Okur Postası

Demokrasi ve demokrat yaşamak

Gazetemiz okurlarından Salim Demirhan Hacifettahoğlu, "Demokrasi ve demokrat yaşamak" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Demokrasi ve demokrat yaşamak
-

Eski Grek (yunan)’ceden gelen bir ifade. Demos: toplum, insanlar.. halk.

Democratica: eski Yunanda şehir yönetimi, şehri yönetmekti. Tarihte işlevi, halk yönetimi ve bugünki anlamı, halkın kendi kendini yönetmesidir.

Demokrasi: zamanla daha geniş kitlelere etkilemiş, Monarşi ve Aristokrasinin önüne geçmiştir. Bugün en yaygın yönetim biçimidir. Tarihi gelişiminde her sistem eleştiriye maruz kaldığı gibi övgüde almıştır. Demokraside çok eleştirilmiştir. Platon, Aristo, Kant tarif etmişler ve eleştirmişlerdir. Bugün kendini yenileye, yenileye demokrasi daha çok ülkenin idari sistemine dönüşmüştür.

Demokrasi yüzyıllarca batı halklarının ideal gördüğü sistem dir . Demokrat olma, insan hakları, özgürlükler, serbest pazar ekonomisi, özelleştirme milletlerarası slogan olmuş, gelişmekte ve büyümekte olan ülkeler demokrasiyi, kendilerine yol seçmişlerdir. Demokrasinin ana figürleri partiler, çok partili hayattır. İnsan haklarını yasalarla güvence altına alan, halkına eşitlik özgürlük vaad eden batının getirdiği idari sistemdir. Çoğunluğu sağlayan partinin ve partilerin iktidar oldukları bu sistemde, diğerlerinin temsil edilmediği söylense de, doğrusu seçilen iktidar bütün milletin iktidarıdır. Demokrasi bütün insanların haklarının korunması, ayrım yapılmaması, adil davranılması düşüncesi ile oluşan bir devlet ve yönetim biçimidir. Her idari sistem sorgulandığı gibi, demokrasi de her zaman sorgulanmıştır. Gelişmiş toplumlarda ileri demokrasiler vardır. Her millet gelişmiş demokrasi peşindedir. Bugün Demokratik yönetim ile yönetilen krallıklar olduğu gibi, seçimle idare edilen oligarşik devletler vardır. Cumhuriyet, cumhur’un idaresidir, yani milletin idaresidir.

“Demokrasi çoğunluğa dayalı olsa da zayıfların ve azınlıkların haklarını korur. Yani halkın bütün kesimlerinin haklarını verir. Ancak böyle bir rejim adaletli olur adaleti sağlar”.

Bir toplumda demokratik kuralların işleyebilmesi için toplumsal uyumun olması gerekir. Gaye milletin, temel insan haklarına dayalı huzur içinde yaşamasıdır. Devletin devamlılığını ön plana alarak milletin çıkarları etrafında birleşmek, anlaşmak gerekir. Konu devlet ve millet olunca gerisi teferruat olmalıdır. Bugün particilik partileri birbirlerine düşürmüş, düşman ilan etmişlerdir. Partilerin arasındaki ayrımcılık hat safhaya ulaşmıştır. Fırsat bulsalar birbirlerini en basit ifadeyle tepeleyeceklerdir. Bu durum çok çirkindir, çok üzücüdür. meclisteki kavgalar, sokak kavgalarını geçmiştir. Cahil dediğimiz halk olanları takip etmiş onlara üzülmüştür. Hatta meclisin eğitim seviyesi düşükse her olayın sebebi cehalet ise, ki öyledir. Meclisin eğitim seviyesi yüksek tutulmalıdır. Üniversite eğitimi olmayan kişiler meclise girmemeli milletvekili olmalıdırlar. Eğer eğitimli insanlar bu görüntülere sebep oluyorlarsa onlar da belli yaptırımlarla meclisten uzak tutulmalıdırlar. Meclisin çirkin görünümü halkı milleti gönülden yaralamıştır. Millet utanmış olaylara sebep olanlar utanmamışlardır.

Milletten özür dilemiş pişmanlıklarını beyan etmemişlerdir. Bir daha olmayacak diye pişmanlık belirtmemişlerdir. En azından biz duymadık. Allah’a şükür halk arasında bu kadar sert ayrım yoktur. Halk ilişkilerinde daha rahat ve çok daha ölçüdür. Halkın arasında ayrım oluyorsa, bu ayrımı ben, tepedekilerin kavgalarına bağlıyorum. Eğer tepede kavga olmazsa halk arasında ayrım olmaz veya çok az olur. Bu Büyük Millet zor günlerde beraber olmuş acılarını paylaşmıştır. Milli günlerde, Bayramlarda seyranlarda birlikteliğin tadını çıkarmışlardır. Gelecekte de çıkacaklardır. Ümit ederim ki bu birliktelik hiç bitmeyecek. Dünya durdukça devam edecek Dünya var oldukça yaşayacaktır.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.