İSLAM

Güç yetirilemeyecek bir şey adamak geçerli olur mu?

Birçok kişi kimi zaman sağlık için kimi zaman ise bir işi olumlu yönde ilerlesin diye adakta bulunur. Kulların, Allah'a verdiği sözü yerine getirmesi gerekir. Bu nedenle adak adamadan önce bu hususun bilinmesi gerekir. Peki, güç yetirilemeyecek bir şey adamak geçerli olur mu?

Güç yetirilemeyecek bir şey adamak geçerli olur mu?
-

Birçok kişi kimi zaman sağlık için kimi zaman ise bir işi olumlu yönde ilerlesin diye adakta bulunur. Kulların, Allah'a verdiği sözü yerine getirmesi gerekir. Bu nedenle adak adamadan önce bu hususun bilinmesi gerekir. Peki, güç yetirilemeyecek bir şey adamak geçerli olur mu?

İnsanlar kimi zaman içine düştükleri darlıktan kurtulmak için kimi zaman da mutlu bir olaya şükretmek için adakta bulunurlar. Peki, adakta bulunurken kişiler kendi imkanlarını göz önünde bulundurmalı mıdır?

Adak nedir?

Adak, Arapça’da mezir (nezr) olarak adlandırılır. Fıkıh dilinde ise adak "bir kimsenin dinen yükümlü olmadığı halde ibadet cinsinden bir şeyi kendisi için vacip kılması" anlamındadır. Kısacası adak, “kişinin sorumlu olmadığı halde farz veya vacip cinsinden bir ibadeti yapacağına dair Allah Teâla’ya söz vererek o ibadeti kendisine borç kılması”dır (Mevsılî, el-İhtiyâr, III, 445).

Güç yetirilemeyecek bir şey adamak geçerli olur mu?

Adağın geçerli olması için adanan şeyin yerine getirilmesi fiilen ve dinen mümkün ve meşru olmalıdır (Kâsânî, Bedâi‘, V, 82-92; el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 229). Bu itibarla bir kişinin, başkasına ait olan bir malı veya hiçbir zaman güç yetirilemeyecek bir şeyi adaması geçersizdir. Sahip olduğundan fazlasını adaması hâlinde ise sadece sahip olduğu kadarı hakkında geçerli olur. Adakta bulunan kişinin, adağını kendi malıyla yerine getirmesi gerekir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, V, 519, 525-526). Kendi malı yok ise tövbe etmeli, mal edindiğinde de adağını yerine getirmelidir.

Bedenî ibadetler konusunda ise; oruç tutmayı adayıp da hastalık veya yaşlılık gibi mazeretleri sebebiyle adaklarını yerine getiremeyecek olan kişilerin, her bir oruç için bir fidye vermeleri gerekir. Aynı şekilde ömür boyu oruç tutmayı adayan kişi, sağlığı el verdiği ölçüde adağını yerine getirmeli, bunun mümkün olmaması hâlinde ise her gün için bir fidye vermelidir (Kâsânî, Bedâi‘, V, 91; Mevsilî, el-İhtiyâr, III, 446-447; el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 231). Eğer namaz adanmışsa; îmâ ile de olsa adanan namaz kılınmalıdır. Buna da güç yetirilememesi hâlinde tövbe edilmelidir. Böyle bir kişi, daha sonra bu ibadetleri yapmaya gücü yeterse, adağını yerine getirmelidir.

 

 

 

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.