Okur Postası

Bu ülkeyi size bırakacağımızı mı sandınız?

Gazetemiz okurlarından İsmail Tekpınar, "Bu ülkeyi size bırakacağımızı mı sandınız?" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Bu ülkeyi size bırakacağımızı mı sandınız?
-

Öncelikle şunu bilmek gerek; Türkiye sizin bildiğiniz diğer ülkelere benzemez…

Çabuk satın alabileceğiniz zevâtlar olabilir. Lâkin onlarla mücadele edebilecek fazlasıyla devletin bekâsını düşünen ülke sevdalısı insanımız var…

Dünya’nın içinde bulunduğu korona virüs pandemi sürecinde ülkemiz de nasibini aldı… Aylardır başarılı bir şekilde süreç yürütülmekte sulandıranlar oluyor fakat gereken tedbirlere uymayanlara yaptırımlar, cezai müeyyidelerle uygulanıyor…

Okullar tatil edildi, mabetlerde ibadetler tehir edildi, yani camiler de geçici olarak toplu ibadete ara verildi. Hatta resmi kurumlarda esnek çalışma dönemine geçildi. Tüm bu tedbirler fiziki mesafeyi muhafaza etmek içindi…

Süreç normalleştikçe camilerimizde, okullarımıza da, kurumlarımızda ve diğer tüm hayat-ı içtimaiye de normale dönecektir… Malum hepimiz yakından takip ediyoruz… Şimdi bunları neden anlattım:

Yakın zamanda birileri şer odakları için harekete geçti.

Yine boş durmuyorlar; içimizdeki avaneleriyle birlikte darbe söylemleri, Hacı Bayram-ı Veli (hz) türbesinin hemen önünde drift yapan motorcu, çav bellacılar, bir bakanın dili sürçmesi İstanbul’un fethine işgal demesi, bir kanalda İsrail- Kudüs sanki İsrail’in başkenti Kudüs gibiymiş gibi yazılması vs… bunların hepsi sizce tesadüf mü?

Bunlar olurken tabi batılıların çok kolay satın aldıkları yetiştirdikleri bazı provokatif eylemciler de fitne çıkarıp iç karışıklık yapmak üzere farklı farklı yollar deniyorlar… Hani deriz ya su uyur düşman uyumaz… Yıllarca devletin kılcal damarlarına kadar sızan başımızın püsküllü belası fetöden kurtulduk ama yan dallardan besledikleri sahada devam ediyor…

Şu birkaç gündür Adana’da fetö söylemlerine destek veren, aynı taktikle provokasyon eylemler yapan, uçakların geri vitesi yok diyen bir zevat çıktı; “ben devleti tanımam akrabalarımla bayramlaşırım cemaatle namaz kılarız” deyip, sokaklarda gösteriler yaptı… Bakın bu sözde cemaat liderinin en basit örneği namaz kılıyorlar başlarında imam da dahil takke yok…

Biz Müslümanlar olarak namazda takke hatta sünnet olan sarık sararız…

Bunların derdi namaz kılmak değil, asıl dert devletle muhâfazakâr kesimin arasını açmak… Sorsanız bunlar beş vakit camiye gider cemaatle namaz kılarlar! Günahlarını almayayım ama, ihtimal dahi vermiyorum evde kılıyorlarsa ne ala. Çünkü yaşadığımız hayatın içinde bildiklerimiz maalesef var, kılan az…

Bu Alpaslan Kuytul’un sosyal medyada paylaşımlarına bir bakın ayrıca ekibinin takip ettiği terör örgütü hesaplarını destekledikleri hesaplara bakın görü. Ayrıca beğenilerini kimler yapıyor, yurtdışında ne kadar kaçak olan fetöcüler varsa hepsi bu adamın hükümete ve devlete karşı yaptığı saçma sapan eylemlerini başkaldırmasını beğeniyorlar. Çok manidar değil mi? Bu kişinin bazı paylaşımları şu şekildedir: “Bakın görün ey millet Erdoğan Zalimdir biz namaz kıldığımız için Polislerini gönderdi bizi dövdürdü” imajı vererek algı yapmaktalar… “Tayyip Erdoğan’ın kalemi kırıldı verilen şereflerin geri alınması lazım…”

“Hayırlı olsun askeri darbe yapıldı.”

“Hadi Suriye’ye girin de görelim…”

Darbeye tiyatro demesi…

Sen kimsin önce onu bilelim. Siyasetçi mi? Yoksa dini kullanarak lider olmaya çalışan biri mi? Yoksa ülkeye fitne tohumları saçmaya çalışan bir dış mihrak ajanı mı? Ehl-i sünnet vel-cemaat olanlar ne yaparlar bilir misiniz? Rehberleri olan ancak Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet-i seniye ışığında Peygamberimiz (SAV) izinden ülkeye faydalı ilim bilim insanı yetiştirmek için çalışırlar. Devletin kaynaklarından beslenmezler, kendi yağlarıyla kavrulurlar…

Ehl-i sünnet vel-cemaat olan hiçbir dernek, vakıf, cemiyet ve cemaat asla devletle çatışmaz, devleti ele geçirmek için mücadele vermez, provokatif militan yetiştirmez, siyasetle ilgilenmez, batılılara uşaklık etmez; fetöcüler gibi asla olmazlar…

Allah bizlere akıl ve fikir ni’meti vermiş onu iyi kullanıp ülkemize sahip çıkalım dış mihrakların maşalarının oyunlarını bozalım…

Velhâsıl Kuytul ve türevlerini geçmişte bu senaryoları çok yaşadık gördük. Bunların en azılıları fetödür bakın. 1996’da Ali Kalkancı, Fadime Şahin hadisesi gündeme oturdu ve arkasından irtica bahanesiyle 28 Şubat’la hükümet yıkıldı…

15 Temmuz 2016’da fetöcülerin yaptığı darbeden sonra insanların bir kısmı cemaatlerden korkar olduğu gibi… Bunların asıl maksatları ve gayeleri dindar kesime ve İslâm’a darbe vurmak… İnsanları cemiyetlerden, derneklerden, vakıflardan ve dinden soğutup İslâm’dan uzaklaştırmaktır… Geçmişte irtica yaftasıyla yaptıklarını şimdi farklı isimler ve radikal grupların altında yapmaya çalışmaktadırlar senaryo aynı sadece figüranlar değişiyor…

Beyler sizlere buradan fitne primi çıkmaz… Vesselâm…

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.