Medya

Cumhuriyet yazarı ahlaksızlıkta çağ atladı! İslami değerlere saldırdı, siyasilere hakaretler yağdırdı

Cumhuriyet'te yazıları yayımlanan Erbil Tuşalp, bugün karalığı köşesinde İslami değerlere ve siyasilere akılalmaz sözler sarf etti.

Cumhuriyet yazarı ahlaksızlıkta çağ atladı! İslami değerlere saldırdı, siyasilere hakaretler yağdırdı
-

Halk TV sunucusu Ayşenur Arslan’ın eski kocası, Cumhuriyet’te yazıları yayımlanan Erbil Tuşalp, cihad gibi İslami kavramlara saldırdı. Tuşalp, özellikle eski dönemlerde kabinede görev alan siyasilerin sözlerini çarpıttı, hakaretler yağdırdı.

Yazısında, “1994 yerel seçimlerinden bu yana kadınları “kul”, çocuklarını “köle” görenlerle hesap kesilecek. Görmeyenlerin karşısına dikilecekler. Sırtındaki “kırk değneğin” acısına, tacize uğrayan çocuğunun kulağındaki “bir kereyle bişey olmaz” fısıltısına tanık olup susan babalara, amcalara, dayılara da sorulacak elbet.” diye yazan Tuşalp, şu ifadelerle başörtüsüne ve cihad kavramına saldırdı:

Milyonlarca ana kuzusunun ‘gericiliği belgeli’ eğitim bakanlarına emanet edildiğini gören olmadı. Çocukların geleceğinin seccadeye- tespihe, tesettüre-türbana bağlandığını anlayan da yoktu.

Örneğin eğitimin bir numaralı koltuğuna oturtulan bakanın ‘Cihadın farziyesini unutmuş değilim. Cihat konusunda dikkat edilmesi gereken ‘zafer’ ile değil ‘sefer’ mükellef olduğumuzdur’ yaklaşımı unutuldu. Ne cihadı, ne seferi, ne zaferi diyen çıkmadı. (Erkan Mumcu)

Örneğin eğitime şeriat zehri katanların önde gelen bakanı ‘İşgal askerleri Mustafa Kemal’in kurtuluş ordusunun silah gücüyle değil, Said-i Nursi’nin talebelerinin iman gücüyle ülkeden çıkarılmıştı’ savı yanıtlanmadı. Dahası ‘Alevileri de Sünni ve Hanefi çoğunluğa ilave ediyoruz’ tahrikine kulak tıkandı. (Hüseyin Çelik)

Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere, sağ kesimin önemli isimlerine sürekli hakaretler yağdıran mahallenin temsilcisi Erbil Tuşalp, “Mustafa Kemal Atatürk’e, kurtuluşa, kuruluşa ve devrimlere hakaret neredeyse serbest bırakıldı.” ifadesini kullandı.

Yazısının devamında Tuşalp, şu herzeleri savurdu:

Çocuklar “TC’nin 1923’ten beri sürekli gerileyiş içinde olduğunu” dahası “yetmiş yıllık tarihin boşa harcandığını” savunan bir imamın öfkesine, kinine teslim oldu.

Müslüman Türk milletinin ayağa kalkması düşü görüp “kıyam başlayacak müjdesi” verenler çocuklara “Cumhuriyetin laiklik ilkesinin İslam ile bütünleşmesinin gerekli olduğu kanaatini taşıyan” eğitim bakanları armağan ediyordu. (Ömer Dinçer)

Aralarında oy karşılığı cennet vaat eden (İsmet Yılmaz), ilkokul çocuklarına Taliban’a övgü kitabı dağıtan (Nabi Avcı) eğitim bakanları bile vardı.

Yolun sonunda

Bir uçtan bir uca demokrasi çöplüğüne dönüştürülen ülkede bir kez daha yolun sonuna gelindi. “Soru sormanın yaşamak demek olduğunu ” önce annelere sonra herkese” anımsatmanın şimdi tam sırası. Çocuklarınızı hırsızlığı “çalıyor ama çalışıyor” kurnazlığıyla aklayanlara, rüşveti “bal tutan parmak yalar” cambazlığıyla açıklayanlara, “demokrasiyi “araç” sayanlara teslim ettiğinizin farkında mısınız?

Çocuklarınızın Cumhuriyet değerlerinden uzaklaştırılıp Türkiye İslam Cumhuriyetinin zorbalığına kurban edildiğini; Cumhuriyet nefretiyle donatılıp rejim düşmanlığına sürüklediğini biliyor musunuz?

Çocuklarınıza 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim, 30 Ağustos gibi günlerin bayram değil “küfrün ve kâfirleşmenin, putun ve putperestliğin temellerinin atıldığı kara günler” olduğunu savlayan bildirilerin dağıtıldığını duymadınız mı ?

Çocuklarınızın orduda, poliste, eğitimde, üniversitede ve bürokraside yükselmeyi “tarikat şartına” bağlayanların; baleyi, dansı fuhuş sayanların; tesettürü/ türbanı/çarşafı eğitim özgürlüğü ile birleştirenlerin elinde olduğunu görmüyor musunuz?

Çocuklarınızı din devleti düşü görenlerin, ümmeti ulusa yeğleyenlerin, kin besleme çağrısı yapanların, iç savaştan siyasi yarar bekleyenlerin, demokrasi karşıtlarının, uyuşturucu ve kumar mafyasının, hak ve adalet düşmanlarının elinden kurtarmayı düşünüyor musunuz?

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.