 13,7’sinde görülen, yani 10 milyonun üzerinde insanı doğrudan ilgilendiren diyabet hastalığı, en çok ayakları vuruyor.

Ayağınızdaki yaraları hafife almayın, ayağınızdan olmayın!
-

Diyabet hastalarının yaklaşık üçte birinde diyabetik ayak yaraları görüldüğünü belirten Endokrinoloji uzmanı Doç. Dr. Ethem Turgay Cerit, bu kişilerin en önemli sorunları ve en sık hastaneye yatış sebepleri arasında ayak ülserleri bulunduğunu belirtti. Sıcak havalarda şeker hastalarında görülen bu tarz yaralanmaların, diğer zamanlara göre artış gösterdiği ifade eden Doç. Dr. Cerit, diyabet hastalarında ayak yaralanmaları ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Diyabetin insülin hormonunun yokluğu, eksikliği ya da etkisizliği sonucu ortaya çıkan ve yaşam boyu süren kan şekeri yüksekliği ile karakterize bir metabolizma hastalığı olduğunu belirten, Doç. Dr. Ethem Turgay Cerit, “İnsülin etkisinin yetersizliği sebebiyle, kandaki şeker hücre içine giremez ve kandaki şeker düzeyi yükselir. Kandaki şeker düzeyinin yükselmesine hiperglisemiadı verilir. Sık idrara çıkma, ağız kuruması, çok su içme, halsizlik, çabuk yorulma ve kilo kaybı diyabetin bulguları arasında yer alırken, bu hastalık iyi tedavi edilmediği takdirde birçok soruna yol açabilir” dedi. 

Diyabetlilerin en önemli ve en sık hastaneye yatış sebebi ayak yaraları

Hipergliseminin, diyabete bağlı kronik komplikasyonlara sebep olduğunun altını çizen Doç. Dr. Cerit, mikrovasküler komplikasyonlar arasında göz, böbrek ve sinir hasarı, makrovasküler komplikasyonlar içinde ise kalp krizi, inme ve ayak ülserlerinin yer aldığını kaydetti. Doç. Dr. Cerit, ayak ülserlerinin, diyabetli kişilerin en önemli sorunları ve en sık hastaneye yatış sebepleri arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

Dikkate alınmayan ayak yaraları kangrene kadar götürebilir

Diyabetin ayaklar üzerinde iki olumsuz etkisi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Cerit, şöyle konuştu:

“Birincisi sinir, ikincisi ise damar hasarıdır. Diyabet, ayak ve bacaktaki sinirlere hasar vererek, ağrıya ve sıcak ile soğuğun algılanamamasına yol açar. Sinir hasarının oluşturduğu bu his kaybına “diyabetik nöropati” adı verilir. Diyabetik nöropati yaşayan hastalar ayaklarında meydana gelen travma, yara, kesik ve yanıkları hissedemezken, bu durum ilerleyen aşamalarda enfeksiyona da kapı açar. Diyabetin yol açtığı ikinci önemli sorun ise ayak veya bacaktaki kan akımının azalması, yani damar hasarıdır. Periferik damar hastalığı adı verilen bu durum, yaraların iyileşmesini güçleştirir. Diyabet hastalarının ayaklarında oluşan yara ve enfeksiyonlar tedavi edilmediği takdirde kangrene, hatta parmağın ya da ayağın bir kısmının kesilmesine neden olabilir.”

Kendi başınıza tedavi etmeye çalışmayın

Diyabetik hastalarda en sık görülen ayak sorunları arasında ayak cildinde kuruluk ve çatlaklar, mantar, su toplanması, halluksvalgusdeformitesi (Baş parmak ile birinci tarak kemiğinin birleşme yerinin dışa doğru büyüyerek deforme olması) ve bunyon, nasır, pençe ayak ve tırnak batmasının yer aldığını aktaran Doç. Dr. Cerit, “Hastaların bu sorunları küçümsememesi ve kendi başlarına tedavi yollarına başvurmamaları gerekmektedir. Bu sorunlar için mutlaka uzman bir hekime danışılmalıdır” uyarısında bulundu.

Ayak sağlığını korumak için önlem almak şart

Ayakta görülen rahatsızlıkların zamanında fark edilememesi, bir yandan enfeksiyonun ilerlemesine neden olurken, diğer yandan kan şekerini kötüleştirebilmektedir. Doç. Dr. Ethem Turgay Cerit, diyabet hastalarının bu durumun önüne geçebilmesi ve ayak sağlıklarını koruyabilmeleri için dikkat etmeleri için şu önerilerde bulundu:

1. Ayaklar her gün kontrol edilmelidir. Cilt renginde değişiklik olup olmadığına, taban, parmak araları ve üst kısmına bakılmalı, alt kısımlar rahat görülemiyorsa ayna kullanılmalı ya da aile bireylerinden yardım istenmelidir.

2. Ayakta yara, çatlak, kabarcık ve nasır varlığı kontrol edilmelidir. Ayakta nasır olursa kesici aletle müdahalede bulunulmamalı, hemen bir doktora başvurulmalıdır.

3. Ciddi yanıklarla karşılaşmamak için ayaklara sıcak su torbaları veya diğer ısı kaynakları uygulanmamalıdır.

4. Sigara ayak damarlarını bozan en önemli faktörlerden biridir. Sigara içmekten kaçınılmalıdır.

5. Ayağa uygun, sıkmayan, yumuşak, deri ve bez ayakkabılar giyilmelidir. Ayağı zorlayan, önü sivri, yüksek topuklu ayakkabılardan sakınılmalı; yeni ayakkabılar ilk günlerde kısa süreli giyilip değiştirilmelidir.

6. Denizde ve kumsalda yürürken evde olduğu gibi mutlaka terlik kullanılmalıdır. Bağ bahçelerde çıplak ayakla asla dolaşılmamalıdır.

7. Parmak arası terlik ya da sandalet tarzı ayakkabılardan uzak durulmalıdır.

8. Ayak tırnakları mümkün olduğunca düz kesilmeli ve köşeleri derin alınmamalıdır. Tırnak kesimi banyodan sonra tırnaklar yumuşakken yapılmalıdır.

9. Çoraplar temiz, pamuklu olmalı ve her gün değiştirilmelidir. Çorapların bacakları sıkmamasına dikkat edilmelidir.

10. Ayaklar her gün ılık su ve nötral beyaz sabun ile yıkanmalı, suyun çok sıcak olmamasına dikkat edilmelidir. Ayaklar durulandıktan sonra özellikle parmak araları iyice kurulanmalıdır.

11. Yıkama işleminden sonra ayak derisi, parmak araları hariç vazelin ya da nemlendirici kremler ile yumuşatılmalıdır.

12. Ayakta herhangi bir enfeksiyon ya da yara gelişmesi durumunda kişi kendi kendine müdahaleden kaçınmalı ve travmanın ilerlememesi için hemen bir doktora başvurmalıdır.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.