Okur Postası

Dünyayı karartanlar

Gazetemiz okurlarından Fatih Kahraman, ‘Dünyayı karartanlar’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Dünyayı karartanlar

Fatih Kahraman

Işığın kıymetini göstermek için dünyayı karartmak mı gerekir?

Dünyamızın karartılması tamamen zulümle olmaktadır. Zaten zulüm, zulümât karanlık (işler) demektir. Kimsenin göründüğü gibi olmadığı bu harabeye döndürülen dünyada koyu karanlıklar yaşanmaktadır. Gecenin karanlığına bürünerek yapılan işlerin ötesinde güpegündüz uluorta dönen dolapların hem aklı hem de vicdanı zorladığına tanık oluyoruz. “Kimin eli, kimin cebinde?” ifadesiyle örtüşen manzaralar pişkince sergilenerek güçlü olanlar güçsüz olanları söğüşlemekte, büyükler küçükleri yutmakla meşgul olmaktadır.

"İnsanlık yok edilmeye çalışılmaktadır"

Kişisel ilişkilerden akrabalık bağlarına, siyasetten ekonomiye, yerelden evrensele kadar hemen her alanda haksızlıklar ve kaos artarak devam ederken insan onuru, gururu, haysiyeti de yıpratılıp insanlık yok edilmeye çalışılmaktadır. Bir nevi tesadüfen yaşadığımız dünyada hiçbir güvencemizin olmadığı aşikârdır. Her türlü önlemi alsanız da başınıza ne geleceğini bilemediğiniz için sürekli bir tedirginlik içerisinde bulunuyorsunuz. Böylesi bir halet-i ruhiye ile de huzurlu olmak, aşk ile şevk ile kendini işine, gücüne adamak neredeyse imkânsızlaşıyor.

"Hangi aydınlıktan söz edilebilir ki?"

Sözgelimi: Cahiller, okumuş ve çok bilmiş diplomalı cahiller, ehliyetsiz makam mevki sahipleri, güvencesiz akıl, din, mal, nesil ve canlar, kiralıklar ve satılmışlar, ihanet ve hainler, yüzsüzler ve renksizler, fitneci müfsitler, fesatçı şımarıklar, küfür, şirk ve zulüm rüzgarını arkasına alanlar, celladını kendisi besleyenler, ilim ve irfandan uzak yapılan eğitimsiz öğretimler, kalitesiz ve garantisiz günü kurtarmaya yönelik hileli ürünler ve çıkar çatışmalarının yoğun olduğu bir dünyada hangi aydınlıktan söz edilebilir ki?..

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.