Okur Postası

Cuma kılmak, hutbe dinlemek bir başka

Gazetemiz okurlarından Recep Şahan, "Cuma kılmak, hutbe dinlemek bir başka" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Cuma kılmak, hutbe dinlemek bir başka
-

Namaz kulun Rabbi ile kurduğu en güçlü iletişimdir. Ne büyük zikirdir namaz bir bilseniz.(Ankebut 45) Beş vakit namazlarını muntazaman kılan, hele ki cemaatle kılan bir Müslüman için namazsız bir hayat düşünülemez.

Camiye cemaate devam eden kişi bir vakit cemaate-camiye gidemediğinde yüreği sızlar. Bunu, namaza serin olanlar elbette anlamaz. Namaz müdavimi bir kimse bilmeyerek de olsa bir vakit geçirdiğinde yüreğine bir hançer saplanır.

Dünyayı ve ülkemizi saran Koronavirüs salgınının yayılmasını önleme tedbirleri çerçevesinde 16 Mart’ta ülkemizde tüm camilerimizde cemaatle namaza ve Cuma namazına ara verildiğinde hissettiklerimizi burada tam olarak ifade etmek mümkün değil. Düşünsenize minarelerden “haydin namaza-haydin kurtuluşa” diye davet edileceksin ama camiye gidemeyeceksin.

Zor bir döneme girmiştik. Üstüne bir de Cuma namazlarından mahrum kaldık. Cumanın evde kılınması gibi bir durumu da yoktu. Tek yolumuz Cuma vaktinde öğle namazı kılmaktı öyle de yaptık. Hamdolsun. Önce birkaç haftada sona erer diye düşündük. Lâkin tam 10 hafta Cuma kılamadık. Ancak Rabbimizin inayetiyle salgının hafiflemesiyle birlikte 11. hafta ile birlikte cumamıza kavuştuk. Yeni duruma göre camilerimizde iki vakit de olsa cemaatle namaza başlanmıştı. Ve tabii  Cuma namazları da. Cumalar umumiyetle açık alanlarda kılındı. Bu da bir başka güzellik kattı cumamıza. Yağmurlu bölgelerde ise pandemik kurallar çerçevesinde camilerde kılındı. On hafta sonra Cuma kılmak, hutbe dinlemek bir başka geldi bana. Sanki kuş gibi hafiflemiştik.

 

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.