Okur Postası

Biz bize yeteriz Türkiye’m

Gazetemiz okurlarından Alaettin Köksal, "Biz bize yeteriz Türkiye’m" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Biz bize yeteriz Türkiye’m
-

Alaettin Köksal

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın, “BİZ BİZE YETERİZ” cümlesiyle 83 milyon insanımızın kardeşliğine ve eşit vatandaşlar olduğumuza vurgu yaparken,“TÜRKİYE’M” kelimesiyle ırk, dil, din, mezhep, bölge, parti, tarikat, cemaat, dernek, vakıf, sendika, iş dünyası ayırıma yapmadan her kesimi kucaklayan, hep birlikte Türkiye olduğumuzu ifade etmektedir.

Dünya insanlığı korona virüs nedeniyle can derdine düşerken, maalesef ülkemizde var olan ve fesat üreten bir avuç fitneci, iktidarda olan AK partisinin yaptığı maddi ve manevi hizmetlerine nefsi, hissi ve ideolojik saplantıları nedeniyle, kin ve nefretlerini, yüksek sesle kusmaktadırlar.

Bugüne kadar 86 devletin Türkiye’den yardım talep ettiğini, bunların içinde İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya’nın olduğunu gören ve bilen, mankurtlar ve mankurtçuklar, (bilinçsiz köle ve kölecikler) Türkiye’nin büyümekte olduğunu bir türlü kabul edemiyorlar. İmkânlar ölçüsünde birçok ülkeye, maddi ve manevi yardımlarda bulunan Türkiye’ye teşekkür edilirken, içimizde köle ruhlular ve milliliği anlamayan bazı ruhsuzlar, yapılan teşekkürleri duymamak için kulaklarını tıkamayı, yapılan maddi ve manevi hizmetleri görmemek için devekuşu gibi başlarını kuma sokmayı, kelime oyunlarıyla hakikati saptırmayı marifet sanmaktadırlar.

Bizleri kardeş yapan manevi değerlerimize saldırarak, Yüce Allah’ın nizamına harp ilan edenlerin, bir virüs karşısında nasıl mağlup olduklarını yaşayarak gördük. Korona virüs belasından ve diğer belalardan korunmak için müslümanlar topluca tövbe ederek, “Ey iman edenler iman ediniz” ilahi emri yerine getirmelidirler. Yüce Allah’a (CC) hamd olsun ki, beşeri düşüncelerin ve ideolojilerin, devletin ve milletin milli menfaatlerinden ve İslam’ın dinin üstünde olmadığını bilen yöneticilerimiz, siyasilerimiz ve insanlarımız vardır.

Adaletten ayrılmayan yargıçlarımız, ülke savunmasında gözünü kırbadan mücadele eden askerimiz ve emniyet mensuplarımız, milletin milli ve manevi değerlerine saygı duyan, milletin hakkını yemeyen, yedirmeyen Bakan, Milletvekili, Belediye başkanlarımız vardır. Toplumu doğru bir şekilde bilgilendiren medya mensuplarımız, milli ve yerli üretimden yana olan sanayicilerimiz, işadamlarımız, bürokratlarımız, vatanı ve mukaddes değerleri için feda-i can eden milletimiz vardır.

İçimize yaşayan milletin inançlarıyla alay eden, demokrasi ve özgürlük istismarcısı zirzopların efendileri, diz çökmek üzeredirler. Dünya dönüyor, devir değişiyor. Yüce Allah’ın izniyle Türkiye öncülüğünde İslam dünyası ayağa kalkacağını, yeni ve adil bir dünya düzeninin kurulacağını, yaşayanlarımız şahit olacaktır. Siyonist şer güçler, dünyayı yönetecek, küresel devlet kurmanın hazırlığı içindedirler. Yüce Allah’ın izniyle, İslam ümmetinin gayretiyle, Siyonistlerin zulme ve fesada dayalı beş binlik yıllık hain planları ters tepecek, oyunları bozulacak, İslam dininin adaleti dünyaya hâkim olacaktır.

Devlet mekanizmasının işleyişini sağlayan, tüm kurum ve kuruluşlarıyla Bakanlıklardan Belediyelere kadar teşkilatlanmış her birim ahlak, adalet, dayanışma ve yardımlaşma ilkeleriyle hareket ettiklerinde devletimizin sırtı yere gelmeyecektir. Bu ilkeler doğrultusunda hareket eden yöneticiler ve siyasiler, ülkenin huzur ve barışına, siyasi ve sosyal gerilimlerin azalmasına, nizam ve intizamın korunmasına büyük bir katkı vermiş olurlar. Ülkemizde ve dünyada güçlülerin adaleti hâkim oldukça, ne ülkemizde ve ne de dünyada huzur ve barış olmayacaktır, güçlüler kazanacak mazlumlar ve mağdurlar kaybedecektir. Mazlumların ve mağdurların galip gelmesinin tek yolu İslam dinine samimiyetle sarılmaktır. Bu gücü çok iyi bilen zalim şer güçler, İslam dininin ahlak kurallarına, adalet anlayışına, sosyal yaşantılarına saldırmaktan geri durmayacaklardır. Ülkemizin ve diğer İslam ülkelerinin kalkınmasını engel olabilmek için, ellerinde gelen her türlü ihaneti ve ahlaksızlıkları yapmaktan çekinmeyeceklerdir. Hiçbir müslüman, zalimlerden medet beklememeli, timsah gözyaşlarına aldanmamalıdır. Zalimler ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, içten destek almazlarsa, hiçbir ülkeye karşı siyasi ve ekonomik zafer kazanamazlar. Yeri geldiğinde, mukaddes değerleri uğruna, şehit olmayı göze alan milletimiz, zalimlerden ve işbirlikçi hainlerin emellerine müsaade etmez. 

Vesayetçilerin fikir ve düşüncelerine göre hareket eden bazı medya mensupları, sivil ve resmi bürokratlar, siyasetçiler, işadamları ve yargıçlar, hukuk içinde tedip (Islah) edilmelidir.

Yaptıkları ihanetler ve hakaretler yanlarında kâr kalmamalıdır. Yanlış yapan bürokratı, başka bir yere tayin etmeden işine son verilmeli. Cezalar caydırıcı olmalıdır. Küçük bir çocuğa tecavüz eden ahlaksıza, vatana ihanet eden haine, kasten adam öldüren katile, müebbet değil, idam cezası verilmelidir. Bu tip ahlaksızlar, hainler ve katiller, milletin parasıyla hapishanelerde beslenmemeli, iyi halden cezaları indirilmemelidir.

Af çıkar veya darbe olur ümidiyle cezaevlerinde beslediklerimiz, gün gelir potansiyel bir darbeci olarak karşımıza çıkabilirler. Nefislerinin ve efendilerinin tesirinde kalarak, AK partisinin iktidarından rahatsız olanlar, yalanla ve algı operasyonlarıyla milleti aldatmaya, AK partisini iktidardan düşürmek isteyen şer güçlerle iş biriliği yapmaktan sakınmalıdırlar.

Milli ve manevi değerlere önem veren müslümanlar, tefrikaya düşmeden birlikte hareket etmenin ne derecede önemli olduğunun tefekkürün yapmalıdırlar.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.