Okur Postası

Biz okuyalım, akledelim, araştıralım..

Gazetemiz okurlarından Mesut Yücetürk, "Biz okuyalım, akledelim, araştıralım.." başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Biz okuyalım, akledelim, araştıralım..
-

Mesut Yücetürk

RABBİM İLMİMİ ARTIR!

(Taha 114)

Rabbimiz Kur’an’da, dua edebini, üslubunu, ahlakını gösterir Peygamberlerin dilinden. Rızk, Rabbimizin taahhüdündedir. Ancak bu Rabbimizin tasarrufundadır.

Allah rızkı dilediğine açar dilediğine kısar” buyurur. (Zümer 52)

O rızkı dilediği ölçüde indirir” buyurur diğer bir ayette. ‘(Şûra 27)

Rabbimizin ölçüsü nedir bilmiyoruz. O kafire de verir, Müslümana da. Ancak, “İnsan için ancak, çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm 39) Ayeti bize yol gösterir bu konuda sanırım. Kimse oturduğu yerden rızkını temin edemez. Kimse oturduğu yerden cenneti de garanti edemez. Ve kimse de oturduğu yerden alim olamaz. Kimseye de oturduğu yerden Rabbimiz ilim vermez.

Çünki, bu fıtrata aykırıdır.

İlk emri “OKU” (Alak 1) olan bir dinde, okumadan ilim sahibi olmak mümkün müdür? Elbette değildir. Ancak her okuyanın da alim olmayacağı bir gerçektir.

Çünki, okumak sırf Kur’an’la, kitaplarla sınırlı değildir. Hayatı okumak; insanı okumak, kainatı okumaktır aslolan. Çünki, okumak sadece okumakla da sınırlı değildir.

Gerçek manada okuyan kişi;

Akleder, sorgular, araştırır, muhakeme eder, tefekkür eder, analiz yapar, bağ kurar ondan sonuçlar çıkarır ve ortaya yeni bir fikir, ürün çıkarır.

Çünki, alim demek üreten demektir. Sorunlara çözümler sunan, yol gösteren, yola ışık tutandır. İyiliği tavsiye eden kötülükten sakındırandır.

Zalime karşı çıkan, mazluma kalkan olan demektir.

Aksi halde alimin ilminden bahsetmek söz konusu değildir.

O tüketen, laklak eden biridir.

Rabbimizin tabiri ile;

Kitab yüklü eşeklerdir.” (Cuma 5)

Yine Rabbimiz; “Şükredin artırayım.” (İbrahim 7) buyurur.

Her nimetin Şükrü kendi cinsindendir.

Malın Şükrü infaksa, ilmin Şükrü de, onu aktarmak, faydalı insanlar yetiştirmektir.

Rızk için, “Rabbim rızkımı ARTIR”diye bir ayet yoktur. Ama, “Kim ahiret Kazancı’nı isterse, onun Kazancı’nı artırırız. Kim de dünya Kazancı’nı isterse ona da istediğinden veririz, fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur.” (Şura 20) buyurur Rabbimiz. Yine yukardaki zikrettiğim ayetlere istinaden bunun ölçüsünü belirleyen Rabbimizdir.

Ancak, ilimde bir ölçü, sınır yoktur. “Rabbim ilmimi artır” ayetinden anladığım;

İlmin bir çalışarak kazanılan kısmı, bir de Allah tarafından kullarına lütfedilen kısmı olduğunu düşünmekteyim.

Size gelmeyen bir ilim geldi!Meryem 43 der, bir kısmı Hikmet’in verildiğini söyler. Musa as ve kul kıssasında, Belkıs’ın tahtını getiren kul içinde;

Kitaptan ilim verilen.

Kitabtan Hikmet verilen” ifadelerini kullanır Rabbimiz. Hasılı,  biz okuyalım, akledelim, araştıralım,  tefekkür edip Hakkı’nı verelim ki Rabbimizin vereceği ilmi,  Hikmet’i  hak edelim. “O kalemle öğretendir!Alak 4 Ayeti ile ilim arasındaki bağa dikkatleri çektiğini düşünmekteyim Rabbimizin.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.