ÖDÜLLÜ 15. TYT SINAVINA
KALAN SÜRE

::

Okur Postası

Elâzığ Türkiye, Türkiye Elâzığ’dır

Gazetemiz okurlarından Süleyman Alp, "Elâzığ Türkiye, Türkiye Elâzığ’dır" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Elâzığ Türkiye, Türkiye Elâzığ’dır
-

 

Süleyman Alp/İstanbul

Ben de bir Elâzığlı olarak, geçen hafta yaşanan deprem sonucunda hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralı kardeşlerime ve hemşerilerime acil şifalar diliyorum. Allah halkımızı, ülkemizi ve Müslümanları bütün afet ve felaketlerden korusun. Amin...

Bu depremde şunu tekrar gördük ki, benim halkım her ne olursa olsun, yardımlaşmayı ve elini uzatmayı seven bir millet. Bu zor zamanlarda zengini, fakiri herkes taşın altına elini koyup, güzel Elâzığım için bir şeyler yapmaya çalıştı. Neticede Acun dahil olmak üzere ortaya konan para miktarı 75 milyon lirayı buldu. Allah herkesin ecrini verecektir. Bu devlet, bu millet bunları asla unutmayacaktır. Sen ne güzel milletsin ki, hiçbir mecburiyetin yokken az ya da çok çorbada tuzum olsun misali, mesaj gönderdin, para gönderdin, toprağı elinle kazıyıp yardım ettin. Ülkemiz ve dünya, güzel bir yardımlaşma ve dayanışma örneği gördü. Devlet imkanlarını zaten seferber etmiş ve ilk günden beri Sayın Soylu ve Sayın Kurum olmak üzere üç bakanımız ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ilimizden sevgilerini ve ilgilerini eksik etmediler. AFAD ve Kızılay ciddi özveri ile çalışarak 24 saat sistemine ve gönüllülük esasına göre çalıştı. Elâzığ bugünleri asla unutmaz ve unutturmaz. Dualarıyla ve yardımlarıyla Elâzığlının yanında olan herkese binlerce teşekkür ederim.

Elâzığ, tarihi MÖ 10.000 yıllarına ve yontma taş devrine kadar uzanan Harput şehrinin bir devamıdır. Elâzığ köklü bir kültüre sahip olmakla birlikte hem göç alan hem de göç veren bir şehirdir. Elâzığ insanı sevgi doludur ve yardımseverliği ile hep onur duymuştur. Elâzığ’da paranız yoksa halktan veya esnaftan su isterseniz, yemek isterseniz yardım isterseniz hiçbir zaman eli boş dönmezsiniz. Adres sorarsanız size tarif etmezler, elinizden tutup sizi bizzat götürürler ve gideceğiniz yere teslim ederler. Osmanlı anasıdır Elâzığ annesi, babası koca yüreklidir. Evladı saygılıdır geleneklerine bağlı ve dindardır. Velhasıl Elâzığ Türkiye, Türkiye Elâzığ’dır ve orada olana, olmayana, yardım edene, dua edene herkese tekrar teşekkürler.

Deprem ülkemizin bir konumu gereği bir gerçeğidir ve bu gerçeği kabullenmeliyiz. Devlet stratejileri de buna göre uyarlanmalı ve altyapı dahil olmak üzere bütün konut sistemleri buna göre dizayn edilmelidir. Daha önceleri de söylemiştim ve tekrar ediyorum.

1- Kentsel dönüşüm şehir ve ilçeler bazında değil ülke bazında uygulanabilir bir şekilde yeniden tasarlanmalı ve dizayn edilmeli. 2- Kentsel dönüşüm bina yenilemesi olarak değil, ada bazında yapılmalı ve devlet bazı konularda zorlayıcı unsur olmalı. Daire ve mal sahiplerinin absürt istekleri yüzünden kentsel dönüşümler, maalesef istendiği hızla gerçekleşmiyor. Çünkü biliyoruz ki “deprem öldürmez ama açgözlülük öldürür”.. Sen, “hem pastam dursun hem karnım doysun” dersen bu iş çözülmez. Hem metrekaren küçülmesin hem üste para verme, sonra da müteahhit gelsin senin eski binanı yeniden yapsın sana versin. Yok öyle yağma Hasan böreği. Mal sahipleri biraz fedakârlık yapacak ve canlarının önceliğini düşünecek. Devlet de bu konuda Çevre Bakanlığı sayesinde hem zorlayıcı hem de yardımcı konumda olacak. Ada bazında düzenlenecek kentsel dönüşümde hem yollar genişleyecek hem otoparklar toprak altına alınacak hem de yeşil alanlar artacak. Kentsel dönüşümde yüklenici firmalar tıpkı TOKİ’den iş alır gibi Çevre Bakanlığından iş alacaklar ve dolayısı ile tüm aşamalar devlet kontrolünde olacaktır. Bu de hem kaliteyi artıracak hem işini yarıda bırakıp kaçan müteahhit olayını engelleyecek hem de mal sahiplerinin saçma sapan absürt isteklerini engelleyerek bir standart sağlayacaktır. 3- Kentsel dönüşüm ajansları oluşturulmalı ve bankalar, TOKİ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordineli çalışmalı. 4- Kira yardımı ve benzeri yardımların kalkması ve bunların devlete yük olması engellenmeli, müteahhittin gücü artırılmalı ve alternatifler üretilerek kentsel dönüşüm bütün ülke bazında uygulanmalı. 5- Müteahhit firmalar ve yapı denetim firmalarının statüleri ve yetkileri yeniden düzenlenmeli ve bunların direkt bağlantısı koparılarak “danışıklı iş paylaşımı” engellenmeli. Bu konuda sert önlemler ve yaptırımlar uygulanmalı. 6- Kentsele girmeyi kabul eden konut sahipleri 1-2 yıl için konut vergisinden muaf tutulmalı ve bahçesi olan siteler bahçelerine büyüklüğüne göre en az 10-20-30 ağaç diktiğini ve baktığını ispatlayanlara birer yıllığına konut vergisi veya çöp vergisi muafiyeti getirilmeli. 7- Torpilli özel imar artışı, kıyak kat artışı, kıyak emsal artışı gibi usulüne uydurulmuş, usulsüzlüklere karşı sert önlemler alınmalı. Denetim mekanizmaları artırılmalı ve bunlar da ayrıca denetlenmeli. Bunun gibi onlarca konuda devletin ciddi adım atması ve ayağa kalkması gerekir.

Bu ve bunun gibi birçok tedbir ile hem depreme dayanıklı konutlar yapmış oluruz hem neslimizi korumuş hem de daha huzurlu yeşil ve otoparkı olan geniş yolları olan çağdaş şehirlerde oturmuş oluruz. Artık ayağa kalkma ve ciddi bir mücadele verme zamanı.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.