Okur Postası

‘Görev istenmez verilir’

Gazetemiz okurlarından Alaattin Köksal, "Görev istenmez verilir" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

‘Görev istenmez verilir’

Alaattin Köksal

AK Parti milletin gören gözü, yürüyen ayağı, tutan eli, işiten kalbi olarak siyaset meydanına çıkarak milletin sevgisini ve güvenini kazanarak tek başına iktidar olmuştur. Ülkemizi süratli ve yaygın bir kalkınma anlayışıyla 17 senede birçok maddi ve manevi hizmetler yapmak suretiyle uluslararası arenada itibarımızı ve milletin moralini yükseltmeye çalışırken,  görevleri ehline vermeye gayret etmiştir.

Düne kadar genel merkezden taşra teşkilatlarına kadar, kısa ve uzun mesafeleri gören bir AK Parti varken, son zamanlarda, genel merkez ve taşra teşkilatlarında, yerel ve genel yönetimlerde seçimle iş başına gelen bazı AK partilileri, dalkavuklar ve dünyevilikler kuşatma altına almıştır. Üzülerek ifade edelim ki bu acı kuşatmayı göremeyecek kadar tavukkarası olmuşlardır.  

Sayın cumhurbaşkanımız parti teşkilatlarında önünü göremeyen, ferasetlerine engel olan dünyevilik kataraktları, mecaz bir deyimle “Metal yorgunluk” olarak ifade etmiştir. Parti teşkilatlarında nükseden bu yorgunluk, dolayısıyla halkı da olumsuz yönde etkilediğini gören Sayın Cumhurbaşkanımız, yeniden bir diriliş için mahalli seçimlerde 94 ruhuyla hazırlanmaya dikkat çekerek, önümüzdeki mahalli seçimlerde aday olacak kişilerde aranması gereken çok önemli özelikleri ortaya koyarak, partinin genel merkez ve taşra teşkilatlarının tüm mensuplarını uyarmıştır.

31- Mart-2019 tarihinde yapılacak mahalli seçimlerde AK partililer başarılı olmak istiyorlarsa ki istiyorlar; ilk iş,  genel merkez yetkilileri, taşra teşkilatları, delegeler ve yan kuruluşlar, sayın genel başkan Erdoğan’ın aday adayları için sıraladığı özelliklere azami dikkat etmelidirler. Tüm teşkilatlar “Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur” anlayışıyla hareket etmemelidirler. “Görev istenmez verilirhadisi şerifini doğru anlamalıyız. Hz. Peygamberimizden (S.A.V.) yöneticilik isteyen Abdurrahman bin Samuray’a, “Sen yöneticilik isteme, böyle bir görevi alırsan onunla baş başa kalırsın. Ama sen istemez de sana verilirse, Allah’ın desteğini bulursun.” Bu hadisi şerif, yöneticiliğe ehil olmayan insanlara nazikçe verilen bir cevaptır. Yusuf suresinin 55. Ayetinde şöyle haber verilmektedir. Hz. Yusuf kraldan şöyle bir talepte bulundu; “Beni ülkenin hazinelerinin başına koy, çünkü ben emanetleri çok iyi korurum ve çok iyi idare ederim.” Bu ayet ve hadisten çok dersler çıkarmalıyız. Birincisi, yönetici pozisyonunda olanlar, yönetime getireceği insanları çok iyi tanımalı ve ona göre tercihini yapmalıdırlar.  Partinin selameti için genel merkez ve taşra teşkilatları, aday adayı müracaatları dışında ehliyetli liyakatli insanları bulup aday adayı göstermekte parti yetkileri için çok önemli bir sorumluluktur.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.