Gündem

Cem Özer, Bediüzzaman Said Nursi ve İslam alimlerine küstah saldırı: M.Kemal'in 'kısa saçlı kızlar' sürecini tersine çevirdiler

Magazin, eğlence ve gayrı meşru yaşam tarzı mensuplarından oyuncu Cem Özer, boyundan büyük laflar etti. Bediüzzaman'a ve İslam alimlerine hadsizce dil uzatan oyuncu bozuntusu Özer, M. Kemal'in "zekâsının yansıması" olarak nitelediği dans etmenin, konserlerin, avrupa kültürüne hakim genç kızlar sürecinin, Said Nursi başta olmak üzere şeyhlerin ve şıhların yüzünden tersine döndüğünü söyledi.

Cem Özer, Bediüzzaman Said Nursi ve İslam alimlerine küstah saldırı: M.Kemal'in 'kısa saçlı kızlar' sürecini tersine çevirdiler
-

Osmanlı gibi İslami bir hayatın hakim olduğu bir devletten sonra tamamen Avrupa özentisi, gayr-i meşru hayatın teşvik edildiği bir düzene övgüler düzen Cem Özer, kendince kurnazlık yaptı. Avrupai yaşamın, Türkiye'nin İslam'dan uzaklaşmasının başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerinin desteğiyle yaygınlaşmasını görmezlikten gelen Özer, Said Nursi'nin Kur'an'ı belirttiği, Peygamber Efendimizin (asm) uyguladığı İslamca yaşamak modeline hadsiz bir şekilde İngilizlerin desteğini dahil etmeye kalktı.

Özer, Ogünhaber adlı sitede yayınlanan yazısında M. Kemal'in 1924'te 130 metre boyunda, 16 metre genişliğinde bir vapur aldığını içindeki heykel, resim, biblolar, senfoni orkestrası ve bilimum çağdaşlık (!) göstergeleri ile Avrupa'nın 12 ülkesinin 16 şehrini ziyaret ettiğini yazdı.

"İngiliz, Fransız ve Alman gazeteleri “Kemal Paşa'nın kısa saçlı kızları” diye manşet attı"

Yazısında dans eden kadın ve erkek resmi de kullanan Özer, "İngiliz, Fransız ve Alman gazeteleri “Kemal Paşa'nın kısa saçlı kızları” diye manşetler atmıştı. Mürettebatın yarısından fazlası kolejlerden seçilen, İngilizce, Fransızca konuşan kızlarımızdı. Rengarenk elbiseler giymişlerdi, Avrupa kültürüne hakimdiler. “Fesli insanların ülkesi” imajını bir anda yıkmışlardı. Avrupa hayretler içinde Türkiye'nin çağdaş yüzü ile tanışıyordu. Karadeniz Vapuru'nu, pürüzsüz İngilizce konuşan Bediha Celal'in rehberliğinde gezen Amsterdam Belediye Başkanı “Böyle bir Türk kadını ile karşılaşacağımı düşünemezdim” diyordu. Güler yüzlü modern Türklerle karşılaşmışlardı. Mustafa Kemal zekâsının yansımasıydı" dedi.

Bediüzzaman Said-i Nursi ve İslam alimlerine hadsizce dil uzattı

Tam "çağdaş" olacakken övdüğü Avrupa'nın (ne hikmetse) birden korkmaya başladığını ileri süren Özer, tipik ezberletilmiş kalıp cümleler ile İslam alimlerine saldırdı:

"Sonra; bu çağdaş ve atılımcı Türkiye'den korkan Avrupa; İngiltere'nin öncülüğünde, başta Said-i Nursi olmak üzere çeşitli şeyhti, şıhtı, hocaydı, ajanlarını (tıpkı Ortadoğu’da olduğu gibi) devlet içine sokarak, süreci tersine çevirdi. Aslında Türkiye çok önemli değildi. Müslüman bir ülke olarak çağdaşlığın ve bilimin, aklın standartları hurafenin yerini alırsa ve halk aydınlanır da inançlı yoksullar kalmazsa, Ortadoğu’daki kabile bozması devletler, Türkiye‘yi örnek alırlarsa, Avrupa ve Ortadoğu’yu nasıl ele geçirip, petrole çökecek ve halkına ihanet eden, işbirlikçi krallar, emirler vasıtasıyla bu coğrafyadaki çıkarlarını nasıl koruyacaktı?"

Kaynak: Risale Haber

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.