Okur Postası

Dağ gibi birikti cürmüm, günahım...

Gazetemiz okurlarından İdris ispiroğlu, "Dağ gibi birikti cürmüm, günahım..." başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Dağ gibi birikti cürmüm, günahım...
-

Merhaben, merhaben, merhaba yâ şehre Ramazan. Merhaben, merhaben merhaba yâ şehrel-bereketi vel gufrân. Merhaben, merhaben, merhaba yâ şehret-tesbîhi vet-tehlîli vez-zikri ve tilâvet-il Kur’ân. Açılsın kapılar, şenlensin yurdum obam. İnfak ile bereketlensin sofram. Kardeşlik çoğalsın bölündükçe ekmeğim, lokmam. Dirilsin yeniden ölüm uykusundaki yurdum, yuvam. Sen geleceksin diye açıldı cennet kapıları kanat kanat, süslendi bağ-ı Cinan. Göz kırpar ‘Şol Cennet’in ırmakları’ maveradan! Kendimize gelelim deyu üstümüze titrer Adem atam, Havva anam ta oradan. Doğduğu gün, alnı secdede, ümmeti, ümmeti, diye münacat eden gül-i handan; dua eder şüphesiz bugün gül kokan  ravzasından! Agah ol, ey can! Kaldır perdeleri aradan. Aydınlat seherleri. Uyan! Yan! An be an, O’nu an!

Dağ gibi birikti cürmüm, günahım. Daha fazla taşıyamam. Nerede minarelerden taşıp semaları dolduran ezan. Hani yıldızlarla söyleşen mahyan! Yetiş mah-ı gufran! Hata kula yaraşır, affıyla belli olur sultan. Adalet edersen, yanarız bi güman. Bak nicedir  bekleşiriz gözümüz yollarda. Gökyüzü karanlık, asuman duman. Kapında ağlarken uzun zaman, kapımıza geldi beklenen derman.  Alemlere rahmet olarak gönderilen sevgililer sevgilisi buyurur ki: “Ramazan ayı gelince, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” Yine O server, şaban ayını son günü hutbede: “Ey Müslümanlar! Üzerinize öyle büyük bir ay gölge vermek üzeredir ki, bu aydaki bir gece, bin aydan daha hayırlıdır. Allahü teala, bu ayda, her gün oruç tutulmasını emretti. Bu ayda, geceleri teravih namazı kılmak da sünnettir. Bu ayda Allah için ufak bir iyilik yapmak, başka aylarda farz yapmış gibidir. Bu ayda bir farz yapmak, başka ayda yetmiş farz yapmak gibidir. Bu ay, sabır ayıdır. Sabredenin gideceği yer Cennet’tir. Bu ay, iyi geçinme ayıdır. Bu ayda mü’minlerin rızkı artar. Bir kimse, bu ayda, bir oruçluya iftar verirse, günahları af olur. Hak Teala onu, Cehennem ateşinden azat eder. O oruçlunun sevabı kadar, ona sevap verilir.” Buyurunca, dediler ki, - Ya Resulallah! Hepimiz bir oruçluya iftar verecek kadar zengin değiliz. Efendiler efendisi buyurdular ki: “Bir hurma ile iftar verene de, yalnız su ile oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevap verilecektir. Bu ay, öyle bir aydır ki, ilk günleri rahmet, ortası mağfiret, sonu Cehennemden azat olmaktır.

Af olur bilirim her daim aşkla yanan. Umduğuna kavuşur şüphesiz eteğine tutunan. Biz kapıya çıkamazken nicedir, kapımıza kadar geldi şah-ı sultan. Bu ne büyük bir lütuf, nasıl bir ihsan. Epeydir duymaz olmuştuk mazlumun feryadını. Arşa dayanmıştı halbuki, feryat figan. Karnını cennette doyurur oldu sabi sübyan! En gururlu çağında, karaya vurdu insan! Kara bir leke olarak kaldı vicdanlarda, minicik bedeniyle şehit Aylan! Bilen bilir, bu zulüm ile titredi arş-ı Rahman! Ağlarken gece gündüz bütün gariban, pek nadirdi hallerinden anlayan. Arşa çıksa da feryatlar, bulunmazdı bir duyan! Sanki lal kesilmişti bütün cihan. Her akşam ateş dolardı, her saat gözyaşı, kan, ayine-i cihan!

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.