Yaşam

Geç kaldım korkusu

Modern hayatın dayatması olarak beslediğimiz korkulardan birisi de "geç kaldım korkusu." Koşuşturmaya o kadar alışırız ki her yere, her şeye geç kaldık zannederiz.

Geç kaldım korkusu
-

Modern şehir hayatında insanlar evde, işte, okulda, trafikte, sürekli strese maruz kalıyor. Toplumca geç kaldım korkusu yaşıyoruz. İnsanca nefes alabileceğimiz, huzur duyabileceğimiz ortamdan mahrumuz. Kendimize ait vaktimiz yok. Tüm hayatımız programlanmış. Sürekli “yetiştirme” ve “yetişme” derdindeyiz. İşte bunun adı geç kaldım korkusu. Uykuya geç kalanlar, işe geç kalanlar, yemeğe geç kalanlar, arkadaşıyla buluşmaya geç kalanlar. Herkes bir şeylere geç kalıyor. Tabii, kendi psikolojileri büyük bir hasar görüyor bundan. Öyle ki korkulu ve kaygılı durumlarda salgılanan stres hormonları, günümüz modern şehir yaşantısında artık her zaman salgılanır hale gelmiş durumda. Stres hormonları yirmi dört saat neredeyse, çalışıyor. Sonuçta kalp atışları artıyor, gözbebekleri irileşiyor, tüyler diken diken oluyor, ense ve omuz bölgesi sertleşiyor, karın kasları geriliyor, baş ağrıları ve kaygıları artıyor. Bütün bunlar ne anlama geliyor diyorsanız, bunun tek bir cevabı var: “Modern şehir insanı tüketiyor!

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.