Kültür - Sanat

Doğumunun 124'ncü yıl dönümünde Aşık Veysel'i rahmetle anıyoruz...

Ünlü Türk halk ozanı Aşık Veysel, doğumunun 124. yıl dönümünde rahmet ve özlemle anılıyor. Duygu ve düşüncelerini insan sevgisi ve engin hoşgörüsüyle sazı eşliğinde dile getiren Aşık Veysel Şatıroğlu, çağları aşan seslenişiyle gönüllerde yaşıyor.

Eserleriyle gönüllerde taht kuran Âşık Veysel, yediden yetmişe herkesin gönül tellerine dokunan sözleri ve sazıyla Türk kültür hayatının unutulmazları arasında yer aldı. Küçük yaşta geçirdiği çiçek hastalığı yüzünden iki gözünü de kaybeden Âşık Veysel’e hayat veren türküleri oldu. 

Türkülerinin ana teması aşk, sevgi, özlem, ayrılık ve gurbetti.

Aşık Veysel'i kendi bağlamasıyla andı

Sivas'ta kendi atölyesinde bağlama ustalığı yapan Şentürk İyidoğan, ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu'nu 124'üncü doğum gününde ozanın 107 yıllık bağlamasıyla çalarak andı.

Bağlama ustası ve halk ozanı İyidoğan, 4 Eylül Sanayi Sitesi'ndeki atölyesinin önüne kurduğu 'Ozanlar Müzesi'nde, 25 Ekim 1894 yılında doğan ve Aşık Veysel'i andı.

 Aşık Veysel'e ait 107 yıllık bağlamanın içinde halk ozanının sesinin gizli olduğuna dikkat çeken İyidoğan, "Aşık Veysel'in bağlaması bana 1999 yılında geldi. Bağlamayı bir programda çalarken oradaki yaşlıların hesaplamalarına göre 2006 yılında 93 yıllık olduğunu söylediler. Yaklaşık 107-108 yıllık Aşık Veysel'e ait bir bağlamadır. Ozanımızın çok uzun yıllar çaldığı bir bağlamadır. Ben bu bağlamayı her çaldığımda Aşık Veysel'in sesinin bu bağlamanın içinde gizli olduğunu düşünüyorum. Aşık Veysel benim için bir deryadır. Türkiye'nin çeşitli illerinden insanlar bu bağlamanın sesini duymak için buraya geliyorlar. Geçen günlerde hiç tanımadığım insanlar Bursa'dan bu bağlamayı dinlemek için gelmişti. Mümkün olduğu kadar Aşık Veysel'i burada insanlara anlatmaya çalışıyorum. Aşık Veysel'i daha geniş kitleye yaymak için elimden geldiği kadar çalışıyorum" diye konuştu.

'72 millet arasında ayrım yapmayan tek ozandı'

Aşık Veysel'in sadece 25 Ekim'de değil her zaman yaşatılması gerektiğini belirten İyidoğan, "Aşık Veysel iyi ki doğmuş diyoruz. Aşık Veysel bence dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ozanlarından biridir. Dünyada bulunan 72 millet arasında ayrım yapmayan tek ozandır. Aşık Veysel'i 25 Ekimde değil de her zaman felsefesini ve onun düşüncelerini anlatıp yaşatmalıyız. Bizden sonra gelen çocuklarımızın da aynı hoşgörü felsefesinde menzil almasını canı gönülden isteriz." dedi.

 Aşık Veysel kimdir?

Veysel Şatıroğlu ya da lakabı ile Âşık Veysel, 25 Ekim 1894 Şarkışla, Sivas'ta doğmuştur ve 21 Mart 1973 Sivrialan, Sivas'ta hayatını kaybetmiştir. Aşık Veysel Türk halk ozanıdır. Avşar boyunun Şatırlı obasına mensuptur.

Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Annesi Gülizar, babası "Karaca" lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Veysel'in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi. Ardından Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı iki gözünü de kaybetti. Aşık Veysel, bu durumu şu sözlerle anlatmıştır: "Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kaydı ve düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım... Çiçek zorlu geldi. Sol gözümde çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bugündür dünya başıma zindan."

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.