Okur Postası

Doğunun yoksul halkı, batının kapitalist Kürtleri!

Gazetemiz okurlarından Kubilay Ertekin, "Doğunun yoksul halkı, batının kapitalist Kürtleri!" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Doğunun yoksul halkı, batının kapitalist Kürtleri!
-

Kubilay Ertekin/Kuşadası

Ne zaman doğuya bir yardım ekibinin gittiğini görsem ve oradaki hâinlerle çarpışan Mehmetçiklerimiz ve Emniyet teşkîlâtının o alçakların kışkırtıp güvenlik güçlerimize taş atan veletleri-çocuklarıyla oynaşır görsem, hep bu durum aklıma geliyor. Evet sürekli olarak o bölgelerin ihmâl edilip geri bırakıldığı, yatırımların yapılmadığı hikâyeleri ile yatıp-kalkar olduk ve artık bu laflardan gınâ gelmeye-bıkmaya başladık. Çünkü oraya yatırım yapıp halkının kalkınmasına yardım eden böyle bir iktidâra düşmanlıkta bulunarak, oradaki iş sâhiplerinin-şirketlerine saldırıp araç, gereçlerini yakıp tesislerini dinamitleyen alçaklar hep o halkın içinden çıkıyor ve hiçbir tepki göstermiyorlar. Ülkemizle savaş hâlinde olan PKK şâkî ve hâinlerinin içteki sivil ayağı ve sözcüsü olan bir iffetsizin şu tehdit ve küstahlığına bakın…

Biz AKP’ye karşı, CHP-SP ve İYİ (!) parti ile işbirliği hâlinde olup, Kürdistan’da kazanacak, batıda kaybettireceğiz!” (Tüm basından) Bu ifâde ve itiraflar, ülkemizle savaşın sivil ve silâhsız şeklidir. Oyu, siyâsi ve ideolojik bir savaş olarak görüp, ırkdaşlarına öneren o müptezele şunu sormak gerek, o halde niçin Kürdistan’da kazanıp, orada zıbarmıyorsunuz!? Hem gerçek adam olduğunuz anlaşılır, hem de yöreniz kalkınır...

Ayrıca bu 3 ahbap çavuşların şimdiye kadar uyuşturucu baronların, kap-kaç ve soygunların, gaspçıların, mazlum Arakan halkı ve diğer ülkelerdeki milyonlarca Müslümanın ve ülkenin kalkınmasını engellemek için, Batıda gelişen İslâm düşmanlığı hakkında bir söz ve fikirlerinin olduğunu, bunu gündeme getirdiklerini duydunuz ve gördünüz mü!?. Göremezsiniz, çünkü öyle bir dertleri hiç olmadı ve olmaz da. Bütün hedefleri mevcut iktidârın gitmesi ve millî irâde düşmanlığıdır. Erdoğan hazımsızlığı üzerine kurulu siyâsi kin ve ihtiraslarının tatmîni ve nefretleridir. O yüzden PKK ve ülke düşmanlarıyla haşir-neşirdirler. Şimdi o çemkirişlere rağmen, yapılan bunca iyi niyet ve yardımlara, o yöredeki hizmetlere karşı, gösterilen açıkça, düşmanca tavırlara ve sözde “Âdil düzen”cilerle, yandaşlarına bakın ve görünüşte mâsum olan(!)bu tıynettekilerin oylarını tıpkı bir (silah olarak kullanıp) iç ihânet odaklarının kirli ve hâin emellerini, tuzaklarını anlayın ve birde hâlâ uykuda olan ama, hiçbir müspet harekette bulunup tehlikenin farkında olmayan, câmi önlerinde ahkâm kesip, laf kalabalığında bulunan onca musallî kesimin durumunu bir kere daha düşünün ve sonucu görün!..

Ülkenin ve milletin düşmanı olan PKK, militanlarıyla din dışı bu ırkçı ve şovanizm sapıklığını genelde câhil Kürt halkına öğretti, anlattı, semeresini alıyor ve aldılar ama, bizler, ezici çoğunluğu oluşturan Anadolu halkına bu acı gerçekleri, yâni (oyun ve ideolojinin) de tıpkı silah gibi çok etkili bir faktör olduğunu yıllarca bağırıp-çağırdık ve bu konuda göbeğimiz çatladı ama, nedense bir türlü anlatamadık. Şimdi, bütün bu gelişmeler de bir tezat, bir aykırılık ve nankörlük, gaflet ve ihânet yok mudur?.. PKK’nın şimdiye kadar yöre halkına yaptığı zulmünden bıkan ve korkan(!) bir halkın, seçimlerde bile kâtillerine can suyu verip destek olmalarının bir sebebi olmalıdır. Millî şef ve tek parti zamânındaki yapılanlar mâlum. Çünkü ülkenin en kritik dönemlerinde, tıpkı PKK gibi orada bir kalkışma vardı ve bunu(dînî baskılara) gerekçe gösteriyorlardı. Şimdi de dîne ve dindarlara saldırıyor, sayısız câmilerimizi tıpkı bir Bulgar vahşetiyle tahrip ve talan ederek yakıp-yıkıyor, DİN görevlilerini katlediyorlar. Gerçi CHP o kalkışmayı bastırdı ama olayı bütün halka teşmil etmişti. Fakat şu anki durumu ve aradaki farkı hâin ve nankör olmayan her akıl ve mantık sâhibinin bilmesi gerekir. Üstelik o dönemlerde ülkenin başka bölgelerinde benzer zorbalıklar ve özellikle dîne taarruzlar olmadı mı!? O halde niçin hâlâ o zulmü yapan bir siyâsi yapının peşinde gidiyor ve onlara her alanda maddi-manevi destek oluyorlar!? Bugün ülkenin başında en az onlar kadar zulme ve gadre uğrayan büyük bir çoğunluğun Cumhurbaşkanı var ve her zaman, her yerde o zihniyetin ülke halkına yaptığı zulüm ve zorbalığı dile getirmekte ve en çok yardımı da bütün gücüyle doğuya yapmakta ve yapılması için çırpınmaktadır. Aslında karşı cephenin ona yüklenip düşmanca davranmalarının asıl sebebi; o zihniyettekilerin uzun yıllar bizzat ve darbeciler eliyle millete yaptığı zulüm ve barbalıkları her alanda (bir kısım gâfil ve nankörlere) anlattığı, onların asıl yüzlerini gösterdiği içindir. T. ERDOĞAN dönemine kadar, ülkede ana dilini bile konuşamayan, her yerden dışlanan bir topluma îtibar kazandıran; özellikle hiçbir mecbûriyeti olmadığı halde başkalarının yaptığı zulmün telâfisine çalışan ve bu uğurda binlerce târiz-tahkir ve tenkitlere mâruz kalan bir adama ve o yöre halkına, her türlü imkânı sağlama gayretindeki bir kişiye, bilhassâ onun temsil ettiği büyük bir halk kesimine yapılanlar bir nankörlük ve soysuzluk değil midir?. Üstelik tek parti ve millî şef dönemlerindeki gibi hiç kimse bunların kulağından tutup zorla sandık başına getirmiyor, aksine oradaki halka bu tür kolaylığı sağlamak için tüm güvenlik güçlerimiz canları pahasına yardım için görevde olmalarına rağmen bu ihânetler yapılıyor. Demek ki bunların bilinç altında yatan DİN dışı IRKÎ ve ideolojik bir sapma var. Yoksa bunca iyiliğe rağmen yeniden bir  “Sabiha Gökçen bombardımanı ve Dersim” olayı istiyoruz. Çünkü biz onları hak etmiştik ve o yüzden hâlâ CHP’yi destekliyoruz mu demek istiyorlar!? Oradakiler ve ülkenin her yerinde özgürce iş ve ticâret sâhibi olan doğulu insanlar, bu târihî olayları ne çabuk unutup, zâlimlerine yardım ve yataklık yaparak onlara siyâsi ve ideolojik destek verme gaflet ve dalâletinde bulunuyorlar?  

Aynı şeyler batıdaki Kürt kapitalistler için de geçerlidir. Ege ve tüm sâhil şeritlerinin en mevki yerleri onların iş yeri ve toptancılarıyla doludur. O kadar yoksul ve fakir olan bir bölge insanı nasıl oluyor da o mağazaları tıka-basa mal ile dolduruyor ve her yerde çok büyük şirketler oluşturuyorlar? En önemlisi de bu yatırımlarını niçin kendi bölgelerinde yapmadıklarıdır. Daha da garip olanı bu insanların her yıl dükkân değiştirip mekân düzenlemesi yapmaları ve yep-yeni vitrinleri, içteki malzemeyi atıp daha lüks ve yeni mallarla doldurmalarıdır.

Sonuç olarak, Mehmetçiğimiz şehitler vererek dağa çıkmaları nerde ise sıfıra indirdi ama, aynı karakterdekiler oyları ile ifsat kesimine hayat verip Tayyip Erdoğan ve Millî irâde husûmetinin her şeye rağmen yaşadığını gösterdiler ve gösterecekler de…

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.