Okur Postası

Bozuk ekonomiye son vermeliyiz

Gazetemiz okurlarından Güngör Büyükçınar, ‘Bozuk ekonomiye son vermeliyiz’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Bozuk ekonomiye son vermeliyiz
-

Ülkemizde ki faizsiz denilen katılım bankaları, mudilerine her ay verdikleri kâr payı kazanç, eğer faizden, altından, dövizden daha yüksek kâr kazanç vermiyorsa o ülkede katılım bankaları asli görevlerini yapmıyorlar demektir.

Bilindiği gibi katılım bankaları, ev alacaklara, otomobil alacaklara, aldıkları fiyatların üzerlerine belli bir kâr ilave etmekle ne faizle ne dövizle ne de altınla gerekli şekilde mücadele edemezler. Böylece döviz, faiz, altın bir lokomotifin ardına takılmış vagonlar gibi devam eder gider.

İşte maalesef sözde katılım bankacılığı adı altında bugün için ekonomimizde devamlı kanayan yaramızı iyileştirmek değil de adeta pansuman tedavisi yapmakla meşguller. Ve maalesef bu durumda köylüsü, kentlisi her türlü vatandaşlar birikimlerini sanayilere, teknolojilere değil de ya faize, ya dövize ya da altın alıp vatandaşlar maalesef birikimlerini çoğunlukla ya başka yerlerde ya da yastık altına saklamaya mecbur kalıyorlar.

Çünkü, vatandaşlar olarak devletin yıllarca o çalıştıramadıkları fabrikaların nasıl iflas edip de özelleştirme mecburiyetinde kaldıklarını vatandaşlar çok görmüşlerdi. Tabi sadece aynı zamanda devletin mi? Ülkemizin borsacı, sanayici iş adamları da kapıldıkları o faiz cenderesinden bir türlü yakalarını kurtaramayınca, vatandaşlar da ne borsacı ne iş adamı ne de sanayicilerin doğru dürüst bir iş yapamadıklarından dolayı aynen çocukların atlı karıncalarda döndükleri gibi faiz, döviz, altın üçgeni etrafında yıllarca hâlâ dönüp duruyorlar.

Çünkü görülmüştür ki Merkez Bankası bir türlü faizleri doğru dürüst dizginleyemediğinden vatandaşlarda istemese de mecburen borsaya, sanayilere, teknolojilere yatırım yapmak yerine maalesef hiç çalışmadan, terlemeden faize, dövize, altın gibi yatırımlara mecburen yönelmiş oluyorlar. Çünkü bir bakıyorsun ABD ülkemize karşı bir yaptırım kararı alıyor, faiz yükseliyor. Suriye İdlib olayı karşımıza çıkıyor, hemen döviz yükseliyor. Sonra bir bakıyorsun siyaset Arap saçına dönmüş, altın fiyatları birden yükselişe geçivermiş. Vatandaşta böyle bir arada bir derede kalmış olarak, altın, döviz, faiz yatırımına mecbur kalmış oluyor. Çünkü ülkemizde başta savunma sanayileri ve teknolojiler, CHP iktidarları zamanında hemen hemen hiç yapılmadığından bu durumda ihracatımızda artış göstermemiş olduğundan Merkez Bankası da böylece faizi, dövizi, enflasyonu maalesef dizginleyememiş oluyor.

Tabi böylece Merkez Bankasının kararları da birden altüst olmuş oluyor. Eğer biz, ülkemizin ekonomisini, sanayisini sağlam temeller üzerine oturtmak istiyorsak biz ülke olarak bundan böyle artık yepyeni bir sistem içersinde halkımızla, yani girişimci ortaklarla birlikte öncelikle bir deneme mahiyetinde maliye bakanlığının ön göreceği bir katılım bankacılığı nezdinde faizsiz sermayelerle birlikte piyasada yetişmiş uzman kadrolar eşliğinde piyasada güven vermiş her türlü girişimci ortaklarla öncelik inşaat, marketçilik, oto yedek parça imalatları gibi günümüzde, en kazançlı döviz getirecek olan teknolojilere dönük her çeşit akıllı cep telefonu veya bilgisayar gibi imalat alanlarında katılım bankacılığı eşliğinde bizler her türlü girişimci ortaklarla birlikte eğer uzun yıllar öncesinden bu yana faizsiz sermayelerle işe başlamış olmuş olsaydık şimdi ülkemizde faiz, döviz, altın gibi yatırımlar hiç pirim yapamayacağından dolayı kimse ticari bankalara yan gözle bile bakmazlardı. Biz Müslümanlar olarak faize dayalı değil, faizsiz bir sistem içersinde ülkemizi yönetmeliydik.

Ve görülüyor ki kâr paylarının böylece yükselmesi ile katılım bankaları daha yüksek mudilerine kâr payı vereceğinden dolayı herkes yatırımlarını sanayilere ve her türlü üretimlere, imalatlara yatırarak bu kazanılacak yüksek kâr payları ile birlikte başta savunma sanayilerimiz olmak üzere faize, altına, dövize değil de herkes katılım bankalarına adeta koşar gibi gidecekler. Tabi böylece diğer ticari bankalar da belli bir zaman sonra, ya faizi bırakıp birer katılım bankaları olurlar ya da bankalarını kapatıp, Hawaii adalarına veya Kanarya adalarına giderler, bol bol oralarda tatil yaparlar.

Çünkü sermayesi faiz olan, kaybetse de kaybetmiştir.

Kazansa da kaybetmiştir

Selam ve dualarımla.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.