Okur Postası

‘Başka kavme benzeyen, o kavimdendir’

Gazetemiz okurlarından Mustafa Başaran, "Başka kavme benzeyen, o kavimdendir" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

‘Başka kavme benzeyen, o kavimdendir’
-

Mustafa Başaran/Kayseri

Hikâyeyi bilirsiniz.

Mariyana’nın oğlu Kirkor, hak nasip etmiş, Müslüman olmuş. Aradan bir gün sonra da emr-i hak vaki olmuş bu dünyadan göçmüş.

İslam inancına göre, bir gayrimüslim hidayete ererse, geçmişi sorulmaz, anasından doğduğu günkü gibi günahsızdır. Bizim inancımıza göre Kirkor cennetliktir. Ama annesine göre arada kalmıştır. Anası Kirkor’a şöyle ağıt yakar. ‘’Ah arada kalan Kirkor’um ah. İsa’yı bıraktın, Muhammed de daha seni tanımadı, ah arada kalan Kirkor’um ah’’. Bu Kirkor’un safı belli, ama bizim arada kalmış o kadar Kirkor’lar var ki, asıl arada kalanlar onlar.

Müslüman desen, ev tam bir Hıristiyan evi, Hıristiyan desen isimler ‘’Ahmet, Mehmet...’’ Tam arada kalmış Kirkor. Malum Noel ve yılbaşından bahsediyorum.

Mevlid kandilinde yanmayan ışıklar 31 aralık gecesi sönmüyorsa bu arada kalmışlık değil de nedir?

Birileri hemen savunmaya geçecek. ’’Bu noel değil yeni yıl kutlaması’’ diye. İyi de, yeni yıl Noel gibi mi kutlanır? Kendimizi kandırmayalım. Evler, çarşılar, pazarlar, AVM’ler... Noel ağaçları ile süslenir, çam katliamı yapılır, her tarafta hindi pazarları kurulur, Papaz Nichola (Noel Baba diyorlar) çocuklarınıza hediye verir, siz de papaz Nichola ile yanak yanağa resim çektirir, evlerinizi Noel ağaçları, Nichola heykelleri, yemek masanızı hindi dolması ile donatır, saat 00 olduğunda da şampanya patlatırsanız bunun neresi masum bir yeni yıl eğlencesi?

Neden ille de çam ağacı? Neden ille de hindi eti? Neden ille de papaz Nichola? Bunların hepsi de Hıristiyanlığın dini gelenekleridir.

Zırva tevil götürmez.

Bu manzara, bal gibi arada kalmışlıktır. İsrail’de AVM’lerdeki yılbaşı ağacı ‘’Bu ağaç Hıristiyan adetidir, Yahudilik inancına hakarettir’’ denilerek AVM’lerden kaldırılmıştır. Bizim Yahudiler kadar dinimize, kendi geleneklerimize saygımız yok mu? Yahudiler kadar, milli gururumuz, şahsiyetimiz, haysiyetimiz, dini hassasiyetimiz... Yok mu?

Biz yüce bir milletin asil evladı, mukaddes dinimizin mü’minleri değil miyiz?

Nedir bu taklitçilik? Nedir bu Hıristiyanlara benzeme çabası? Nedir bu aşağılık kompleksi? Sen Çanakkale’den emperyalistleri geçirmemişsin neye yarar. Çanakkale’de şehit düşen dedelerin torunları papaz Nichola’ya (Noel Baba) dedikten sonra. Çanakkale ha geçilmiş, ha geçilmemiş. Bu utanç bize yeter.

Sonuç: Eğer biz 16 devlet kurmuş olan asil bir milletin torunları isek, evlerimizi Hıristiyan evine dönüremeyiz. Bir Müslüman adı (milli) de olsa piyango ile kumar oynayamaz, evini Hıristiyan adeti Noel ağacı ile süsleyemez. Yılbaşına mahsus çam ağacı katliamı, hindi katliamı yapamaz, evine papaz Nichola’yı misafir edemez, şampanya patlatamaz...

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.