Okur Postası

Fitnenin uyanık tutulması

Gazetemiz okurlarından Fatih Kahraman, "Fitnenin uyanık tutulması" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Fitnenin uyanık tutulması
-

Fatih Kahraman

Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.” (Bakara 191)

Fitne uykudadır. Uyandırana Allah lanet eder!” (Suyutî, Fethu’l-Kebir, II/280)

Kitap ve sünnet bağlamında FİTNE genel hatlarıyla yedi anlamda karşımıza çıkmaktadır. Fazla ayrıntıya girmeden yorumu da okuyucuya bırakarak bunları şöyle sıralamak mümkündür:

1- İmtihan etmek, sınamak ve belaya sokmak.

Muhakkak sizi, biraz korku, açlık, mallardan, canlardan, ürünlerden yana eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele!” (Bakara, 155)

2- Felaket, azap ve rezillik.

Eğer Allah işledikleri ameller, yüklendikleri günahlar, hak ettikleri cezalar yüzünden, insanları hemen hesaba çekip cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat onlara belirli bir vadeye, vakte kadar mühlet veriyor, zaman kazandırıyor. Nihayet ecelleri gelip, vakitleri dolunca, amellerine göre gerekeni yapar. Allah kullarının işledikleri amelleri her an biliyor, görüyor.” (Fatır, 45)

3- Dinsizlik ve küfrü yayarak herkesin başını derde sokmak, kutsal şeylere saygısızlık etmek, azmak ve azdırmak.

İnsanlar yalnız: “İman ettik” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? Andolsun biz onlardan öncekileri de imtihan ettik. Allah elbette doğruları da bilecek ve elbette yalancıları da bilecektir (ortaya çıkaracaktır). Yoksa kötülükleri işleyenler bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kadar kötü hüküm veriyorlar! Kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa (bilsin ki) Allah’ın belirlediği vakit muhakkak gelecektir. O, duyandır, bilendir. Kim cihad ederse ancak kendi için cihad etmiş olur. Çünkü Allah’ın âlemlerden hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.” (Ankebut, 2-6)

4- Şirke, küfre koşup dinden çıkmak ve her türlü günahı işlemek.

İnsanlardan öyleleri var ki, “Allah’a iman ettik!” derler; ama Allah yolunda bir sıkıntıya uğrarlarsa, insanlardan çektikleri eziyeti, Allah’tan gelen ceza gibi görürler. Rabbinden inananlara bir yardım gelince de, ‘Aslında biz, her zaman sizinle beraberiz’ derler. Allah bütün yaratılmışların kalplerindekini, en iyi bilen değil midir?” (Ankebut, 10)

Fitne kalmayıncaya ve din tamamıyla Allah’ın oluncaya kadar onlara karşı savaşın. Eğer vazgeçerlerse şüphesiz Allah ne yaptıklarını görmektedir.” (Enfal, 39)

5- Müminleri dinden çıkarmak için şiddet uygulamak, eza ve cefa ederek sürgün etmek.

Sana haram aydan, onda savaşmaktan soruyorlar. De ki: “Onda savaşmak büyük bir günahtır. İnsanları Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’a karşı nankörlük etmek, halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük bir günahtır. Bozgunculuk ise öldürmekten daha fenadır. Onlar eğer güç yetirebilirse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner ve sonra da kâfir olarak ölürse, işte onların yaptıkları işler dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada sürekli kalıcıdırlar. (Bakara, 217)

Dinsizliğin revaçta olduğu günümüzde gündemde tutulması gereken Allah, ölüm ve ahiret bilakis unutulunca ahlak bozuldu. Helal-harama uyulmaz oldu. İnsanda hayvani duygular depreşerek daha da öteye gidip vahşet derecesine ulaştı. Manevi değerler maddi ihtiraslara kurban edildi. İyilik emredilip kötülükten alıkonmadı. İsyan ve şirke bulaşmadan ötürü bela, musibet, devasız dertler, açlık, sefalet, israf ve bereketsizlik başını alıp gitti. Dünya malı, evlat ve kadınlar ciddi birer fitne (yani ümmetin kazanılması en zor imtihanı) haline geldi. Toplum dini olan İslamiyet iyice bireyselleşerek cemaat ve cemiyet olarak yaşanamaz oldu.

Yüce Allah’ın bütün inananları her türlü fitneden, fesattan, beladan,  afetten, iç-dış düşmanlardan ve hainlerden koruması temennisi ve niyazıyla.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.