İSLAM

Dünya helal günümüz mübarek olsun

“Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve tayyib olarak yiyin ve Allah’tan korkun! Şüphesiz ki Allah, Gafurdur (çok bağışlayandır), Rahîmdir (çok merhamet edendir).” (Enfal 69) Hicri 1441, Miladi 2020’de Ramazan ayı 24 Nisan’da başladı. Rabbimiz hayırlı, huzurlu ve bereketli kılsın. Bugün (17 Ramazan) Dünya Helal gününü kutluyoruz.

Dünya helal günümüz mübarek olsun
-

2013 yılında GİMDES’in önerisi doğrultusunda, WORLD HALAL COUNCİL’in (WHC) bütün dünya müslümanlarının kutlaması arzusu ile başlattığı Dünya Helal Gününün yedinci yıldönümünü buruk bir şekilde kutluyoruz. Bu yıl dünyada ve ülkemizde Coronavirüs salgınına dair yasaklamalara riayet ederek kutlamaktayız. WHC üyeleri geçtiğimiz yıllarda bugünü düzenledikleri farklı etkinliklerle kutlamışlardı. Türkiye’de ise GİMDES, DÜNYA HELAL VAKFI ve HALAL DUNYA MARKETLERİ şubeleri ve GİMDES GÖNÜLLÜ GENÇLİK önderliğinde Toçbirsen gibi birçok Sivil Toplum Kuruluşunun da katılımı ile etkinlikler düzenlemiştik. Bu yıl toplu ve yaygın etkinlikler yapmıyoruz. Salgına bağlı yasakları da dikkate alarak toplu iftar programlarının yerine Suriye ve Türkiye’de zaruret içerisinde olan insanlara helal ve tayyib sertifikalı ürünlerden oluşan Ramazan kumanyaları dağıtımını gündemimize aldık. Bu hizmeti hayırlısıyla gerçekleştirmiş olacağız inşallah.

Neden dünya helal günü?

Miladi 2013 yılında internet siteleri üzerinden bütün dünyaya yapılan açıklamada, Dünya Helal Gününün, 100 yıldır unutulmaya yüz tutmuş, helal lokma sorumluluğumuzu herkese hatırlatıp yaşatmayı gaye edinerek, hep birlikte Allah’ın ipine sarılıp, lokmamızın helale doğru daha çok yakınlaşmasına ve hayatımızın helalleşmesine önemli katkı sağlayacağını ümit ettiğimizi dile getirmiştik.

Neden 17 ramazan?

Çünkü helal konusundaki ilk ayet olan Enfal Suresinin 69. ayeti hicri 624’te Ramazanın 17. günü, İslam ve küfrün ilk savaşı olan Bedir Savaşı’nda nazil olmuştur. Söz konusu ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve tayyib olarak yiyin ve Allah’tan korkun! Şüphesiz ki Allah, Gafurdur (çok bağışlayandır), Rahîmdir (çok merhamet edendir).”

İnsan bedeni, altın ve zümrütten yapılmış bir saray da olabilir, çer çöpten teşekkül etmiş derme çatma bir yapı da olabilir. Bu beden binasının inşası ise yiyip içtiklerimizle doğrudan bağlantılıdır. Sağlıklı bir ruh hali ve olgun bir insan, ancak helal gıdadan beslenen bir beden bütününde kendini bulabilir. Gıda terörüne maruz kalan insanlar ise zamanla çevremizde sık sık rastladığımız gibi her türlü terör gıdası olabilmektedir. Velhasıl sağlıklı, olgun, hamiyetli, vatanperver, dindar bir nesil inşa etmek istiyorsak, işe yiyip içtiklerimizin helal mı, tayyib mi, haram mı olduğu sorusuna cevap bularak başlamalıyız. Tayyib yani güzel insanlar istiyorsak, tükettiğimiz gıdaların helal ve tayyib yoldan kazanılmış ve Allah’ın haram kılmadığı ürünlerden olmasına dikkat etmeliyiz. Her daim helal ve tayyib kavramlarını dünyamıza, kafa ve kalbimize yerleştirmeliyiz.

Bu yaklaşım kimseye tuhaf gelmesin. Yeri geldiğinde, din üzerinden siyasete evrilen bir konu gibi anlaşılıp yanlış yorumlar da yapılmasın. Bu durum, İslam’ın her meselesinde olduğu gibi, fıtratla alakalıdır. Dinin sadece müslümanlara emrettiği bir konu olmaktan öte, bütün insanlığın selameti için Yaradan tarafından yarattıklarına sunulan bir yaşam reçetesidir.

İnsanın önünde iki seçenek vardır; insan ya kendi heva ve hevesinin esiri olacaktır, ya da Allah’ın emrettiğini yapmalıdır.  Rabbinin yasak ettiklerinden kaçanlar bütün kâinatın sahibi olan Allah’ın vaadettiği Cennet nimetlerine kavuşur. Aklı yerinde olan insan bu yolu tercih eder.

İslamiyeti yaşama gayreti içerisinde olan herkes, helal gıda konusunda bir farkındalık oluşturan bu çalışmaya destek olmalı ve kendi hayatında bu meseleye yer vererek dikkatli adımlar atmalıdır.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.