Gündem

‘Baro’nların adamı ağzındaki baklayı çıkardı! Emin Çölaşan'dan akılalmaz benzetme

Sözcü paçavrasında kalem oynatan Emin Çölaşan, AK Parti'nin barolardaki vesayetçilerin çarkına çomak sokan düzenlemesini 12 Eylül 1980 askeri darbe öncesi yaşanan olaylara benzetti.

‘Baro’nların adamı ağzındaki baklayı çıkardı! Emin Çölaşan'dan akılalmaz benzetme
-

Sözcü paçavrasında kendine verilen köşede kalem oynatan Emin Çölaşan, hukuk baronları tarafından domine edilen barolardaki ideolojik tahakkümü kırmak için AK Parti'nin başlattığı çoklu baro uygulamasına yönelik çalışmalarla ilgili skandal ifadeler kullandı.

Halkın hür iradesiyle seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti iktidarından, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun 'koruması' olarak bahseden, "sarı öküz" lakaplı Çölaşan, düzenleme için amaç "Metin'i kurtarmak" iddiasında bulundu.

Çölaşan'dan akılalmaz benzetme

Emin Çölaşan, AK Parti'nin barolardaki vesayetçilerin çarkına çomak sokan düzenlemesini 12 Eylül 1980 askeri darbe öncesi yaşanan olaylara benzetti.

İşte Çölaşan'ın yazısından ilgili o bölümler:

Metin Feyzioğlu'nun korumacısı olan iktidar çok büyük bir hata yapmak üzere…

Baroları ve avukatları bölmek.

Bu, çok tehlikeli bir oyundur ve sonunun nereye varacağını kestirmek öyle kolay bir iş değildir.

12 Eylül öncesi olayları biraz olsun anımsayalım.

Toplum her açıdan ikiye bölünmüştü.

Memurlar, işçiler, öğretmenler ve hatta polisler…

Her kesimin ayrı dernekleri ayrı sendikaları vardı.

Örneğin Pol-Der devrimci polislerin, Pol-Bir ülkücü polislerin sendikası idi.

Töb-Der devrimci öğretmenleri temsil ederdi. Karşısında Ülkü-Bir gibi ülkücü öğretmen sendikaları vardı.

12 Eylül dönemi öncesinde Türkiye'de iki ana akım yer alıyordu:

Devrimciler ve ülkücüler…

Sonra 1980'de 12 Eylül askeri yönetimi geldi, bütün bu derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının üzerinden silindir gibi geçti, ezdi ve yok etti.

AKP iktidarı şimdi aynı tehlikeli süreci yeniden, hem de adliye çatısı altında hortlatmaya niyetleniyor.

Yeni dandik barolar kurdurarak avukatları bölmek!

Yasa teklifi şu anda hazırlanıyor, yakında Meclis'e sunulacak.

Diyoruz ya…

Amaç Metin'i kurtarmak!

İktidar kesiminden gelen bir yasa teklifi Meclis'te görüşülmeye başlandığı andan itibaren, endişe edilecek hiçbir durum yok!

AKP-MHP ikilisinin oylarıyla yüzde yüz kesinlikle kabul edilecek demektir!

Bir süre öncesine kadar AKP iktidarının en büyük karşıtlarından biri olan

Metin Feyzioğlu son zamanlarda çark etti, 180 derece dönüş sağlayıp iktidarın işbirlikçisi olmayı içine sindirdi.

Onun her isteği, ağzından çıkacak her söz ve istek, bu saatten sonra iktidara verilmiş olan bir talimat olacak…

Zira Türkiye Barolar Birliğini takan ve ciddiye alan pek kimse olmasa bile, bu kuruluş özellikle parasal açıdan son derece güçlü.

Sonsuz parası, Ankara'da sahibi olduğu “Litai” isimli beş yıldızlı görkemli bir oteli, restoranları, malı mülkü vesairesi var.

Paraların hesabı kim, hangi kuruluş tarafından nasıl denetleniyor, en azından ben bilemiyorum.

Türkiye'deki avukatlarla birlikte baroların da üzerine gitmesi gereken ana konulardan biri işte bu…

Bugüne kadar denetim konusunda ses veren olmadı.

Umarım bundan sonra olur.

Bu yasa çıktığı takdirde olacakları şimdi bir düşünün…

Metin istiyor diye barolar bölünecek ve yeni barolar kurulacak.

Sonrası örneğin (sadece en büyük baro olan İstanbul'dan örnek vereyim) şöyle gelebilir…

Devrimci İstanbul Barosu.

Muhafazakâr İstanbul Barosu.

Çağdaş İstanbul Barosu.

Ülkücü İstanbul Barosu…

Yenilikçi Baro…

Hakiki avukatlar topluluğu Barosu.

Aynen 12 Eylül öncesindeki bölünmelerde olduğu gibi!

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.