4. TYT SINAVINA
KALAN SÜRE

00:00:00:00

Yaşam

Gençliğinde dava adamı olmak için yola çıkmak

GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, İslam’da dava adamı olmanın özelliklerinden bahsettiği yazısında "İslam’da dava adamı olmak demek, öncelikle Allah(cc)’a verdiği sözleri yerine getirme azminde olmak demektir." derken, "İşte bu nedenle muhakkak sana bir dakika bile boş oturma fırsatı vermeyecek, ümmetin dertleriyle dertlendirecek görevlerin olsun." diye belirtti.

Gençliğinde dava adamı olmak için yola çıkmak
-

İslam’da dava adamı olmak demek, öncelikle Allah(cc)’a verdiği sözleri yerine getirme azminde olmak demektir. Nefisle mücadelede beş vakit namazını kılmak demektir. Nefse ve şeytana bırakılmış bir dakikası bile bulunmamaktadır.

Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi? Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul, yalnız Rabbine yönel. (İnşirah 4-8)”

Her boş vakit, nefsini işgal etmesi için şeytana sunulmuş iyi bir fırsat demektir. İşte bu nedenle muhakkak sana bir dakika bile boş oturma fırsatı vermeyecek, ümmetin dertleriyle dertlendirecek görevlerin olsun.

Ümmetin önderlerinden Hasan el-Benna’nın dediği gibi, “Öyle yoğun olmalısın ki işlerin ve görevlerin vaktinden çok olmalı.” Unutma! Hakk’ın hâkimiyeti yolunda üzerine aldığın her görev, nefsin hezimeti yolunda atılmış büyük bir adım demektir. Tembellik ve atalet, insana musallat olan en büyük gafletlerdendir.

Ümmetin önderlerinden Necmeddin Erbakan’ın dediği gibi, “Hakk’ın tesisi için çalışmamakla, batılın hâkimiyeti için çalışmak arasında hiçbir fark yoktur.

Dava adamı olarak, her daim, heyecanları taze tutacaksın, Çiviyi zamanında çakacaksın, Mektubu adresine ulaştıracaksın.

Bir insan, ağzından çıkan sözün canlı bir emsali, konuştuğunun bir uygulayıcısı olmadıkça, söylediğinin hakiki bir temsilcisi olamaz. İçi ile dışı bir olduğu takdirde, halkın inanma ve güvenini kazanabilir.

Dava adamı olmak demek ümmeti olduğunu ifade ettiği Peygamber (sav)’ gibi Müslime de, gayri müslime de El emin olduğunu göstermelidir.

Dava adamı olmak demek kaalle değil hal ile örnek olmak demektir. “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” çizgisinde olmak demektir. Bundan ötürüdür ki, dava adamı kaalden ziyade hâle önem veren ve ilahi teklifleri yaşama konusunda takvayı tercih eden bir şahsiyetin sahibi olmalıdır.

Dava adamı olmak demek, öncelikle işinde ve aşında, nefsini, helal ve tayyib çizgisine teslim etmek demektir. “Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: Ya Resulallah, dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin! Cevabında buyurdu ki: Duanızın kabul olması için helal lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?) [Şir’a]

Dava adamı olmak demek özü ve sözü bir olmak demektir. Sözün tesirli olması söyleyenin takvasından ötürüdür. Bu nedenle dava adamı, kendi davasının yaşayan, canlı bir örneği olmalıdır.

Dava adamı olmak demek “Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. (Fetih, 29)” mucibince kâfirlere karşı çetin, müminlere karşı merhametli olmak demektir.

Dava adamı olmak demek, “Kurtulmak için kurtarmak zorunda olduğunu kabul etmek” demektir.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.