Okur Postası

F-35 ve S-400 tartışmasının perde arkası

Gazetemiz okurlarından Ali Lale, "F-35 ve S-400 tartışmasının perde arkası" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

F-35 ve S-400 tartışmasının perde arkası
-

Ali Lale

Bugüne kadar Türkiye, diğer ülkeler gibi silah konusunda ABD’ye bağımlı durumdaydı. Bu iktidarın 16 yıllık süreci içinde Türkiye’nin ayakları üzerinde durabilmesi için yaptığı çalışmaların birçok kez önünü kesmek ve durdurmak için önüne konulan badirelerden halkın desteğiyle geçti. Müttefik olarak gördüğümüz ABD’yle 50 yıllık bir süre içinde müttefikliğimizi incelediğimizde, ülke içinde ve dışında tüm sorunlarımızın kaynağı bu ülke olduğunu, örgütleri başımıza bela etmesi, her on yılda Türkiye’de darbelerin yapılması, darbe öncesi zaman diliminde de darbe alt yapıları oluşturması derken, Türkiye başını kaşıyacak zaman bırakmayan her nefes alışını kesmek isteyen ve gelen iktidarları da ABD  tarafından yerli işbirlikçilerin katkılarıyla elleri bağlı olarak görev başı yaptıklarında, çıkış arayan liderlerin de başına da gelmeyeni bırakmadılar. Kimini zehirlettirdiler, kimini örgütle bıktırdılar.  Bu iktidar bu olayların engellenmesi için ilk başta milli istihbaratın millileşmesinin gerektiğine inanmıştı. Bu nedenle tümüyle bağımsızlaştırılan milli istihbarattan gelen bilgilerle detaylı olarak başımıza çorapları örenin ABD olduğu anlaşılıyordu.

Türkiye ilk olarak bunların kötülüklerine yani Türkiye’yi verdiği zararı aza indirmek için bağımsız olarak oluşturulan milli istihbaratın yanı sıra silah konusunda da aynı bağımsızlığa ulaşmak için canla başla çalışmalara başladı. Hem içerde hem dışarda yapılan tüm engellemelere rağmen, İHH’lar Türkiye’nin yaptığı diğer silahlar tanklar, helikopterler bu dönemde yapıldı. Bu silahlarımızla da büyük işlerin başaracağı Zeytin Dalı operasyonunda anlaşılmıştır. Ancak daha güçlü olmak için saldırı ve savunma için uluslararası standartlarda bulunan silahlara sahip olmakla mümkün olacağı bu son zamanlarda daha iyi anlaşılmıştır.

Hava savunması için 1998‘den beri ABD ve diğer ülkelerin işbirliği ve her ülkeden verilen teknik elamanların çalışmalarıyla bir savaş uçağı olan F-35‘lerin yapılıp teslim alınması gerekirken, ABD suni gündem oluşturarak S-400 Rusya’dan alınırsa bunu olumsuz olarak değerlendireceğiz diyerek, Türkiye’nin savunma sistemine engel konulmak istenmektedir. Diğer taraftan; ABD bize karşı olan terör örgütlerini en modern silah ve savunma sistemleriyle donatırken Türkiye’yi savunmasız bir şekilde bırakma kurnazlığına başladılar. Bunların buradaki gayesi; Türkiye’nin eskisi gibi silah ve diğer konularda kendisine bağlı kalmasını ve güçlenmeyerek sürekli ABD’ye muhtaç olmasını istemektedir.  Ortadoğu’da da söz sahibi olmasın ABD’nin Ortadoğu’da yapacakları hiçbir değişikliğe karışmasın, eğer silah konusunda onlara bağlı olursa, dün yapıldığı gibi bugün de onların yapacağı hiçbir şeye karışamayacaktı.

Türkiye’de ABD katkısıyla gerçekleştirilen 15 Temmuz işgal hareketi ve ardında taşeronlarıyla sınırda sıkıştırma hareketi, Türkiye’yi böyle bir arayışa mecbur bırakmıştı. Türkiye’nin önünde iki yol vardı. Ya bağımsızlığını kaybedecek sömürge bir ülke olmayı tercih edecekti, ya da tam bağımsız olma yolunda mücadelesini verecekti. Türkiye bu ikinci şıkkı seçti. Bunun için ülkesini tehlikelerden korumak ve savunmak için  ilk etapta Çin’den hava savunma sistemlerini almak ve bunlarla ilgili tüm bilgilere vakıf olmak istedi. Ancak ABD üzerimize bugünkü olduğu gibi dağ kanunları uygulamaya çalışmasıyla, Türkiye’yi Çin’den alacağı hava savunma sistemlerinden vazgeçirmişti.

Ancak ABD’nin çevremizde tehlikeli oyunlarla Türkiye’nin Rusya ile S-400 füze savunma sistemini almaya mecbur bırakmıştı. Türkiye, Rusya’ya teknik elemanlarını göndermiş gerekli tüm anlaşmalar yapılmış, eli güçlenmiş bir şekilde Ortadoğu’da aleyhine meydana gelecek gelişmelere müdahale etme gücünü de göstermektedir. Türkiye’nin böyle güçlenmesi Ortadoğu’da ABD’nin tüm planları altüst edeceğinden dolayı bunu engellemeye çalışma kurnazlığına başlamıştır. Ayrıca Türkiye S-400 savunma sistemiyle ve F-35 savaş uçaklarıyla dünyada savunma, saldırı konusunda en güçlü bir ülke konumuna geçecektir. Bunun farkında olan ABD, Türkiye’yi S-400 savunma sisteminden vazgeçirmek için her türlü algı operasyonuna da girişecektir. Buna da hazır olmak lazımdır.

Çünkü F-35 hafızasında S-400’ler yok, S-400’lerin hafızasında da F-35’ler yok, onun için Türkiye dünyada savunma ve saldırı bakımında üstün bir ülke konuma geçecektir. Diğer taraftan; müttefik olarak yaptıklarını görmeyeceği kadar kör ve zorba olduğunu bütün dünyaya haykırmaktadır. Türkiye yakaladığı bu güçlü dengeyi korumak zorundadır. Yani Rusya ile yapılan S-400 anlaşmalarının devam etmesi gerektiği inancındayım.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.