Okur Postası

Din ve sosyal değişim

Gazetemiz okurlarından Nizamettin Bekar, ‘’ Din ve sosyal değişim’’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Din ve sosyal değişim
-

Bugün sizlerle beraber din ve sosyal değişim konusu üzerinde yazımı yoğunlaştıracağım.

Din zamanlara karşı duyarsız değildir. Zaman değiştikçe din de o doğrultuda çözümler getirir. Zamanın getirdikleri karşısında din de Kur’an ve sünnet özelinde çözüm getirir. Bugüne kadar zamanın değişmesiyle dinin söz almadığı bir olay yoktur. Şu unutulmamalıdır ki dinin gönderiliş gayesi biz insanların dünya ve ahret mutluluğumuz içindir. Bundan dolayı biz insanlar hangi çağı yaşasak din de o çağa uygun yorumlar getirir. Bu durum dinin içtihat yönüyle ilgilidir. Din, Kur’an ve sünneti baz alarak çağın getirdiği olaylara yorum getirir.

Şimdi bana bazı kardeşlerim içtihat kapısının kapandığını söyler gibi olduklarını duyar gibiyim. Öncelikle içtihat kapısı kıyamete kadar kapalı olmayacaktır. Dinde ileri her kim giderse o kişi içtihat edebilmelidir. Buraya girmişken şu da önemlidir.

Hayatı boyunca bir kitap okuyan bazı zavallıların onlar içtihat ettiler ise, biz de içtihat ederiz demeleri pek de doğru bir kanı değildir. Bir insanın bir konuda içtihat etmesi, İslami olan on beş ilim dalında zirve olmasını öngörmektedir. Bunların başında Kur’an ve sünneti en ince detaylarıyla bilmesi ve sonra da diğer alet ilimlerinde kelam Arapça ve sebebi nüzul gibi ilim dallarında zirve olması kaçınılmazdır. Bir kişi mezhep imamlarının kastederek onlar içtihat ettiler ise, ben de içtihat ederim demesi doğru bir yaklaşım olmadığı ortaya çıkmaktadır. İçtihat kapısı kıyamete kadar açık olacaktır. Önemli olan bu kapıya gelindiğinde ehliyetli olunmasıdır.

Hak olan mezhepler on civarındadır.

Yalnız bunlardan dört tanesi günümüze kadar yaşanıla gelmiştir. Bunlar İmam Azam Ebu Hanife’nin Hanefilik mezhebi, İmam Ahmet Bin Hanbeli’nin Hanbelilik mezhebi, İmam Şafii’nin Şafiilik mezhebi ve İmam Maliki’nin Malikilik mezhebi. Bu dört mezhep günümüze kadar hayat bularak gelmiştir. Fakat gönül isterdi ki diğer hak olan mezhepler de sahiplenilerek günümüze kadar ulaşsaydı. Burada biz Müslümanların biraz gevşekliği olduğu ortadadır.

Din sosyal değişim karşısında nasıl bir tavır sergiliyor birkaç örneklerle sizlerin izanlarınıza sunmak isterim. Bakınız günümüz bir meselesi olan organ nakli üzerinde yorumda bulunarak dinin nasıl sosyal değişim karşısında tutum sergilediğini daha güzel anlayacağız. Organ nakli Peygamber Efendimiz döneminde yoktur.

Çünkü tıp bu kadar ilerlemiş değildi. Günümüzde tıp ilerledikçe dinin içtihat kapısı da bu doğrultuda olaylara yorum getirmektedir.

Organ nakli Kur’an’da ve sünnette yoktur. Fakat İslam’ın bir insanı kurtarması bütün insanlığın kurtarılması gibidir yorumunu göz önünde bulunduran Diyanet İşleri Başkanlığımız bu konuda içtihat ederek organ naklinin mümkün olduğunu söylemiştir.

Görüyorsunuz değil mi din çağın getirdiği sorunlara karşı nasıl da çözümler getirmektedir.

Ya da interneti örnek verebiliriz. İnternet Peygamber Efendimiz zamanında yoktur. İnternet kullanım amacına uygun olarak hayatımızda kolaylıklar getirdiğinden olumlu yaklaşılmıştır... vb gibi.

Din sosyal değişim karşısında görüş beyan eder…

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.