Ekonomi

Ethem Sancak, küresel güç olmanın formülünü açıkladı: Medya ve savunma millî olmalı

Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki yatırımlarında hatırı sayılır bir rol üstlenen BMC’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’nın sorularını cevaplandırdı. Sancak, Batı tahakkümünü bitirmek için tüm servetini savunma alanında harcadığını, ümmetin refahı için çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Ethem Sancak, küresel güç olmanın formülünü açıkladı: Medya ve savunma millî olmalı
-

Seyyid bir aileden gelen Ethem Sancak, renkli kişiliği kadar iş dünyasındaki girişimciliği ile de tanınıyor. Siirt’ten başlayıp İstanbul’a uzanan iş hayatında farklı sektörlerde hizmetleri olan Ethem Bey ile son dönemde yaptığı girişimleri ve Türkiye’nin geleceğinde büyük öneme sahip olan savunma sanayine dair planlarını konuştuk. Ethem Bey sözlerine, “Ben bir girişimciyim. Her girişimci gibi benim de hayallerim var” diye başladı ve şöyle devam etti: Kendine özgü bir takım ilkeleri olan bir girişimciyim. Benim için para her şey değil. Girişimcilikte de para herşeyin önünde olmamalı. Ben, insanı temel alırım. Siz insana değer vermişseniz ve onunla bir noktada buluşmuşsanız, para arkasından geliyor zaten. Paranın veya servetin kötü bir huyu vardır, eğer siz paraya odaklanırsanız ahlakınızı bozarsanız. Sonra da Karun gibi şeytanlaşırsınız.

Servetim Allah’ındır

Ben bu toprakların çocuğuyum. Gelecek neslime miras bırakmak için değil. Sonuçta para ALLAH’ındır çünkü. Ben buna inanıyorum. Sosyalizmde ve kapitalizmde böyle değil. “Sosyalizmde mal bütün halkındır” derdik. Kapitalizmde ise ‘Mal benimdir’ ilkesi geçerli. Bir nüans farkı var sonuçta. Bu fikirden hareketle, ben bugüne kadar kapitalist olamadım. ‘Mal benimdir’ de demedim. Torunuma miras bırakayım diye bir hesabım da olmadı. Ben sadece ve sadece servetimle ülkeme nasıl faydalı olabilirim diye gayret ediyorum. Servetim benim değil bizi yaradanındır.

One Minute ile harekete geçtim

Tayyip Erdoğan Beyin, tam 10 yıl önce Davos’ta “One Minute” demesi olağanüstü bir muhteşemlikti. O çıkışın ardından Tayyip Beye, “Sen, 5 bin yıldır parayı elinde tutan bu lanetlenmiş kavim ki ilk defa bu düzeyde restleşen büyük bir adamsın. Bunlara acayip bir tokat attın. Bunlar sana bu işin pabucunu bırakmayacaklar” dedim ve şöyle devam ettim: “Büyük milletimiz de böylesine önemli bir hadiseden sonra ‘Dik dur, eğilme, bu millet seninle’ diyerek senin arkanda durdu. Fakat dik durmak için de iki önemli şey gerek. Bunlardan birisi milli bir medya, diğeri de savunma sanayimizin millileşmesi lazım. Bunlar olursa güç gelecek sana boyun eğecekler… “ Bu sözlerimin üzerine bana ‘Buyur yap… Milli müteşebbislerimiz cesur olsun ve hemen yola koyulsunlar’ mesajını verdi. Ben de vakit geçirmeden bütün varımı yoğumu sattım. Ailemle de konuştum. Sonuçta biz eşitlikçi bir aileyiz. Hepimizin hissesi eşittir. Herkes payını verdikten sonra mecazi anlamda ‘Ben savaşa gidiyorum’ dedim. Savunma sanayii işine gireceğimi söyledim. Beyefendiye (Cumhurbaşkanı Erdoğan) giderek, ‘Savunma sanayiinin neresinden başlayayım?’ diye danıştım. Önce TMSF’nin satışa çıkardığı BMC ile ilk adımı attık. Tabii ki savunma sanayiini inşa etmek için milyar dolarlara ihtiyaç vardı. Buna bağlı olarak kardeş ülke Katar ile irtibatlarımız oldu.

Katar’ın da savunma sanayii konusunda projeleri vardı. Bir araya geldik ve süreci başlattık. Bu kapsamda ümmete hizmet edecek bir şirket kurmak için çaba gösterdik. Stratejik yönden baktığımızda çoğunluğun bizde olması gerekiyordu. Öyle de yaptık.(Yüzde 51) Bana ait olan hisseyi de ikiye böldük. Ben ortaklığın güzel bir şey olduğunu düşünüyorum. Beşere yaraşan da ortaklıktır. Müslümanlar ortaklığı sever. Ortağı olmayan tek güç bizleri yaradandır.

Ümmet için çalışıyoruz

Biz milletten çok ümmetin şirketiyiz. Mesela Ömer Muhtar Libyalı olmasına rağmen İslam ümmetinin bayraktarı idi. Selahaddin ise Şarkın sevgili sultanı olarak anılır. Horasanlı Ebu Müslüm Türkmen idi. Biz kavmiyet bakışı ile bakmıyoruz olaylara...Ümmet gözüyle bakıyoruz. Benim için İslâm’a sarılmış, dik duran bir Arap, ruhunu Batıya satmış olan 50 Türk’e bedeldir. Düşünün ki, ‘Ben Türküm diyen birisi kalkıp ajanlık yapıyor, ülkesini satıyor. Şimdi bir misal verelim. İstanbul’da öldürülen Kaşıkçı mı muhterem adamdı yoksa Can Dündar mı?  Birisi istibdada karşı başını verdi, diğeri ise aşağılık bir şekilde Almanlara sığındı.

4 büyük Rabiamız var

2023 yılına milli üretimde katedeceğim dört ana konu var. Bunlar için Rabiamız dörttür diyoruz. Sıralayacak olursak da; milli motoru, milli otomobili, milli treni ve milli tankı üreteceğiz. Tank ile ilk adımı attık. Gerisi de geliyor inşallah. İçimizde 12 milletten mühendis var. 300 mühendisimiz varsa tabi ki birçoğu da Türk mühendisleri.

Yerli oto için gaza bastık

Yerli otomobilimizin prototipi için hazırlıklar tam gaz devam ediyor. İşin başında değerli bir isim Mehmet Gürcan Karakaş, CEO olarak görev alıyor. 5 babayiğit şirketin temsilcileri de eylül ayından bugüne yönetim kurulu toplantılarına katılıyor. Üretim tesisi için bir çok yerin adı geçiyor. Bizim için yurdun neresi uygunsa orada yapacağız.

Erdoğan bir numaralı adam

Sancak: “Ben bugüne kadar birisinin peşinde şöhret olmak için koşmadım. Ne kişisel ne de şirketim için bunu yapmadım. Ülkem için koştum. Hidayete erip, dinimi keşfedip dönünce peygamberime, Allah lütfetti bana. Çünkü siz ona bir adım atarsanız o size 100 adım atar. Rabbim karşıma Recep Tayyip Erdoğan’ı çıkardı. Zaman zaman Müslümanların içinde bulunduğu hal ve şerait beni karamsarlığa ittiği anda aklıma Tayyip Erdoğan’ı getiriyorum. Neden mi? Çünkü Erdoğan, İslam tarihinde kaleme alınan, tanıdığımız Müslüman tarifine tam uyan bir numaralı adam. İslam ahlakının tüm özellikleri var onda. En önemlisi de dobra bir adam. O, İslamiyeti de yaşayan bir liderdir. Karamsarlığa kapılınca onun bu farkı aklıma geliyor ve kendime geliyorum.

CHP’nin Sakarya yalanı

Geçen hafta bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Sakarya’da gerçekleştirilen, BMC Gelecek 50 Yıl Buluşması’nda, ülkemizin savunma sanayii alanında neler yapabildiğini ve yapacağını bir kez daha görmüş olmak beni mutlu etti. Sakaryalılar bizi çok seviyorlar. Erdoğan’ın mesajlarını iyi almışlar. Törenden sonra şehir merkezine gittim, Trabzonlu bir vatandaş, “CHP’liler, sizin bu işçileri atacağınızı söylüyor. Nasıl atacaksınız ki, bunlar tecrübeli adamlar. Bırakın atmayı, siz Sakarya’da 10 bin adamı istihdam edeceksiniz”. Ben de ona, “Aynen senin gibi düşünüyorum. Biz, Sakarya’da yatırım ve istihdam için varız” dedim. Akşam evime gittiğimde de Rabbime hamdettim.”

Kılıçdaroğlu’nun sözleri umurumda değil

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu çıkıp diyor ki; Katar ile işbirliğinin gayri milli olduğunu iddia ediyor. Peki sorarım Kılıçdaroğlu’na: KOÇ’un girişimiyle yüzde 100 olarak Türkiye’de bulunan FORD var. Bunlar milli de, biz mi gayri milliyiz? KOÇ gidip, bu şirketi kursaydı milli mi olacaktı. Kılıçdaroğlu’nun ne söylediği de hiç umurumda değil zaten. Tayyip Beyin dedikleri bu milletin hayrına olan şeylerdir. Biz de hayırlı işlerin içinde varız.

Elimin tersiyle ittim

HEDEF’in başında iken bana Uluslararası tütün grubu British American Tobacco’yu (BAT) satın alma teklifi geldi. Bu teklif başkasına gelseydi hemen kabul edebilirdi ama ben öyle yapmadım. Düşünün ki; bir taraftan ilaç satacağım, bir tarafta sigara.. Böyle bir durum bana göre halkıma ihanetten başka bir şey olamazdı. Hemen cevabımı verdim ve ‘İSTEMİYORUM’ diyerek elimin tersiyle ittim. Şaşırdılar ve bana ‘Sen ne biçim adamsın, bu kafayla kapitalist olamazsın, sana ne… sen kazandığın paraya bak’ dediler. Ben de, onlara ‘Bizim sizden farkımız işte budur. Ben sigara satmam’ dedim. Sonra bu şirket KOÇ ile anlaştı. Benim prensiplerimde millete hizmet ve millet yararına hizmet vardır.

Millet artık uyandı

Balık baştan kokar. Eğer baştakiler düzgün değilse gerisi boş. Çok şükür, 16 yıldır başımızda 300 yılda bir gelen bir adam var. Allah’ın sevdiği bir kul… İşin gerçeği şu ki; 16 yılda bu ülkede çok güzel şeyler oldu. Bir kere milli bilinçlenme arttı. Bunun bir yansımasını dizilerde görüyoruz; (Diriliş Ertuğrul, Mehmetçik, Abdülhamit). Millet artık şuna inandı: Biz mazimize uygun büyük bir millet olabilecek güçteyiz. Sonuçta, geçmişini iyi öğrenemeyen bir millet geleceğini inşa edemez.

İşte ev halim

-Aile: Üç çocuğum da büyüdü. Herkes kendi halinde. Bir araya geldiğimizde hasret gideriyoruz.

-Mutfak: Yeme içmede ayrım yapmam, sofraya ne gelirse şükrederek yerim. Yemek yapmak için de fırsat bulduğumda mutfağa girdiğim zamanlar oluyor. Mıhlama da yaparım dolma da. Öğrencilik yıllarımda yurt ve pansiyonlarda kaldığım için yemek yapmayı severim.

-Gezi: Dünya genelinde gezmediğim ülke yok diyebilirim. Her bir ülke aklımda bir iz bıraktı. Örneğin Küba’yı da çok sevmişimdir Medine’yi de. İnsanları sevip değer veriyorum. Çünkü, insanoğlu nerede olursa olsun Allah’ın halifesidir. Kötülük yapanlar ise şeytanın esiridir.

-Boş zaman: Keşke olsa. Ama fırsatım oldukça İslam tarihini okuyorum. Kitaplarım oldukça fazla. Kütüphanemi İbn-i Haldun Üniversitesi’ne bağışladım. Buna rağmen evde de bir kütüphanem var.

-Ölümden korkmuyorum: Önemli görülen stratejik bir alanda yatırımlar yapıyoruz. Çevremizde bu işleri yaparken bizlere destek olanlar kadar düşmanca bakanların da olması doğaldır. Ben, bu ülke ve ümmet için her türlü sıkıntıya katlanırım. Ölümden de korkmuyorum. 65 yıllık hayatı bana veren Rabbime de hamdolsun.

Sosyal hayatının kazançları

-Brezilya’nın en üst düzey hizmet madalyası olan “Rio Branco Liyakat Nişanı” ile onurlandırıldı.

-2001 yılında ‘Yılın İşletmecisi’ ve 2005 yılında ‘Yılın Girişimcisi’ seçildi.

-2007 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ‘Milli Egemenlik Üstün Hizmet ve Onur Ödülüne’ layık görüldü.

-Fuat Sezgin İslam ve Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor.

-Bir çok STK’da görev alan Sancak, ayrıca AK Parti Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu (DHK) üyesi olarak görev yapıyor.

Ben olsaydım...

Yaptıklarımdan hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Şu anda en çok yapmak istediğim şey, Peygamber dedemin kabrine gidip onun süpürgecisi olmaktır. Keşke bunu becerebilsem.

(Ethem Sancak)

BMC TUĞRA göz doldurdu

Türkiye’nin milli ve lider otomotiv firmalarından BMC’nin yeni kamyon ailesi TUĞRA’nın PlatinCOmmnunication imzalı reklamı, 1977 yapımı Selvi Boylum Al Yazmalım filminin başrolünde bulunan ve BMC’nin ilk kamyon modellerinden olan Austin TM-140’a saygı duruşu ile görücüye çıktı.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.