Okur Postası

Fındığın meşakkatli hikayesi

Gazetemiz okurlarından Recep Şahan, "Fındığın meşakkatli hikayesi" başlıklı yazısını bizlerle paylaştı.

Fındığın meşakkatli hikayesi
-

 Recep Şahan 

Fındık bizim ana geçim kaynağımız. Yöremizin kalkınmasında ana unsur fındıktır şüphesiz. Fındık olmazsa buralarda geçim de olmaz. Ancak fındık zor bir uğraştır. Hele bizim engebeli arazilerimizde fındık yetiştirip hasadını yapmak çok meşakkatli iş. Ama ne yapalım mecburuz. Madem köyde yaşıyoruz ve böyle bir geçim kaynağımız var onu da değerlendirmek durumundayız. Bizim yöreyi bilmeyen ve fındığın nasıl hasad yapıldığını bilmeyen fındığın kıymetini de bilemez. "1 Kilo fındık en az 15 TL olmalı" dediğimizde de “bir avuç fındık 15 TL olur muymuş“ diye feryat edenleri çok duymuşsunuzdur. Lakin işin mutfak boyutunu kimseler bilemez. Ne şartlarda, ne zahmetlerle, ne masraflarla fındık harmana geliyor bilemezler. İşte biz fındığın bu zahmetli serüvenini anlatmaya çalışacağız şimdi.

1- Kökleme/Fındık Dikimi: Fındığın serüveni, “kökleme“ dediğimiz fidanların usulüne uygun olarak dikimi ile başlar. Bu köklemeler bir kaç senede yetişirler ve ufak ufak fındık vermeye başlarlar. Bu arada bilmeyenler için zikredelim fındık ekilmez, dikilir. Ve fındık her sene dikilmez. Yani her fındık hasadı için fındık dikilmez. Fındık bir kere dikilir ve yıllarca fındık alınır. Ne zamanki yaşlanır, fındık verimi düşer o zaman kesilir ve aynı ocakta bulunan ışkınlar (fındık ocaklarındaki yeni yetişmiş ince dallara ışkın denilir) artık bu yaşlı dalların yerini almak üzere bırakılır. Hemen belirtelim, fındık dallarının-ağaçlarının bir arada bulunduğu 8-10-15 daldan meydana gelen fındık dalı topluluğuna “Fındık Ocağı“ yada “Fındık Üğümü“ denilir.

2- Bahçe Atlama: Normal yaşına gelince 2 senede bir “Bahçe Atlama“ dediğimiz ayıklama işlemi yapılır ve bu genelde güzün yapılır.

3- Kemreleme-Gübreleme: Fındık hasad mevsimi Ağustos ayıdır. Diğer 11 ayda ne yapılır fındık için? Kışın kışlık gübresi verilir, “kemre“ dediğimiz hayvan gübresi de ihmal edilmez. Araba yolu yoksa kemreler ahırlardan, mereklerden katır yolu olan yerlerde katırla, olmayan yerlerde de sırtta çuval veya sepetlerle fındık bahçelerine taşınır.

4- İlaçlama Dönemi: Mayıs-Haziran ayı geldiğinde ise mevsim ilaçlama mevsimidir. Eskiden körüklerle yapılan ilaçlama şimdilerde motorlarla yapılır. Tabi arazimizin engebeli olması sebebiyle bu motorlar da sırtta taşınır. Yani bilmem kaç kiloluk motor da o sarp arazilerde sırtta taşınarak ilaçlama yapılır.

5- Kırkma Zamanı: Artık yavaş yavaş fındık çotanakları ortaya çıkmaya başlamıştır. Bundan sonra havanın durumu çok önemlidir. Kurak giderse fındık yanabilir ve erken hasad gündeme gelebilir. Fındık hasadı öncesinde zaman “kırkma“ mevsimidir artık. Hasad öncesi son işlem budur. Kırkma, fındık bahçelerinin altındaki ot, diken vs.’leri orak, kerinti, tırpan veya motorla ayıklayıp temizleme işlemine denilir. Bu da bir hayli zor iştir. Bu işlem tamamlandığında artık fındık bahçeleri hasada hazırdır.

6- Hasad Zamanı: Yeterince olgunlaşma olduğunda hasada başlanır. Genelde Ağustos ayı başlarında fındığa başlanır. Bu arada köyde “hasad“ kavramı kullanılmaz. Bunun yerine “Fındık döşürmek, fındığa başlamak“ tabirleri kullanılır. Fındık hasad mevsimi olan Ağustos ayı hummalı bir gayretle geçirilir. Gece-gündüz çalışılır. Nerdeyse fındık bahçesinde yatılır. Bu arada, yöremizde ve köyümüzde “fındık tarlası“ yerine “fındık bahçesi“ tabiri kullanılır. Fındık bahçelerimizin çoğunda araba yolu hâlâ yoktur. Birçoğunda katır yolu dahi yoktur. Hal böyle olunca fındıklar dalından veya yerden toplanarak 40-50 kiloluk çuvallar halinde en yakın katır yolu veya varsa araba yoluna o engebeli arazilerden insan sırtında taşınarak çıkarılır. Sırtta 50 kiloluk fındık çuvalını çıkarmanın ne olduğunu taşıyanlar bilir. Ben de böyle çok çuval taşıdım vaktiyle. Yine bazı fındık bahçelerinde bu zorluklara karşı yöremize has teleferik sistemleri kurulmuştur. Bu teleferikler yardımıyla fındık çuvalları daha kolayca ve zahnmetsizce bahçelerden çıkarılır harmana getirilir. Katırların gidip gelebileceği yolların bulunduğu yerlerde de fındıklar yine insan gücü ile bahçenin başına çıkarılır ve yığılır. Sonra katırlarla eve taşınır. Bu arada, fındık bahçeleri fındık mevsiminde pek şen olur. Saat 07:00 oldu mu herkes bahçededir bizim memlekette. Saat 11’lerde yemek vaktidir. Bu saatlerde her bahçeden yakılan ateşlerin dumanları yükselir. Anlaşılır ki yemek saati gelmiştir. Yemeğin üstüne kestane ağacının altında kara demlikte çaylar demlenir ve keyifle çaylar içilir. Saat öğleden sonra 3’leri gösterdiğinde tekrar kara demlik ocağa konulur. Bu sefer de çayın yanında börek, çörek, peynir, zeytin türü şeyler olur. Çok zevkli olur. Bir nevi piknik yapmış gibi olur insan.

Fındığı anlatmaya devam ediyoruz

7- Fındık Harmanda: Memleketimizde düz alan bulmak zor olduğundan bahçeden toplanan fındıkların harman safahatı da pek çetin geçer. Fındıkları harmanlamak ve patozdan sonra kurutmak için geniş harmanı olanlar için işler daha kolaydır. Fındıklar bahçelerden binbir güçlükle toplanıp harmanda toplanır. Bundan sonra patoz beklenir. Patoz gelene kadar fındık bu haliyle kurumaya bırakılır ki böylece hem fındık randımanlı olur hem de patoz fındığı daha kısa sürede ve daha temiz çekmiş olur.

8- Fındık Patoza Veriliyor: Fındığın makinalarla ayıklanması için “Fındık Çekmek“ ifadesi kullanılır. Fındık eskiden çok daha zor şartlarda kavsulundan ayrılıyordu. Bundan 25-30 seneye kadar iki tür makina vardı. Birincisi çekme makinası ki iki kişinin yardımıyla tamamen elle kullanılır ve fındık bununla çekilirdi. Bu çekme makinasıyla sabahlara kadar fındık çekilirdi. Bu aletle çekilen fındık daha sonra yine elle kullanılan savurma makinasında savrulurdu. Tabi bu makina da fındığı tamamen temizleyemiyordu. İş en son aşamada el ile ayıklamaya kalıyordu. Yani makinaların ayıklayamadığı fındıklar imece usulü insan eli ile ayıklanıyordu. Daha sonra zaman değişti mazotlu fındık çekme motorları icad oldu. Bunların köye gelmesi devrim niteliğindeydi elbet. Köyde araba yolu henüz yoktu bunlar kullanılırken. Dolayısıyla bunlar ya katırla ya omuzda taşınırdı ki bu aletin sadece motoru 60 kilo idi. Bu motorun Espiye Kurugeriş’te ta Köprübaşı nahallesinden Harman mahallesine sırtta taşındığını bir düşünsenize. Yeni nesile hayal gibi gelir ama biz yaşadık o günleri. Daha sonra devir değişti bu motorlar da tarihe karıştı ve köye 1991 yılında araba yolunun gelmesiyle birlikte patoz devri de başlamış oldu. Halen fındıklarımızı bu patozlarla çekiyoruz. Bu patozlara önceleri sepetlerle fındık koyuluyorken sonraları hortumla fındığı içine çekenleri çıktı. Şimdi çok daha kolay çekiliyor fındıklar.

9- Fındık Kurutuluyor: Fındık patoza verilip kavsulundan ayıklanınca sıra gelir kurutmaya. Havalar güzel olursa bir kaç gün içinde kurutularak çuvallanır. Havalar yağışlı giderse işler çok daha zordur. Hele kapalı harmanı olmayanlar için daha da zordur. Hiç unutmuyorum 2007 yılında fındığı kurutma zamanında havalar bozuk gidince köyden bir üreticimiz fındıklarını kamyonuna yükleyip kurutmak için yaylaya götürmüş (Yaylalarda havalar daha güzel oluyor bazen) ve orada kurutarak geri getirmişti.

10- Fındık Pazarda: Kurutma işlemi tamamlanınca artık fındığı pazara indirme vaktidir. Ancak fiyatlar beklenenin altında ise biraz bekletilir. Üreticinin depolayacak güvenli yeri yoksa ya hemen satar ya da şehre inerek emanete verir. Ancak emanete vermek piyasayı olumsuz etkilediğinden son senelerde “Fındığı emanete vermeyin“ kampanyaları düzenleniyor.

Gurbetçilerimiz ise fındığını bir an evvel satarak gidiyor.

Zira okulların açılma vaktidir ve öğrencilerin de ihtiyaçları bir an evvel karşılanmalıdır. Bu yüzden gurbetçinin bekleyecek zamanı da yoktur. Borcu-harcı olanlar da fiyata bakmadan satmak zorundadır. Zira borç gırtlağa dayanmıştır. Yıl içinde “Fındık Sonu Veresiye“ diyerek yemiş, içmiş, giymiş borçlanmıştır. Artık borç ödeme zamanıdır. Geri kalanlar ise fındık para edecek diye genelde Mart ayını bekler. Fındığı depoya kaldırır. Ya da emanete verir.

İşte fındığın serüveni kısaca böyledir. Şimdi siz karar verin bakalım. Fındık toplamak kolay işmiymiş, fındık çok mu pahalıymış?
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.