Kültür - Sanat

"Batılılar hesap yapmayı bilmezken Müslümanlar sekant, kotanjant, kosekantı buldu!"

Müslümanların dünya bilim tarihine eşsiz katkılarda bulunduğunu belirten Prof. Dr. Talip Alp, “Uyuyan sadece Batı’dır ve onlar bu uyuma dönemlerine Orta Çağ adını verip bu dönemi karanlık bir dönem olarak isimlendirirler” dedi.

-

Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Talip Alp, Ortaçağda İslam dünyasının Batı’dan pek çok alanda ileride olduğunu belirterek “Bilimde, keşiflerde ve icatlarda Müslümanlar görmezden gelinir. Batılılar bilimi, Eski Yunan’dan başlatırlar. Bilindiği gibi, Eski Yunan denilen dönem, MÖ 520’li yıllarda başlayıp Roma İmparatoru Jüstinyen’in Yunan düşüncesini yasaklayışına kadar devam eden dönemdir. Bu dönemden sonra Batı, 1500’lü yıllara kadar uyur. Ama uyuyan sadece Batı’dır ve onlar bu uyuma dönemlerine Orta Çağ adını verip bu dönemi karanlık bir dönem olarak isimlendirirler” dedi.

Batılılar hesap yapmayı bilmiyordu

Dünyabizim’den Ahmet Serin’in haberine göre; Bursa Birlik Vakfınca düzenlenen “İslam Medeniyetinde Bilim ve Teknoloji” konulu etkinlikte konuşan Prof. Dr. Alp, Müslümanların bilim tarihine eşsiz katkılarda bulunduklarını belirterek, “Müslümanlar 700’lü yıllarda Yunan bilimini keşfeder ve onların eserlerini çevirirler. Müslümanlar, çeviriler yoluyla elde ettikleri bu bilgileri uzun uzadıya tartışır ve kendilerini bu bilgilerle geliştirir. Bu dönemde özellikle Abbasi Sultanı Ebu Mansur ve oğulları bilime sahip çıkar. Müslümanların ilk örgütlü üniversitesi kabul edilen Beytü’l-Hikme, bu dönemde kurulur. Artık bilim Müslümanlar eliyle gelişmektedir. Cebirin temellerini atan El Harezmî, burada eğitim verenlerden biridir. Harezmî, sıfırı hesaplamalara dâhil eden Müslüman bilim adamıdır. Tarihi kayıtlar bu dönemde Batı’nın hesap yapmayı bilmediğini söyler” diye konuştu.

İlk çalar saati Cezeri buldu

“Bildiğimiz anlamıyla kâğıt da 750 yılında Semerkant’ta bulunmuştur. Yine bu dönemde Bağdat, dünyanın ilim merkezidir. Bilim tarihinin belki de en önemli isimlerinden biri olan İbnül Heysem, optik ve görüntü bilimlerinin temellerini atar. İbnül Heysem, Batılıların en çok yararlandığı Müslüman bilim adamlarındandır” diyen Alp, Müslümanların pek çok sahada önemli ilim adamları yetiştirdiğini ifade ederek şunları kaydetti:

“11. yüzyılda Ömer Hayyam adında bir deha gelir bilim dünyasına. Hayyam, üçüncü dereceden denklemleri ilk çözen kişidir. Yine Hayyam, Sultan Melikşah’ın talebi üzerine dünyanın ilk hassas takvimini bulmuştur. Bu takvimin günümüzde kullandığımız takvimlerden daha hassas olduğunu söylersek Hayyam’ın büyüklüğü daha iyi anlaşılır. Bu dönemde yine Uluğ Bey astronomide, El Cezerî sibernetik alanında inanılmaz işler başarır. Cezeri, ilk pompayı ve ilk çalar saati bulan kişidir.”

Batı yüzlerce sene Birunî'den faydalandı

Talip Alp, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm çağların en büyük bilginlerinden biri de yine Müslüman olan Birunî’dir. Birunî, hemen hemen tüm bilimlerde otorite seviyesinde olan biridir. ‘Tüm çağlar boyunca etkili olmuş on bilim adamı kimdir?’ diye bir araştırma yapılsa bunlardan biri kesinlikler odur. Birunî sekant, kotanjant, kosekant fonksiyonlarını ilk tanımlayan kişidir. Birunî yerkürenin şeklini tespit ve yeryüzünü ölçme işlemlerini konu edinen bilim dalının da kurucusudur. Dünyanın döndüğünü Galileo’dan altı yüz sene önce tespit edip bunu söyleyen kişidir. Canlıları inceleyip güçlü olanların hayatta kalacaklarını kayda geçiren odur. Birunî, ışığın sesten hızlı olduğunu bulan kişidir. Batı, yüzlerce sene Birunî’den ve eserlerinden yararlanmıştır. Birunî, dünyanın büyüklüğünü hemen hemen kesine yakın bir şekilde hesaplamıştır.”

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.