Tarih

Batı'da 'Tıbbın hükümdarı' olarak anılan İbni Sina hayatını kaybetti

Tarihte bugün; “21 Haziran 1037” büyük dâhî bilginimiz İbni Sinâ Batı'da tanınan ismiyle “Avicenna”’ın vefat yıl dönümüdür.

Batı'da 'Tıbbın hükümdarı' olarak anılan İbni Sina hayatını kaybetti
-

İbn i Sinâ; Fizikçi, matematikçi, kimyacı, filozof, yaşadığı çağın en büyük tıp bilgini, dahi bir bilim insanı, Türk ve İslam dünyasının en büyük bilim adamlarından biri olup 980’de bugünkü Özbekistan’ın Buhara şehrinde dünyaya gelmiş ve 1037 tarihinde ise Hemedan’da vefat etmiştir.

Günümüzde Fransa’da Paris Üniversitesi'nin girişinde tasvir edilen bir resim vardır. Orada İbni Sinâ bir tahtta başında taç ile otururken sağında ve solunda yine meşhur tıp bilginlerinden Galen ve Hipokrat olduğu resmedilmiştir. Resimde İbni Sina ortada oturmakta ve başında da bir tac bulunmaktadır. Bundan dolayı Avrupalılar ona “Tıbbın Hükümdarı” olarak kabul etmişler ve ondan övgüyle bahsetmişlerdir.

İbn-i Sina, bırakın Tıb ve Fen bilimlerini, o ilahiyattan ahlak ve siyasete kadar yaşadığı dönemdeki bütün bilim dallarıyla ilgilenmiş asırlara meydan okuyan büyük bir bilgin ve muhteşem bir dâhîdir.

Ortaçağı İslam'ın altın çağına dönüştürdü

O, batı için karanlık bir çağ olan Orta Çağı, yaptığı bilimsel çalışmalarla, İslamın Altın Çağına dönüştüren bilim adamlarımızdan biridir. Dolayısıyla bizler için yani müslümanlar için Orta Çağ kesinlikle ve kesinlikle karanlık bir çağ değildi. Orta çağın Türk ve İslam dünyası için Altın Çağ olmasının ispatı da İbn i Sina, El Biruni, El Harezmi ve Cabir Bin Hayyan gibi ve daha yüzlerce harika bilim adamlarımızın pozitif bilimlere olan büyük katkılardır.

İbni Sina, kendini geliştirmek için Belh, Hemedan, Rey, Horasan ve Isfahan'da bulunan büyük kütüphanelerden istifade etmek için bıkmadan, yorulmadan ve usanmadan ilim aşkı için uzun seyahatler yaptı.

O olağanüstü bir zekaya sahipti. Daha 10 yaşına ulaşmadan Kuranı Kerim'i ezberledi. 14 yaşına geldiğinde kendisini yetiştiren öğretmenlerini bile geçmeye başlamıştı. 19 yaşında ise doktor ünvanını elde etti ve 21 yaşına ulaştığında ise döneminin en ünlü hekimlerinden biri oldu.

Batı'da " Avicenna " ismi ile anılır ve yine O, bilim dünyasında " Eş Şeyhu'r Reiys " yani " Baş Üstad " olarak tanınır ve yine Batılı kaynaklar ondan " Hekimlerin Piri ve Hükümdarı " diye bahseder. Hayatı boyunca 200'e yakın bilimsel eser kaleme almıştır.

Tıp sahasında bilumum Avrupa üniversitelerinde yaklaşık 700 yıl boyunca temel kaynak olarak " El Kanun Fi't Tıb = Tıbbın Kanunu " adlı eseri okutulmuş ve bu eserin Latince'ye 10 defa tercümesi yapılmıştır.

Kanun Fi't Tıb 5 bölümden oluşmaktaydı :

... : Anatomi ve Koruyucu Hekimlik,

... : Basit İlaçlar,

... : Patoloji,

... : İlaçlarla ve Cerrahi Yöntemlerle Tedavi,

... : Çeşitli İlaç Terkipleri

Diğer çok büyük ve çok önemli bir eseri de " Kitabu'ş - Şifa = İyileşme kitabı " dır. Bu eser de Ortaçağ Avrupa üniversitelerinde temel kitap olarak okutuldu.

İbn i Sina'nın en büyük yapıtlarından biri olan Kitab'uş Şifa yani Sağlık Kitabı diğer tabirle iyileşme kitabı, İnsanlık tarihinde tek kişi tarafından yazılan en kapsamlı eserdir.

Diğer bir kaç önemli eseri ise şunlardır :

... : Kitab'ul Necat - Kurtuluş Kitabı

... : Risale fi ilmul Ahlak = Ahlak Konusunda Kitapçık

... : İşaret ve'l Tembihat = Belirtiler ve Uyarılar

İbni Sinâ o devirlerde yasak olmasına rağmen kadavralar üzerinde tıbbi ve bilimsel çalışmalar da yapmaktan hiç çekinmeyerek yine bu sahada da öncülük yapmış bir bilim insanımızdır.

Tarihte ilk kez, Tıp ve cerrahiyi iki ayrı disiplinde değerlendiren İbn i Sina, tedavinin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için anatominin önemini de özellikle vurgulamıştır.

Onun meşhur bir sözü vardır. Şahsen onun bu sözüne büyük bir hayranlık duymaktayım. O söz de şudur : "...Aletlerin en faydalısı kalemdir. Bir şişe mürekkep ise bir külçe altından hayırlıdır...”

İbni Sinâ vefat edeceği zaman bütün malını, mülkünü ve servetini yoksullara bağışladı. Tüm kölelerini azat etti ve son anlarını da yoğun bir şekilde Kuran tilavetiyle geçiriyordu.

Velhasıl; daha 10 yaşına gelmeden hafız oldu, yazdığı eserler 700 yıl Avrupa Üniversitelerinde ana kaynak kitap olarak okutuldu ve vefat edeceği sıralarda ise imanının gereği bol bol Kuran ı Kerim okuyan bu büyük bilim insanını sevgiyle saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Mekanın cennet olsun ey büyük dâhî ve müslümanların bilimdeki ey yüzakı!

Bilgiler Av. Mustafa Taşbaşı tarafından derlenmiştir.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.