İSLAM

Cuma Hutbesi’nde 'Vatan' vurgusu! Allah size yardım ederse sizi yenecek güç yoktur

Cuma vaktinde okunarak Müslümanların bilinçlendirilmesi sağlanan Cuma Hutbesi'nin bu haftaki konusu 'Vatan' olarak belirlenerek, İslam'ın vatan anlayışı hakkında bilgilendirme yapılacak.

Cuma Hutbesi’nde 'Vatan' vurgusu! Allah size yardım ederse sizi yenecek güç yoktur
-

 Oğuzhan Çağlar  yeniakit.com.tr 

Cuma Namazı, Müslümanların her hafta bir araya toplanmasına ve ortak bir İslam faaliyeti gerçekleştirilmesine aracılık eden, her Müslümana farz kılınmış ortak bir ibadettir. Her hafta Müslümanların bilinçlendirilmesi amacıyla Cuma vaktinde okunan hutbenin bu haftaki konusu 30 Ağustos münasebetiyle ‘Vatan’ olarak belirlenirken, “Vatan size emanettir” başlığıyla yayınlanan bugünkü hutbede Müslümanlar vatan kavramının İslam’daki yeri ve cihad kavramı hakkında bilinçlendirilecek.

“Vatan şehadet şerbeti içenlerin, gazi olanların mukaddes emanetidir!”

“Üzerinde yaşadığımız vatan bizim için bir toprak parçasından çok daha fazla anlam ifade eder.” sözleriyle başlayan hutbe, şöyle devam edecek: “Vatan, hür yaşadığımız ve hür yaşamak için her türlü hayâsızca akına göğsümüzü siper ettiğimiz yerdir. Vatan, uğruna canını, cananını, bütün varını feda edip şehadet şerbeti içenlerin, varlığından vazgeçip gazi olanların bize miras bıraktığı mukaddes bir emanettir. Bizler, vatan müdafaasını sadece bir toprak parçasını korumaktan ibaret görmeyiz. Bu toprakları vatan yapan yüce değerlerimizi muhafaza etmek için her türlü gayreti gösteririz. Bu vatanda yaşayan her ferdin canını, dinini, malını, neslini, şeref ve haysiyetini koruruz. Din, dil ve ırk ayrımı yapmaksızın mazlumların ve mağdurların yanında yer alır; bize bel bağlayanların ümitlerini boşa çıkarmayız. İstiklal ve istikbalimizin sembolü olan şanlı bayrağımızın gönderden inmemesi için mücadele ederiz. Şehadetleri dinin temeli olan ezanlarımızın dinmemesi için her türlü fedakârlığı göğüsleriz.”

“Vatanı sevmek ve korumak kutsal bir vazifedir!”

Hutbede vatanı savunmak adına düşman karşısında her türlü hazırlığı yapmış olmanın emir olduğu vurgulanarak şu ifadelerle Müslümanlara seslenilecek: “Vatanı sevmek ve korumak her Müslüman için kutsal bir vazifedir. Düşman karşısında psikolojik, teknolojik ve ekonomik her türlü savaşa hazırlıklı olmak dinimizin emridir. Nitekim Cenâb-ı Hak bu hususta şöyle buyurur: ‘Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.’ Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise hak ve hakikat yolundaki bu kutsal mücadele hakkında şöyle buyurur: ‘Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin.’ İçinde bulunduğumuz ay, ecdadımızın vatanını ve mukaddesatını koruma uğruna eşsiz kahramanlıklar gösterdiği nadide bir aydır. Şanlı ecdadımız, iman dolu göğsüyle, cesaret ve kararlılığıyla nice Ağustos ayına damga vuran eşsiz zaferler kazanmıştır. Malazgirt’ten Kosova’ya, Mohaç’tan Büyük Taarruz’a kadar kazanılan zaferler bunun en büyük şahididir. Bu zaferler bize göstermiştir ki, Allah’ın yardımı daima müminlerle beraberdir. İnananlar ‘Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?’ diye niyazda bulunduklarında, Yüce Rabbimiz, ‘Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır.’ müjdesiyle müminleri daima desteklemiştir.”

“Hakk’ın yanında yer alanlar, zafere ulaşacaktır!”

“Yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönmeden vatanımıza namahrem eli asla değmeyecektir.” ifadeleriyle Müslümanlara seslenilen hutbe, şöyle son bulacak: “Birlik ve beraberliğini her türlü menfaatin üstünde tutan, cesaret ve azimle çalışan aziz milletimiz, hiçbir zilletin boyunduruğu altına girmeyecektir. Kardeşliğimizi, muhabbetimizi ve dirliğimizi bozmak isteyenler dün olduğu gibi bugün de kaybetmeye mahkûmdur. Zira Hakk’ın yanında yer alanlar, adalet ve samimiyetle çalışanlar muhakkak zafere ulaşacaktır. Geçmişten geleceğe onurlu yürüyüşünü sürdüren aziz milletimizin varlığı bu dünya için umuttur. Zalimlere karşı ayakta durmamız, mazlumlara kol kanat germemiz ancak vatanımızı, milletimizi ve mukaddes değerlerimizi topyekûn savunmakla, madden ve manen güçlü olmakla mümkündür. O halde genciyle yaşlısıyla ecdadımızı örnek alıp aynı imanı, aynı gayeyi, aynı azmi, aynı sadakat ve teslimiyeti bizler de kuşanalım. Ülkemizi baskı altına almak, birlik ve beraberliğimizi bozmak, fitne ve fesatla bu aziz vatanı karıştırmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Doğruluktan, iyilikten, hak ve hakikatten asla ayrılmayalım.”

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.