Yaşam

Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?

Menzil şeyhlerinden günümüzde son halkasını temsil eden Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s.) Erol ya da Elhüseyni'nin kim olduğu merak ediliyor. Menzil Şeyhi Gavsı Sani Sultan Seyyid Abdulbaki El-Hüseyni 02.05.1949 yılında dünyaya gelen Seyyid Abdulbaki, ağabeyi Muhammed Raşit Elhüseyni’nin 1993 yılında Hak’ka yürümesinden sonra Menzil’de irşad görevini devralmıştır. Nakşibendi büyüklerinden Gavs-ıl azam Seyyid Abdülhekim Elhüseyni'nin doğlu olan Menzil şeyhi Abdulbaki Elhüseyni kimdir? Menzil’de bir Allah dostu Gavsı Sani Abdulbaki’nin (K.S) hayatı…

Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?
-

Menzil şeyhlerinden günümüzde son halkasını temsil eden Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s.) Erol ya da Elhüseyni'nin kim olduğu merak ediliyor. Seyyid Abdulbaki, ağabeyi Muhammed Raşit Elhüseyni’nin 1993 yılında Hak’ka yürümesinden sonra Menzil’de irşad görevini devralmıştır. Nakşibendi büyüklerinden Gavs-ıl azam Seyyid Abdülhekim Elhüseyni'nin doğlu olan Menzil şeyhi Abdulbaki Elhüseyni kimdir? Menzil’de bir Allah dostu Gavsı Sani Abdulbaki’nin (K.S) hayatı…

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s) gençlik resimleri

Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?

Bilvanis, Siyanüs, Taruni, Havil, Dilibey, Nurşin, Kasrik ve Gadir köylerinden soluklayarak Menzil'i irşat yurdu edinen Gavs Abdülhakim ve oğulları (Seyda Muhammed Raşit ve Gavsı Sani Abdulbaki Hz.leri) kıyamete dek sürecek irşad faaliyeti sergilemektedirler. Peygamber soyundan gelen bu aile, Şah-ı Nakşibendi (k.s.)'ın Kasr-ı Arifan'da başlattığı irşadın ikincisini her türlü çileye rağmen, devam ettirmektedirler. Bu yüzden Menzil'e Seyda Muhammed Raşit (k.s.) dönemine ikinci Buhara demiştir. Seyda Hazretleri (k.s.), Peygamber soyundan gelen Evlad-ı Resuldür. Dahası soy ağacı bakımdan Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) 30’ncu göbekten torunudurlar. Bu yüzden O; ehl-i beyt neslinden olmanın şuuruyla hayatını tanzim eden büyük bir zattı. Gerek Gavs Abdülhakim Elhüseyni (k.s) gerek Seyda Muhamed Raşit ve gerekse Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu yerlerde Allah'ın rızasını kazanmaktan başka gayeleri olmamıştır. Rıza-ı Bari hayatlarının parçası olmuş ve bu uğurda diyar diyar gezmişler ve bu uzun yürüyüşten sonra , Menzil en son durakları olmuş. Böylece göç ve hicret hayatını yaşayarak Resulüllah'a mutabaat yaptılar.

Gavs-ı Bilvanisi Seyyid Abdülhakim el Hüseyni

Bu yürüyüşü önce Gavs Hz.leriyle köy köy gezerek başlamış Seyda Hz.leri döneminde kalabalıklara dönüşmüş ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerin de ise zirveye ulaşmıştır. Bu irşad halkasının içinde Şeyh Abdurrahman-ı Tahi, Şeyh Fethullah, Şeyh Muhammed Diyauddin, Şeyh Ahmed-el Haznevi gibi sadatlar yer almıştır. Gavs Abdülhakim Elhüseyni Hz.leri, Seyda Muhammed Raşit Hz.leri ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.leri de bugün Nakşibendi saadetlerının yolunu takip ederek milyonlarca insanı Allah’ın yoluna davet etmeye devam etmektedir. 

Seyda Muhammed Raşid Hazretleri

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki’nin (k.s) şeyhi aynı zamanda abisi olan Seyda Muhammad Raşit (k.s) hayattayken arkasında iki büklüm bir vaziyette büyük bir adabla başta şeyhi olmak üzere tüm sofilere yıllarda hizmet etti. Seyyid Gavs-ı Sani Hz.leri tâ çocukluk yaşlarda hastalığa yakalanmış, zayıf ve bitap düşmüştür. Malum bizim gibi zayıf insanlar için hastalık günahlara kefaret olan ilaçtır ama, büyük zatlar için makam almalarına veya bir basamak ilerisine sıçramak için verilen ilaçtır. Verem hastalığına yakalanmış, ama hasta haliyle Siirt'te, oradan da Van'a okumaya gitmeyi ihmal etmedi. O zamanları medrese talebeliğinin yanısıra , tevbe de veriyordu. Bir yandan hastalık, bir yandan talebelik ve bir yandan da Gavs Hz.lerinin emri doğrultusunda irşada yardımcı olmasıyla alametlerini tâ o günlerde belli etmesi büyüklüğüne işarettir.

Gavsı Sani Hazretlerinin hastalanması

Gavs Hz.leri Van'a gönderdi. Van'da ne oldu? Kısa zamanda irşad halkası genişledi ve çoğaldı. Kötü hallerini bırakan halkaya dahil oluyordu. Tabii bu arada rahatsız olanlar muhalefet etmeye başladılar. İstemeyenler ve çekemeyenler oldu. Münkirler boş durmadılar, hemen şikayet ettiler. İki-üç gün tevkif edildikten sonra Seyyid Abdulbaki Hz.lerini genç yaşta 30 gün süreyle tutukladılar. Molla Ahmed bu durumu Gavs Hz.lerine açıklamaya çekinir, rahatsızlık duyacağını hesap ederek önce tereddüt etti ve nihayet Seyyid Sıtkı'ya söyler. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.leri hastaydı. Bir de hapishane hayatı eklenince, bütün bunları Gavs Hz.leri işitirse ne yapar düşüncesiyle Molla Ahmed'in anlattıklarını dayıları açıklar.Dayıları Seyyid Sıtkı diyor ki:

"Ben Gavs Hz.lerine söyleyince, Gavs Hz.leri öyle oldu ki, öyle ferahlandı ki, inanın çiçek gibi açıldı. Öyle tebessümle bana dedi ki: Ondan büyük nimet ne var? Allah'a şükredelim. İmam-ı Rabbani, Şah-ı Nakşibendi, Abdulkadir Geylani, Şah-ı Hazne hepsi içerde mapus kaldı. Onlara mutabaatı oldu. Bazıları hata yapıyor, suç işliyor, tevkif ediliyor ve ceza altına giriyor. Bu Allah'ın yolunda tevkif edilmiş ve nezaret altına alınmış ne kadar büyük nimettir. Ne kadar şükretsek azdır."

Büyük bir zat olacağı haber verildi

Evet, Gavs-ı Bilvanisi Hz. Seyyid Abdulbaki Hazretlerinin ileride büyük bir zat olacağının işaretleri veriyordu. O yörenin insanları kötü işleri bırakıp, yola gelmesinden rahatsızlık duyanlar Yüzbaşı'ya şikayet ediyorlar, o da huduttaki yüzbaşıya bildiriyor, derken yirmibeş muhtardan imza toplayarak gözaltına alıyorlar. 30 günden sonra serbest bırakıyorlar. Gerçi şikayet edenlerin ekserisi hakikati görünce pişmanlık duymuşlar ve yola girmişler. Baktılar ki ne kadar çile çekiyorsa bu zat, o kadar Allah (C.C.) daha fazla veriyor. Bu durumu idrak edenler hemen diz çöküp halkaya dahil oluyorlardı. 30 günden sonra Menzil'e geliyorlar, daha sonraları tekrar okumak için gidip geliyorlardı. Allah'ın dostları hepsi çekmiş, eziyet onlar için lezzet ve taddır.Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin terbiyesinde başta Gavs Hz.lerinin ve Molla Derviş gibi Hocaların katkısı büyüktür. Seyda Hz.leri nasıl ki Gavs Hz.lerinin emrinde nasıldı, Seyyid Abdülbaki belki iki-üç misli daha fazla Seyda (k.s.)'ın emrindeydi. Seyda Hz.leri ağabey-kardeş ilişkisinin ötesinde can yoldaş idiler. Seyyid Abdulbaki Hz.leri Gavs (k.s.)'ın döneminde bile Seyda Hz.lerinin karşısında sanki ölü ve cansız gibiydi, yani teslimiyet çoktu. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.lerinin bu halleri , onun ileride Seyda Hz.lerinden sonra büyük bir zat olacağını haber veriyordu. Adabı ve halleri "Seyda Hz.lerine layık olmaya çalışacağım" mesajını ortaya koyuyordu.

Nitekim de Seyda Hz.leri bu dünyadan göç ettikten sonra irşad daha da kat kat arttı. Seyyid Abdulbaki Hz.leri hastalık çektiği için genç yaşlarda çok zayıfmış, ince yapılıymış. Gavs Hz.lerini Ankara'ya yolladı, o hastalık geçti, dönüşte kilo almaya başladı. Böylece o zayıflık da üzerinden alınmış yerine heybet hakim olmuş. Hem de öyle bir heybet ki, sima olarak artık babası Gavs Hz.lerine benziyordu. Seyda Hz.lerinin sofilerinden Gavs'ı tanımayanlara, Seyyid Abdulbaki'yi görmeniz kâfi deniliyor. Gerçekten de, Gavs'ı görenler yüzcek benzediğini söylüyorlar. Hastalık, hapis, eziyetler derken sabır yürüyüşünü Seyda Hz.lerinin arkasında adapla yapıyordu. Seyda Hz.lerinin halifelik öncesi ve sonrası emrinden çıkmayan birisi varsa o da Seyyid Abdulbaki Hz.leri idi. Hayatında iki şey mukaddes biliyordu: birisi Gavs Hz.leri ve Seyda Hz.leri, diğeri ise Kur'an ve hadis.

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.

Gavs Hz.lerine aşktan bağlıydı

Öyle ki , Seyda Hz.leri şu işi yap, hemen yapıyordu. Ağabey-kardeş ilişkisi teslimiyet çerçevesinde geçti. Zaten Mürşid-i Kâmil'in alameti âdâbıdır. Gavs Hz.leri vefat edince bütün işleri Seyda Hz.leri yapıyordu. O yıllar en büyük yardımcısı Seyyid Abdulbaki (k.s.)idi. Hayatını âdâb ve teslimiyet üzerine tanzim etmişti. Gavs Hz.lerine de öyle candan ve aşktan bağlıydı ki, 

onun dar-ı bekâya irtihali Seyyid Abdulbaki (k.s.)'ın iç dünyasında fırtına estirmiş, adeta şok hali yaşamasına sebep oldu. Öyle bir şok ki beraber yaşadıkları Seyda Hz.lerini bile bir an unuttururcasına, 21 gün biat etmemiş Gavs Hz.lerinin merkadına günlerce yüz sürmüş ve onu kaybetmenin hüznünü yaşıyordu. Tabii bu şoktan çıkmama hali Seyda Hz.lerine beyatını 

geciktirmesine sebep olmuş. Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu haline itiraz edenler olmuş ama , o bütün bunlara aldırış etmeden Gavs (k.s.)'ın merkadına yapışmıştı. Yine birgün Seyyid Abdulbaki Gavs'ın merkadında, Seyda Hz.leri de merkadda o arada Kur'an okuyor. İşte o sıra ne olduysa orda oluyor, Seyda Hz.leri:

"Abdulbaki otur." diyor ve beyatı o anda gerçekleşiyor. Hatta, maneviyatta Gavs'ın (k.s.) Seyda Hz.lerine üç sefer:

"- Raşid, S. Abdulbaki'ye dikkat et. Onu sana teslim ettim" dediği rivayet ediliyor. Böylece, Seyda Hz.leri bu ikaz karşısında Seyyid Abdulbaki (k.s.)'ına "otur" diyerek emaneti veriyor. Kelimenin tam anlamıyla bu emanet Seyyid Abdulbaki'ye (k.s.) verilen en büyük hediyeydi. Artık o şok hali üzerinden kalkıyor, yeni bir hayata başlamanın sevinci üzerini kaplıyordu. Gavs (k.s.) zamanındaki beraberlik eskisinden daha da çok koyulaşarak Mürşid-Halife ilişkisine dönüşüyor. Seyda Hz.leri halifeliği Molla Abdulbaki ile beraber ikisinin icazetini bir perşembe akşamı veriyor. Seyda Hz.lerinin sofileri Menzil'e ziyarete gittiğinde hep onu Seyda Hz.lerinin arkasında iki büklüm gördü ve hafızalarımızda hep o hali kaldı. Ayrıca Seyyid Abdulbaki sırt ağrılarından dolayı Seyda Hz.lerinin emriyle ameliyat da olurlar.Seyda Hz.leri de dar-ı bekâya irtihal edince bütün yük Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin omuzlarına binmiştir. Nasıl ki, Gavs-ı Kasrevi zamanında en büyük destekçi Seyda Hz.leri idi, Seydamızın döneminde de en büyük yardımcı Seyyid Abdulbaki Hz.leri idi. Şimdi Menzil'in işleri daha da yoğunlaşmıştır. Bir yandan camii inşaatı, diğer yandan merkad inşaatı ve diğerleri bunun en büyük göstergesidir. Menzil artık gelen misafirleri maddeten kaldıramadığı için, Seyyid Abdulbaki Hz.leri büyük çapta inşaat ve imar faaliyetlerini başlatarak, Gavs-ı Kasrevi (k.s.) ve Seyda (k.s.)'ın bıraktığı temelleri daha da genişletmişlerdir.

Gavsı Sani Hazretlerinin Seyyidlik silsilesi:

Hz. MUHAMMED MUSTAFA (SAV)

SEYYİD İMAM HÜSEYİN (RA)

SEYYİD İMAM ALİ ZEYNELABİDİN (KS)

SEYYİD ŞERAFEDDİN (KS)

S. MUHAMMED EL-MAĞFUR EBU FİRAS (KS)

SEYYİD MACEDDİN (KS)

SEYYİD EBU FİRAS (KS)

SEYYİD TACEDDİN (KS)

SEYYİD MUHAMMED (KS)

SEYYİD FELLAH (KS)

SEYYİD EBU FİRAS (KS)

SEYYİD KEMALEDDİN (KS)

SEYYİD KASIM (KS)

SEYYİD CAFER (KS)

SEYYİD İDRİS (KS)

SEYYİD KASIM (KS)

SEYYİD TACEDDİN (KS)

SEYYİD ALİ (KS)

SEYYİD MAHMUD (KS)

SEYYİD HASAN (KS)

SEYYİD HALİL (KS)

SEYYİD ALİ (KS)

SEYYİD SAİD EBUL-HAYR (KS)

SEYYİD HACE EBU TAHİR (KS)

ŞEYH SEYYİD KAL (KS) 

SEYYİD TAHİR (KS)

SEYYİD MARUF (KS)

SEYYİD MUHAMMED (KS)

SEYYİD ABDULHAKİM (KS) 

GAVS-I SANİ SEYYİD ABDULBAKİ (KS)

Gavsı Sani hazretlerinin Nakşibendi Tarikatı Silsilesi (saadat-ı Kiram)

Hz. Muhammed Mustafa (sav)

Hz. Ebubekr Sıddık (ra)

Selman-ı Farisi Hz. (ra)

Ebu Muhammed Kasım Hz. (rah)

Şeyh İmam Cafer-i Sadık Hz. (rah)

Şeyh Bayezid-i Bistami Hz. (ks)

Şeyh Ebu Hasen Harakani Hz. (ks)

Şeyh Ebu Ali Farmedi Hz. (ks)

Şeyh Hace Yusuf Hemedani Hz. (ks)i

Şeyh Abdülhalık Gücdevani Hz. (ks)

Şeyh Hace Arif-i Rivegeri Hz. (ks)

Şeyh Hace Mahmud İnciri Fağnevi Hz. (ks)

Şeyh Hace Ali Ramiteni Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Baba Semmasi Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Emir Külal Hz. (ks)

Şeyh Şah-ı Nakşibend Hz. (ks)

Şeyh Alaeddin Attar Hz. (ks)

Şeyh Yakub-i Çerhi Hz. (ks)

Şeyh Ubeydullah Ahrar Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Muhammed Zahid Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Derviş Muhammed Hz. (ks)

Şeyh Hace Muhammed Emkeneki Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Baki Billah Hz. (ks)

Şeyh İmam-ı Rabbani El-Müceddi Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Ma’sum Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Muhammed Seyfeddin Faruki Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Nur Muhammed Bedauni Hz. (ks)

Şeyh Mirza Mazhar Can-ı Canan Hz. (ks)

Şeyh Abdullah-ı Dıhlevi Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Halid-i Bağdadi Hz. (ks)

Seyyid Abdullah Hakkari Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Taha Hakkari Hz. (ks)

Gavs-ı Hizani Şeyh Seyyid Sıbgatullah Arvasi Hz. (ks)

Şeyh Abdurrahman Tahi Hz. (ks)

Şeyh Fethullah Verkanisi Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Diyaeddin Nurşini Hz. (ks)

Şeyh Ahmed Haznevi Hz. (ks)

Gavs-ı Kasrevi Şeyh Seyyid Abdulhakim Bilvanisi Hz. (ks)

Şeyh Sultan Seyyid Muhammed Raşid Hz. (ks)

Gavs-ı Sani Şeyh Seyyid Abdulbaki Hz. (ks)

Gönül sultanı Gavs-ı Sani Şeyh Seyyid Abdulbaki Hazretlerinin yedi halifesi bulunmaktadır. İkisi dünyasını değiştirdi ve beş halifesi hayattadır, lakin irşad hizmeti yerine mürşidlerine hizmette devam etmektedirler. Halifelerinden ikisi beş erkek evladından olan sırasıyla Seyyid Muhammed Saki Hazretleri ve Seyyid Muhammed Fettah Hazretleridir. 

Seyyid Abdulbaki Erol'un halifeleri

1- Seyda Molla Hıdır (ks) Hz. (Vefat etti) / Mardin

2- Seyda Molla İbrahim (ks) Hz. (Vefat etti)

3- Seyda Molla Seyyid Mustafa (ks) Hz. / Mersin

4- Seyda Molla Abdurrahman (ks) Hz.

5- Seyda Molla Nezir (ks) Hz. / Hakkari

6- Seyda Molla Seyyid Muhammed Saki (ks) Hz. / Menzil

7- Seyda Molla Seyyid Muhammed Fettah (ks) Hz. / Menzil

8- Seyda Molla Şeyhmus Ertekin (ks) Hz. / Şanlıurfa

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.