5. TYT SINAVINA
KALAN SÜRE

:::

Okur Postası

Bugün en büyük tehlike inandığı gibi yaşamayan insanların yaşadığı gibi inanmaya başlamalarıdır...

Gazetemiz okurlarından Alaaddin Kısa, "Bugün en büyük tehlike inandığı gibi yaşamayan insanların yaşadığı gibi inanmaya başlamalarıdır..." başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Bugün en büyük tehlike inandığı gibi yaşamayan insanların yaşadığı gibi inanmaya başlamalarıdır...
-

Alaaddin Kısa

Başörtüsüne saldırı olayları yirmi sekiz şubat sürecinde çok yoğunluklu yaşanırdı. Daha geçmiş zamanlara baktığımız zaman Peygamberlerin tevhid mücadelesinin başladığı ilk insanın yaratılışına kadar inebiliriz. Başörtüsü aslında Dini bir tercihtir. Yoksa bir insan neden başını örtsün? Başörtüsü gerçek anlamında kullanıldığında İslam Dininin vazgeçilmez emridir. Bugün Başörtüsü ‘’Tesettür’’ kavramından uzaklaşarak süslenme aracı olmaya başlamıştır. Aslında Başörtüsüne saldıran kişilerin asıl niyeti Başörtü emrini veren İslam Dini’ni ortadan kaldırmaktır. Saldırılan İslam’dır.

Saldırılan kişiler belki İslam’ın rükünlerini yerine getirmiyorlar ama sadece örtünün varlığı bile yetiyor. Görünüşte bile İslam’ın emrinin yapılması Laikçi Yobazları rahatsız ediyor. Bugün İstanbul’da CHP Büyükşehir’i kazandı diye Müslümanlara veya Müslüman görünenlere hayatı yaşanmaz hale getirme ihtiyacı hisseden Laikçi güruh, tüm memleketin yönetimini ele geçirirse ne yapacağını ortaya koyuyor hem de göstere göstere...

Bu mesajı almazsak sonra daha çok pişmanlık duyacağımız işler başımıza gelecek. Bu Laikçi Güruh zamanında Camilerimizi ahıra çevirip kapısına kilit vurmuştu. Sonraki torunları da Dinin hangi emri varsa karşısında durmayı görev saydılar. Başörtüsü en son gelinen noktaydı. Yeni oluşturdukları LAİKLİK DİNİ’ne kim aykırı davranırsa baş düşmanları oydu. Kimse çarşaf giyemez, kimse başörtüsü veya cübbe ile dolaşamaz “KAMUSAL ALANDA”... Açıkça söyleseler Dine karşıyız diye olmayacak... En iyisi semboller üzerinden yürümek... İstanbul’da ve birçok Büyükşehir’de inşa edilen Güvenlikli Siteler, İslam dışı bir hayat vaat ediyorlar.

Özellikle 3.500-4000 kişiyi barındıran bu sitelerde Cami veya Mescid olmaması Müslümanca hayata karşı yapılan en büyük darbedir.

Burada yetişen çocuklar da İslam’ın temel unsurlarından uzak ve materyalist düşünce yapısına uygun bir hayat çizgisine sahip olmaktadırlar. Büyükşehirlerde yapılaşmanın dikey olarak gelişmesi komşuluğu bitirmiş insanları sadece kendini düşünen maddeci varlıklar haline getirmiştir.

Bugün en büyük tehlike inandığı gibi yaşamayan insanların yaşadığı gibi inanmaya başlamalıdır... Kişilere İslam Dini okullarda tam olarak öğretilmeli ki geleceğimiz kurtulsun. Aksi halde daha çok başörtülüler saldırıya uğrayacaktır.

Toplum çatışma ortamına sürüklendikçe zararlı çıkacak Milletimiz ve Devletimiz olacaktır...

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.