Ramazan

Edebiyatımızda Ramazanlar

Edebiyat tarihimizin büyük ismi Ahmet Muhip Dıranas, ramazanı nasıl tanımlamıştır?

Edebiyatımızda Ramazanlar
-

Ahmet Muhip Dıranas Şu mübarek ay içinde oruçla yüzleri ilahileşmiş Müslümanları gördükçe dinimizin yüceliğine bir kere daha inanıyorum. İbadet şekillerinin belki de en mükemmeli oruç tutmak. Oruç ne değil ki? ‘Oruç sağlık, oruç nefis arıtmak, oruç bizi varlığın manasına yaklaştıran en saf riyazet, ruhu iyiliğe ve selamete davet eden murakabe, oruç yoksula, fakire doğru yaklaşma, oruç en halis tevazu, oruç hatta milli ekonomiye yardım, oruç hatta milli bir tasarruf. Yarabbi, Müslüman kulların Sana daha yaklaşmak, gösterdiğin iyilik, esenlik ve kulluk yolunda yorulmadan yürüyebilmek için; nefislerini tam bir ay kaba dünya nimetlerinden mahrum etmeyi bilirler. En yoksul insanla aynı sofraya oturur, sadece ölmemek için bir dilim ekmek ve iki tek zeytinle dahi kifaf-ı nefs ederek Senin kulun olduklarına hamd ü sena ederler. Bol gıdalarla yılın on bir ayında bozdukları ve yordukları vücutlarından ruhlarına doğru sızmaya başlamış zehirden, günah temayüllerinden ve kufranlardan, Hızır gibi yetiştirdiğin mübarek Ramazan’ın ilahi banyosunda arınırlar ve bu banyodan ruhları kadar bedenleri de sağlık ve esenlikle çıkar. Müslüman kulların oruca girdikleri andan itibaren her geçen günde hayatın ve ölümün manasını da daha iyi anlarlar. Bu düşünen ve konuşan mahluk, bu Senin en güzel ve büyük eserin insan, oruçla erimeye başlayan maddesine baktıkça ve fakat yine oruçla yücelmeye başlayan ruhunu gördükçe, şöyle düşünür: “Madde eridikçe ruh gelişiyor. Ölümden sonra Tanrı’nın bize vaad ettiği hayat, yaşarken erişilmesi mümkün olmayan mükemmelikte bir saadet ve ebediyettir. O halde ruhumuzu bu ilahi saadete ve ebedi hayata layık kılmak için maddeyi hor görmesini bilelim.” İşte insanları birbirini sevmeye, iyiliğe, aşka ve tevazua ve imana götüren kılavuz hikmet budur. Sana kaba saadetler ve zevkler veren dünya nimetleri tenle birlikte bir gün yok olur. Yok olmasa da, onlar senin için artık hiçbir mana ifade etmezler. Fakat seni Allah’ın huzuruna ulaştıracak, seni visale kavuşturacak olan ruh, günahı ve sevabıyla, hafifliği veya ağırlığıyla daima mevcut olacaktır. Ve sen onunla bu kâinat içinde payidar olacaksın. Veyl ağırlıklarından ve günahlarından ötürü ışıklı katlara ulaşamayıp karanlıklar içinde bocalamaya mahkûm ruhlara. 

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.