Okur Postası

Batı medeniyeti(!) mazlumların kanı ve canı üzerine inşa olunmuştur

Gazetemiz okurlarından Nevzat Özpelitoğlu, "Batı medeniyeti(!) mazlumların kanı ve canı üzerine inşa olunmuştur" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Batı medeniyeti(!) mazlumların kanı ve canı üzerine inşa olunmuştur
-

Nevzat Özpelitoğlu/Balıkesir

Dünya Devletleri ve o Devletlerin başkanlarının karakter yapısı aynı zamanda o Devletin insanlarının da karakter yapısını yansıtmaktadır dersek herhalde pek yanılmış olmayız. Bu durum tarihte böyle olduğu gibi, bugün de böyledir. Tarihe iz bırakmış Devletlerden olan Roma ve liderlerine bakın, ayrıca Roma halkına bakın. Arenalarda mazlum insanları aslanlara parçalattırmak Roma liderlerinin ve Roma halkının en büyük eğlencesi değil miydi?  Neron, Sezar ve diğer Roma Başkanları o kapkara çağın sadece birer vahşet simgesi olarak tarihe geçmişlerdir.  Almanya’nın Faşist Hitler’i, İtalya nın Faşist Mussolini’si, Rusların Stalin’i, İngilizlerin Churchill’i, ABD nin Franklin D. Roosevelt’i hâlâ unutulmadı. Unutulmaları da mümkün değildir. Bu isimler hep kan, can, zulüm ve ölümle birlikte anılmaktadırlar.

Peki, günümüzde durum nasıl? Cezayir, Fas, Tunus, Libya ve diğer Afrika Devletlerinde on milyonlarca Müslüman’ı katleden Fransa, İtalya ve diğer Avrupa Devletlerinin bugünkü halleri tarihtekilerden farklı mı? On milyonlarca mazlum zevk için katledilirken bu zalim Devletlerin halkı ne yapıyordu? Katliamı seyrediyor ve neredeyse mazlum kanı içme derecesinde kendilerinden geçiyorlardı.  Amerika’ya bakalım, İngiltere’ye bakalım, Fransa’ya bakalım ayrıca gücü eline geçirmiş diğer emperyalist devletlere bakalım hepsinin liderlerinin ellerinden mazlum ve Müslüman kanı damlıyor. Bugünlerde Akdeniz emperyalistlerin donanmalarıyla doldu taştı. Petrol ve doğalgaz kokusu aldılar ya, kan kokusu almış sırtlanlar gibi Akdeniz’e doluştular. Her devirde zulümde zirve yapan Fransa’nın şimdi de Kıbrıs sahillerinde Yunanseverlik ve Rum muhabbetine soyunması boşuna değildir. Karşılarında kararlı bir Türk Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı görünce kuyruklarını apış aralarına alıp seslerini kesmeleri bizi aldatmamalıdır, fırsat kolluyorlar. Maksatları Yunan’ı kollamak ve korumak değil, Kıbrıs kıyılarından çıkacak petrol ve doğalgazdan nemalanmak, parsa kapmak. Dedik ya; kan kokusu almış sırtlanlar gibi petrol ve doğalgaz kokusu aldılar.

Afrika’nın mazlum milletlerinin petrolünü, doğalgazını, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini yıllardır utanmadan çalan bu hırsız Devletler, atalarının izinden gittikleri için Kıbrıs kıyılarında volta atıyorlar. Hırsız oğlu hırsızlar ve katil oğlu katiller. Fransa ve diğer AB Devletleri ve devlet başkanları bu zulümlerini Burkino Faso’da, Gana, Mali, Gabon gibi daha onlarca zayıf Afrika ülkelerinde halen devam ettiriyorlar. Lisanı Fransızca olan bütün Afrika Devletçikleri Fransız zulmünün birer işaret taşlarıdır. Kızılderililerin kanları ve canları üzerine inşa edilen ABD’nin insan haklarından söz etmesi ne kadar doğru olacaksa, Avrupa Devletlerinin insan haklarından dem vurması da o kadar doğru olacaktır!..

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.